WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 15 Haziran 2026

YARGITAY 6. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

6. Hukuk Dairesi         2023/2653 E.  ,  2023/2952 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi(İlk Derece)
SAYISI : 2023/1 E., 2023/1 K.
HÜKÜM/KARAR : Reddine

Taraflar arasındaki tahkim davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; hakem Kararının kabule ilişkin oy çokluğu kararının hukuka ve kamu düzenine aykırı olduğunu, ilk olarak yüklenicinin fiyat ve kur hareketleri nedeniyle zarara uğradığını belirterek 02/08/2011 tarihinde tahkime müracaat ettiğini, gider avansı yatırılmayınca hakem heyeti tahkim yargılamasının sona erdiğini, 2013 yılında ikinci tahkim sürecinin başlatıldığını, toplam değeri 12.243.838,61 USD olan tahkim yargılamasında 897.228,55 USD üzerinden talebin kısmen kabul edildiğini, Yargıtay denetiminden geçerek 30/06/2014 tarihinde kararın kesinleştiğini, dava konusu talebin ise aynı sözleşme kapsamında nakde çevrilen teminat mektubundan kaynaklı olduğunu, Hakem Kurulunun sınırı ve yetkisini aşarak iddia ve taleplerin ötesinde karar verdiğini, talebin aşıldığını, taleple bağlılığın kamu düzenine ilişkin olduğunu, Anayasa ve Yüksek Mahkeme Kararlarının bu yönde olduğunu, teminat mektubu kapsamında inceleme yapılması gerektiğini, hakem heyeti teminat mektubunun paraya çevrilmesinin usul ve yasaya uygun bulmuş iken talebin kısmen kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, eşitlik ve kamu yararı ilkelerinin de ihlal edildiğini, elektrik tüketim bedeli borcunun 349.239,73 USD olmasına rağmen 557.175,53 TL olarak hesaba katılmasının hatalı olduğunu, eşit davranma, taraflarca getirilme, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini, Başbakanlık Teftiş Kurulu raporunda müvekkil bankanın yüklenici iş ortaklığından alacağı olduğunun tespit edildiğini, raporun gizli belge niteliğine haiz olduğunu, müvekkil bankanın özel hukuk kişileriyle bir takım hukuki ilişkiler içerisine girmesinin Hakem Kurulunca yanlış yorumlandığını, Hakem Kurulu'nun 12.116,38 USD'nin teminat mektubu kapsamında olmadığına karar verdiğini, müvekkil bankanın alacağının bu kalem yönünden hangi gerekçeyle kabul edilmediğinin açıklanamadığını, kamu menfaatinin gözetilmediğini, Hakem Heyetinin belgeler dışında inceleme ve araştırma yapmadan, örnek dosyayı temin etmeden, o dosyadaki gerekçeli kararı incelemeden, dosya hesabını değerlendirmeden karar verdiğini, nihai Hakem Kararının TBK'nın emredici kurallarına aykırı olduğunu, yüklenici ortaklığın bir kısım borçlar yönünden ikrarının değerlendirilmediğini, kararın kamu hukukuna, doktrindeki bilimsel görüşlere ve Yargıtay uygulamalarına aykırı olduğunu, hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğini, ortaklık lehine hükmedilen faiz, sözleşme, şartname, kanun ve Yargıtay uygulamalarına aykırı olduğunu, şekli anlamda müvekkil bankanın teminat mektubunu paraya çevirmesinde Hakem Heyetince hukuka aykırılık tespit edilmediğini, çoğunluk tarafından alınan Hakem Heyeti kararının iptalini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; tahkim karanını iptal nedenlerinin 4686 Sayılı Kanun'un 15.maddesi kapsamında usule yönelik sebeplerle sınırlı olduğunu, maddi hukuka ilişkin iptal kararı verilemeyeceğini, davacının hakem kararının sadece kendi aleyhine olan kısmının iptalini talep etmesinin kanuna aykırı olduğunu, talebin aşılmasının söz konusu olmadığını, tahkim yargılamasının 4686 Sayılı Kanuna uygun yürütüldüğünü, elektrik tüketim bedeline ilişkin olarak nihai Hakem