6. Hukuk Dairesi 2023/2651 E. , 2024/628 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına ve yeniden yargılama yapılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince kaldırma kararı doğrultusunda yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın bu kez taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 05.02.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde davacı vekili Avukat .... ile davalı vekili Avukat ...'nın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler ile Dairemizce yazılan müzekkereye istinaden getirtilen belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı taşeron vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ile akdettiği 19.07.2013 tarihli sözleşmeyle davalının taahhüdündeki “... ... A.Ş. Genel Müdürlük Ek Hizmet Binası İşi” kapsamında, asansör imali, montaj ve işletmeye alınması işini üstlendiğini, sözleşmede işin 30.08.2014 tarihine kadar tamamlanacağının ve toplam KDV hariç 1.510.000 Euro ödeneceğinin kararlaştırıldığını, müvekkilinin imalatı bitirerek montaj için inşaata sevk ettiğini ancak davalının üstlendiği işler bitirilmediğinden sürenin 30.11.2015 tarihine uzatıldığını, teknik eleman bulundurmama ve günlük rapor vermeme cezalarına dair 870.000 TL tutarlı ceza-i şart faturası ile dış cephe temizlik asansörü yapılmadığından 566.400 TL tutarlı asansör faturasının müvekkiline yollandığını ancak faturaların iade edildiğini, ceza-i şart talebinin sözleşmeye aykırı olduğunu, dış cephe temizlik asansörünün sözleşmede kararlaştırılmadığını, 22.10.2015 tarihli ihtarnamede davalının asıl sözleşmenin 30.06.2015 tarihinde bitirilemediği gerekçesiyle asıl işveren tarafından tek yanlı feshedildiğini, ifa imkansızlığı nedeniyle kendilerinin de işbu sözleşmeyi feshettiklerini, sözleşmede ayrıca bina cephesinin temizliği için teleskopik bumlu dış cephe temizlik asansörünün tesis edileceği kararlaştırıldığından bu tutarın borç olarak kaydedildiğini bildirdiğini, delil tespit raporunda sevk irsaliyelerindeki malzemelerin inşaat alanına sevkiyle %70 montajın tamamlandığı, üç adet asansör kuyusunda inşaat asansörü bulunduğundan montajın yapılamadığı ancak bu asansörlere ait malzeme ve imalatın şantiye alanında olduğu, akıllı asansör yönlendirme sistemi malzemelerinin şantiye alanında olduğu ve kapalı bir odada muhafaza edildiğinin ifade edildiğini, tespit ile dava arasındaki süreçte asıl işveren ... ... A.Ş. ile yapılan mutabakat çerçevesinde kalan işi müvekkilinin tamamladığını belirterek, fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak kaydıyla 487.860 Euro alacağın tahsili tarihindeki kur üzerinden devlet bankalarının yabancı paraya uyguladığı en yüksek faiz oranı üzerinden temerrüt tarihi olan 24.11.2017 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı yüklenici vekili cevap dilekçesinde; sözleşmenin anahtar teslim/götürü bedel olduğunu, 151.000 € avans ödendiğini, işveren idarenin davalı ile arasındaki 19.12.2011 tarihli eser sözleşmesini 17.08.2015 tarihinde feshettiğinden dava konusu eser sözleşmesinin 22.10.2015 tarihinde imkansızlık hukuki nedenine dayalı feshedildiğini, işin davacı ile ... sahibi arasındaki sözleşme kapsamında tamamlandığını, davacıya 553.793 € çek ödemesi ve avansla birlikte 704.793 € ödeme yapıldığını, dış cephe asansörünün 566.401,30 TL'ye monte ettirildiğini ve fatura tarihindeki kur karşılığı 172.620,17 € borç kaydedildiğini, sözleşmede günlük rapor verilmemesi halinde ve teknik eleman bulundurulmaması halinde öngörülen ceza alacağı için KDV'siz 870.000 TL tutarlı 15.10.2015 tarihli faturanın kesildiğini, fatura