Kararının 107.sayfasında ayrıntılı değerlendirme yapıldığını, eşitlik ilkesine aykırı şekilde adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasının dayanağının bulunmadığını, davacı bankanın müvekkile fazla ödeme yaptığı iddiasının hukuki temelinin bulunmadığını, davacının değerlendirilmediğini iddia ettiği belge ve kararların dosyaya sunulduğunu, İller Bankası'nın alacağının bulunmadığı hususunun sabit olduğunu, kararın metninde, talebin kabul edilen bölümüne ilişkin temerrüt tarihinin açıkça gösterildiğini, sözleşmeye aykırılık bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesi ilk derece mahkemesi sıfatıyla baktığı yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda davacı vekili tarafından, hakem heyetinin yetkisini aştığı iddia edilmiş ise de hakem heyetinin talep konusu nakde çevrilen teminat mektubu bedeli kapsamında değerlendirme yaptığı anlaşılmış olup yetki aşımı tespit edilemediği, hakem kararlarının iptâli sebepleri sınırlı olarak sayıldığından, hakem veya hakem kurulunun hukuku doğru uygulayıp uygulamadığı meselesinin bir iptâl sebebi olarak düzenlenmediği somut olayda bu kapsamda ileri sürülen iddialar kanunda iptal sebebi olarak sayılmadığından yerinde görülmediği ve tarafların eşitliği ilkesine aykırı bir uygulama tespit edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; hakemlerin davacının talebini aşarak karar verdiğini, iptali talep edilen Hakem Kurulu kararında tahkim davasının davacısının talebinin; teminat mektubunun haksız olarak nakde çevrilip çevrilmediği, eğer teminat mektubu haksız olarak nakde çevrildi ise bundan kaynaklı davacı zararının karşılanması olduğunu, ancak hakem kurulunun teminat mektubunun nakde çevrilmesini hukuka ve taraflar arasındaki sözleşmeye uygun bulmasına karşın tahkim davası davacısının talebinin ötesinde, onun lehine bir sonuca ulaştığını,davacı İş Ortaklığının kusuru ispat edilmişken ve en önemlisi kendisinin talebi açıkça teminat mektubunun haksız nakde çevrilmesinden kayaklı zararının tanzim edilmesi iken hem kendisinin kusurlu olduğuna karar verilmesi hem teminat mektubunun haklı olarak nakde çevrildiğinin tespiti hem de Müvekkili Banka’nın 679.830,34 ABD Dolarını en yüksek temerrüt faizi ile ödemek zorunda bırakılmasının kanunlara aykırı olduğunu, verilen kararın ayrıca kamu düzenine de aykırı olduğunu, İş Ortaklığı’nın kendi sorumluluğunda ve işletme döneminde tahakkuk eden elektrik bedellerini ödemediği, ödenmeyen bedellerin tesisin kapanmaması için Bolu Belediyesi tarafından ödendiği, bunun neticesinde Belediye’nin Müvekkil Banka’dan İş Ortaklığı hakedişlerinden kesilmek suretiyle ilgili bedellerin kendilerine ödenmesini talep ettiği, bunun üzerine sözleşme konusu işin para biriminin dolar olmasından kaynaklı her bir borcun doğumu anında dolara çevrilerek Müvekkil Banka tarafından İş Ortaklığı’na bildirildiği ve kendisinin temerrüde düştüğü, hesaplarda ve ödemelerde para cinsi ABD doları kabul edildiğinden, Müvekkili Bankanın elektrik tüketim bedeline ilişkin hesabını ABD doları cinsinden tutmuş ve belgelendirmiş olduğunu, teminat mektubun nakde çevrilmesi sürecinde kura ilişkin sonradan ortaya atılan, iddianın genişletilmesi mahiyetinde olan ve yargılama süresince hiçbir suretle muvafakat etmediklerini, tüm bu hukuken dinlenemez iddiaların esasen İş Ortaklığı lehine sonuçlar doğurduğunu ve hakemlerin eşit davranma yükümlülüğü, taraflarca getirilme ilkesi,tarafların âdil yargılanma hakkının ve neticeten kamu düzeninin aleni ihlali olduğunu,Başbakanlık Teftiş Kurulu’nun raporu gereği imalat aşamasındaki