tarihindeki kur karşılığının 263.070,36 € olduğunu, davacı için 14.08.2015 tarihli 487.860 € tutarlı 3 sayılı hak ediş düzenlendiğini, hak edişte kesintileri davacı yanca kabul edilmediğinden hak edişin faturaya bağlanmadığını, kurun 3.1688 TL üzerinden hesap edildiğini, sözleşmeye göre hizmet bedel yansıtması olarak hak ediş dönemi için davacıya 56.188,47 TL tutarlı 15.12.2015 tarihli fatura kesildiğini, 3,2788 TL kur üzerinden 17.136,90 € olduğunu, davacıya 2 hak edişte fazla ödenen 39.527,01 €, dış cephe asansörünün fatura tarihindeki kur karşılığı 172.620,17 €, 870.000 TL tutarlı ceza-i şart faturasının karşılığı 263.070,36 €, hizmet bedeli yansıtması 56.188,47 TL tutarlı faturanın karşılığı 17.136,90 € olmak üzere davacı taşeronun davalı yükleniciye 492.354,44 € borçlu olduğunu, mutabık kalınmayan 3 sayılı hak edişin düzenlendiği 14.08.2015 tarihi itibariyle davacının 487.860 € alacağı ile davalının 492.354,44 € alacağının takas ve mahsup edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi 10/12/2020 tarihli, 2018/275 Esas ve 2020/870 Karar sayılı kararı ile; dosya kapsamına, toplanan delillere, iddia, savunma, bilirkişi kurulu raporlarına göre; taraflarca imzalanan Ek Sözleşmede ''Tesiste dikey trafiğin düzenlenmesi amacıyla yolcu, yük, panoramik ve yangın asansörleri tesis edilecektir. Ayrıca bina cephesinin temizliği için teleskopik bumlu dış cephe temizlik asansör tesis edilecektir." denildiği, dış cephe temizlik asansörünün davacı tarafından tesis edilmediği fakat davalı yanca üçüncü kişiye yaptırıldığı, dış cephe asansör bedelinin götürü bedel içerisinde yer aldığından asansöre ilişkin bedelin davacı hakedişinden kesilmesi gerekektiği, sözleşmenin 26.10.2015 tarihinde davalı tarafından imkansızlık sebebiyle feshedildiği, davacının yaptığı imalat bedelini talep edebileceği, sözleşmede kararlaştırıldığı halde davacının günlük rapor vermediği, teknik elaman bulundurmadığı, tespit bilirkişi heyeti raporuna göre; davacı tarafça üstlenilen işin %70 oranında tamamlandığı, davacı tarafın sözleşme bedeli 1.510.000 euronun %70'ine tekabül eden toplam hak ediş tutarının 1.057.000,00 Euro olduğu, 1 ve 2 nolu hak ediş tutarı toplamı 725.955,91 Euronun düşülmesi halinde 331.044,09 Euro, %18 KDV tutarı 59.587,93 TL olmak üzere davacı tarafın kalan toplam hak ediş tutarı alacağının 390.632,02 Euro olduğu, davalı tarafın stopaj tutarı 9.931,32 Euro, KDV tevkifatı 11.917,58 Euro, diğer kesintiler (yansıtma) 17.731,79 Euro, teknik eleman bulundurmama cezası 140.983,96 Euro, günlük rapor cezası 23.289,57 Euro, bakiye avans kesintisi 33.466,43 Euro, temizlik asansör bedeli 172.557,06 Euro olmak üzere toplam 409.887,71 Euro alacaklı olduğu, davalının mahsup talebinde haklı olduğu, davacının kalan hak edişi olan 390.632,02 Euro alacağından davalının alacağı olan 409.887,71 Euronun mahsubu sonucu davacının dava kapsamında talep edebileceği alacağı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı taşeron vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 13/10/2022 tarihli, 2021/184 Esas ve 2022/897 Karar sayılı kararı ile ; mahsup edilen cezaların TBK'nın 179/II. maddesinde düzenlenen ifaya ekli ceza niteliğinde olduğu, sözleşmede fesih halinde ifaya ekli cezanın isteneceğine dair hüküm bulunmadığı ve sözleşmenin 26/10/2015 tarihli ihtarnameyle davalı tarafça feshedildiği ancak mahkemece cezaların ifaya ekli ceza-i şart olup olmadığı, fesih halinde istenebileceğine dair sözleşmede hüküm bulunup bulunmadığı değerlendirilmediği gibi aksinin belirlenmesi halinde de fesihte taraflardan hangisinin kusurlu olduğu hakkında gerekli araştırma ve değerlendirme yapılmadığı, ayrıca sözleşmenin feshi halinde sözleşmeyi fesheden tarafın eksik ... bedeli isteyebilmesi için de sözleşmede buna dair düzenleme bulunması gerektiğinden davalı tarafça mahsubu talep edilen dış cephe asansörü bedelinin eksik ... bedeli veya menfi zarar olup olmadığı hususunda gerekli inceleme ve değerlendirme yapılarak sonucuna uygun hüküm kurulması gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun diğer nedenler incelenmeksizin kabulü ile kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
V. BAM KALDIRMA KARARI SONRASI İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 02/02/2023 tarihli, 2022/714 Esas ve 2023/77 Karar sayısı kararı ile; dosya kapsamına, toplanan delillere, iddia, savunma, bölge adliye mahkemesi kaldırma kararı, bilirkişi kurulu raporlarına göre sözleşmenin davalı tarafından 26.10.2015 tarihinde imkansızlık sebebiyle feshedildiği, davacının imalat bedeli talep edebileceği, davacı tarafça üstlenilen işin %70 oranında tamamlandığı, davacının sözleşme bedeli 1.510.000 Euro'nun %70'ine tekabül eden hak edişin 1.057.000,00 Euro olduğu, ödenen 725.955,91 Euro'nun düşülmesi halinde 331.044,09 Euro ve %18 KDV'si 59.587,93 Euro olmak üzere davacının kalan hak ediş alacağının 390.632,02 Euro olduğu, sözleşmenin 9. ve 19. maddelerinde düzenlenen ve mahsubu istenen cezaların ifaya ekli ceza niteliğinde olduğu, sözleşmede fesih halinde de ifaya ekli cezanın isteneceğine dair hüküm bulunmadığından davalının cezalara ilişkin mahsup talebinin yerinde olmadığı, mahsubu talep edilen dış cephe asansörü bedelinin eksik ... bedeli niteliğinde olduğu, sözleşmenin feshedilmesi halinde sözleşmeyi fesheden tarafın eksik ... bedeli isteyebilmesi için sözleşmede buna dair düzenleme bulunması gerekirken bulunmadığı anlaşıldığından davalının dış cephe asansörü bedelinin mahsubu talebinin yerinde olmadığı, davalının stopaj tutarı 9.931,32 Euro, KDV tevkifatı 11.917,58 Euro, diğer kesintiler (yansıtma) 17.731,79 Euro, bakiye avans kesintisi 33.466,43 Euro olmak üzere toplam 73.047,12 Euro davacıdan alacaklı olduğu, davalının bu alacağın mahsubu talebinde haklı olduğu, davacının hak ediş tutarı 390.632,02 Euro'dan davalı alacağı 73.047,12 Euro'nun mahsubu sonucu davacının davalıdan 317.584,90 Euro bakiye hak ediş alacağı bulunduğu ve davalının davadan önce temerrüte düşürülmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 317.584,90 Euro'nun dava tarihinden itibaren devlet bankalarının bir yıl vadeli euro cinsinden açmış oldukları mevduata uyguladıkları en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
VI. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı taşeron vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin yaptığı işin %70'in üzerinde olduğunu, stopaj, KDV tevkifatı, yansıtma faturası, bakiye avans mahsubunun hatalı olduğunu, karar tarihinde kabul edilen miktarın TL karşılığının 6.558.128,18 TL olup, vekalet ücretinin buna göre hesaplanması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
2. Davalı yüklenici vekili istinaf dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesi kararına göre inceleme yapılmadığını, cezai şartlar için müvekkilinin fatura kestiğini, sözleşmenin 28. maddesinde sözleşmenin feshi halinde sözleşme ve eklerine sadık davranılacağının hüküm altına alındığından ceza-i şartların fesih halinde istenebileceğini, müvekkilinin fesihte kusurlu olmadığını, dış cephe asansör bedellerinin mahsup edilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve özellikle Daire kaldırma kararına uygun inceleme ve değerlendirme yapıldığı ve yabancı para alacakları yönünden dava tarihindeki Merkez Bankası efektif satış kurunun dikkate alınması gerektiği anlaşılmakla taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