değişiklik nedeniyle İş Ortaklığı’na fazla ödenen bedelin iadesi olarak 69.703,06 ABD Doları hakkında yapılan değerlendirmenin de yanlış olduğunu, Başbakanlık Teftiş Kurulu Raporu ile sabit olduğu üzere, kamu yararı ve maliyesini gözeterek hareket etmek zorunda olan Müvekkil Banka iş ve eylemlerinde saydamlık, rekabet, eşit işlem, güvenilirlik, gizlilik, kamuoyu denetimi, ihtiyaçların uygun şartlarla ve zamanında karşılanması gibi temel ilke ve esaslara tabi olduğunu, bu nedenle, Müvekkili Banka’nın tabii olduğu esasları ve pek tabi kamunun menfaatini yok sayması beklenemeyeceğini, Kesin hesaptan kaynaklanan 12.116,38 ABD Doları hakkında yapılan değerlendirme için yapılan itirazlarında, iş Ortaklığı açısından kesin hakedişe ilişkin kabul edilebilecek yegane gerçek yükümlülüğünü yerine getirmeyerek süreci sürüncemede bırakmaya çalışması iken Müvekkili Banka tarafından kabul edilebilecek yegane gerçek kamu menfaatini gözeterek azami çaba gösterdiği, ancak Hakem Kurulunun kesin hesaba kötü niyetli olarak iştirak etmeyen İş Ortaklığı’nı adeta mükafatlandırarak zenginleşmesine sebep olduğunu, İş Ortaklığı Lehine Hükmolunan Faiz Sözleşme, Şartname, Kanun ve Yargıtay Uygulamalarına Aykırı olduğunu, Hakem Kurulu’nun yalnızca ABD Dolar kuru üzerinde afaki bir değerlendirme ile hüküm kurduğunu, yine işleyecek faizin türünün belirlenmemesi de infazda tereddüde yol açacağını, hüküm altına alınacak faizin tarafların imzaladığı sözleşmeye aykırı olduğunu, sözleşmede faiz ödemesi yapılacağının kararlaştırılmadığını, 4735 sayılı kanun ve Yapım işleri genel şartnamesinin 45. maddesinde de işleyecek faizin yükleniciye ödenmesine ilişkin düzenleme olmadığını,İş Ortaklığı’nın kendi kabulünde olan borçlarının dahi incelenmediği, Hakem Kurulu’nun dosya üzerinden yaptığı incelemede hangi delile dayandığının anlaşılamadığı, dolayısıyla tartışılmayan deliller ile eksik ve hatalı kanaate varıldığı tartışmasız olup tarafların eşitliği ilkesini ihlal eden kararın bu yönüyle de iptalinin gerektiği,tarafların ticari defter ve muhasebe kayıtlarının incelenmesi ile sonuca varılması gerekirken Hakem Kurulunun taraflarca talep edilmesine karşın bilirkişi deliline başvurmadığı, kendi uzmanlık alanının ötesinde bir alanda hüküm kurduğu, muhasebe yahut inşaat konusunda uzmanlığı bulunmayan Hakem Kurulu’nun yetkisini bu yönüyle de aştığı belirtilerek bölge adliye mahkemesi kararının temyizen incelenerek bozulmasını talep etmişlerdir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hakem heyeti kararının iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri, 439. maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.1.HMK’nın 439. maddesinde yer alan iptal sebepleriyle sınırlı yapılan incelemede; davacının, fazla ödemeye ilişkin Başbakanlık Teftiş Kurulu’nun Raporu’nun müvekkili yönünden bağlayıcı olduğu, faiz ve kur yönünden müvekkilinin zarara uğratıldığı ve elektrik bedellerinin taraflarınca ödenmesi ilişkin yönündeki temyiz itirazlarının esasa ilişkin olduğu,yargılamada bilirkişi raporu alınmadığına yönelik itirazları bakımından; bilirkişi incelemesi yapıp yapmamak ve bu konuda uygulanacak hukuku belirlemek hakem heyetinin yetkisinde olup, buna uyulmaması kararın esasına etkili usul hatası olarak kabul edilemeyeceği, eşitlik ilkesine aykırı hareket edildiği yönünde somut delil ileri sürülmediği, yetki aşımı olmadığı da dikkate alındığında temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan nedenlerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,26.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.