VII. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı taşeron vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçesinde istinaf nedenlerine değinilmediğini, müvekkilinin yaptığı işin %70'in üzerinde olduğunu, stopaj, KDV tevkifatı, yansıtma faturası, bakiye avans mahsubunun hatalı olduğunu, karar tarihinde kabul edilen tutarın TL karşılığının 6.558.128,18 TL olup, vekalet ücretinin buna göre hesaplanması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı yüklenici vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesi kararına göre inceleme yapılmadığını, ceza-i şartlar için müvekkilinin fatura kestiğini, sözleşmenin 28. maddesinde sözleşmenin feshi halinde sözleşmeye sadık davranılacağı kararlaştırıldığından ceza-i şartların fesih halinde istenebileceğini, müvekkilinin fesihte kusurlu olmadığını, dış cephe asansör bedelinin mahsup edilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taraflar arasında akdedilen eser (taşeronluk) sözleşmesinden kaynaklı davacı taşeronun bakiye işbedeli alacağının tahsili ile davalı yüklenicinin davaya cevap dilekçesinde ileri sürdüğü alacakların mahsubu istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri, 6098 sayılı ... Borçlar Kanunu'nun 97 inci maddesi, 125 inci maddesi, 179 uncu maddesi, 470 ve devamı maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Eser sözleşmesi niteliği gereği tam iki tarafa borç yükleyen bir sözleşme türüdür. Eserde ... sahibinin borcu bedelin yükleniciye ödenmesi, yüklenicinin borcu ise ... sahibinin amacına, fen ve sanata uygun imal ve teslim yükümlülüğüdür. İşin tam ve eksiksiz yapıldığının ispat yükü yüklenicide, ... bedelinin ödendiğinin ispat yükü ... sahibindedir. Götürü bedelli işlerde, yüklenicinin hak ettiği ... bedelinin saptanması ya da ... sahibinin yaptığı ödemenin fazla olup olmadığının belirlenmesi için gerçekleştirilen imalâtın eksik ve kusurlar da dikkate alınarak tüm işe oranının tespiti, bulunacak bu oranın toplam ... bedeline uygulanarak hak edilen bedelin saptanması ve bulunacak rakamdan kanıtlanan ödemeler düşülerek hesaplanması gerekmektedir.
2.1. Eser sözleşmesinin muhataba varması gerekli tek taraflı irade beyanı ile sona erdirilmesi mümkün olup, kural olarak sözleşmenin haklı feshi halinde fesheden, sözleşme tarihi itibariyle yürürlükte olan 818 sayılı BK'nın 106 ve 108. maddeleri uyarınca akdin hükümsüzlüğünden kaynaklanan zararın tazminini isteyebilir. Doktrinde hakim olan görüşe ve Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına göre burada oluşan zarar menfi (olumsuz) zarardır. Menfi zarar; sözleşmenin karşı tarafınca yerine getirileceğine olan güvenin boşa çıkması nedeniyle uğranılan zarardır. Kısaca bu zarar, alacaklının sözleşme yaptığı için uğradığı, sözleşme yapmamış olsa idi uğramayacağı zarar olup, sözleşmeye güvenilerek yapılan harcamaların (giderlerin) tamamının, başka bir anlatımla karşı tarafın mal varlığına girmese bile o sözleşme sebebiyle cepten çıkan paradır. Müspet zarar ise, sözleşme sebebiyle cebe girmesi gereken paranın, girmemesi sebebiyle meydana gelen zarardır. Bu niteliği gereği müspet zarar daima ileriye dönük olup, bir beklenti kaybıdır. Kısaca, akdin hiç veya gereği gibi ifa edilmemesinden doğan zarardır. Örneğin, kira geliri kaybı, geciken ifa sebebiyle ifaya bağlı ceza, seçimlik ceza, eksik işler bedeli, kâr kaybı müspet zarar kapsamındaki alacaklardandır.
2.2. Yukarıda yer verilen açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; taraflar arasında dava dışı ... ... A.Ş.’nin işveren, davalının yüklenici olduğu ve ... ... ... Genel Müdürlük Hizmet Binasının yapımını konu alan 19/12/2011 tarihli eser sözleşmesi kapsamında “iki adet yük, bir adet acil durum ve on iki adet insan asansörünün imali, montajı ve işletmeye alınması işini” konu alan 19.07.2013 tarihli “... ... Ek Hizmet Binası Yapım İşine ait Asansörlerin Temini, Montajı, Ruhsat alımı ve Çalışır Halde Teslimi" başlıklı eser (taşeronluk) sözleşmesi düzenlendiği, sözleşmenin 5. maddesinde; sözleşme bedelinin KDV hariç 1.510.000 Euro bedelli olduğu, birim fiyat listesinin sözleşme ekinde olduğu, sözleşme bedelinin ... sonuna kadar sabit olduğu ve hiç bir şekilde değiştirilemeyeceği, 7. maddesinde; fiyatların sabit olduğu ve Ek Sözleşmenin B. Teknik Şartlar başlıklı ve birbirini izleyen maddelerinde her bir asansöre dair teknik özellikler, adet ile fiyat bilgisi kararlaştırıldığı anlaşılmakta olup, taraflarca her bir asansörün imalat ve montajı için sabit ve kesin bir bedel gösterilerek belirtilen tür ve sayıdaki imalat ile karşılığındaki birim fiyat bedeli çarpılmak suretiyle toplam 15 asansör için 1.510.000 Euro ... bedeli belirlediğinden ve sözleşme bu sabit tutar üzerinden kurulduğundan, sözleşme türünün bir götürü bedel çeşidi olan birim fiyat üzerinden (birim fiyatlı) götürü bedel sözleşme olduğu anlaşılmaktadır. (..., Borçlar Hukuku Özel Hükümler, 6. Baskı, ... 2018, s. 659)
2.3. Taraflar arasındaki sözleşmenin 9. maddesinde; davacı taşeronun her günün sonunda işçilik, makine ve faaliyetleri hakkında günlük rapor vereceği, günlük rapor vermemesi halinde her takvim günü için 200.00 TL cezanın hakedişlerinden kesileceği, 19. maddesinde; her teknik eleman için ayrı ayrı ... başında bulunmadıkları gün başına 500.00 TL para cezasının hakedişlerinden kesileceği hususunda ifaya ekli ceza-i şartlar düzenlendiği ve akdin davalı yüklenici tarafından feshedildiği sabittir. Her ne kadar davalı yüklenici tarafından cezai şart alacağının davacı taşeron alacağından mahsubu talep edilmişse de, bu cezaların müspet zarar niteliğindeki ifaya ekli ceza olması ve sözleşmede fesih halinde de istenebileceği yönünde herhangi bir hüküm bulunmaması nedeniyle İlk Derece Mahkemesinin kabulünde olduğu gibi cezai şart alacağının mahsup talebinin reddi yerinde olmuştur.
2.4. Davalı yüklenicinin dış cephe temizlik asansörünün götürü bedel kapsamına dahil olduğu ve ek sözleşme metninde yer verilmek suretiyle bu asansörün de götürü bedel içinde birim fiyatı yazılı olmaksızın taahhüt edildiği iddiasına karşılık, davacı taşeronun, sözleşmenin birim fiyat listesinde açıkça gösterilmeyen ve teknik özelliklerine de yer verilmeyen temizlik asansörünün taraflar arasında müzakere edilmediği, açıkça üstlenilmediği ve sehven yazıldığı savunmasında bulunduğu anlaşılmıştır. 19.07.2013 tarihli sözleşme hükümleri gözetilerek taraf iradelerinin yorumlanması neticesinde; özel teknik şartname kısmında açıkça teknik şartları, adedi ve her bir imalat için birim fiyatı gösterilen asansörlerin iki adet yük, bir adet acil durum ve on iki adet insan asansörü olmak üzere toplam 15 adet asansör olduğu, bu asansörlerin birim fiyatları ile adedi çarpıldığında sözleşmenin 5. maddesinde yazılı olan 1.510.000 Euro tutarlı ... bedeline ulaşıldığı ve sözleşmenin bu götürü bedel üzerinden kurulduğu sonucuna varılmakla, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda imalat bedeli hesaplanırken dış cephe temizlik asansörünün birim fiyatlı götürü bedel kapsamına dahil edilmemesinde isabetsizlik görülmemiştir.
2.5. ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/78 değişik ... sayılı dosyasının UYAP kayıtları üzerinden yapılan inceleme neticesinde; 26/02/2016 tarihinde mahallinde yapılan keşif neticesinde hazırlanan 28.03.2016 tarihli bilirkişi kurulu raporunda; taşeron tarafından 15 adet asansöre ait malzemelerin dosyadaki sevk irsaliyeleri kapsamında inşaat alanına sevk edilerek %70 montajın tamamlandığı, 3-4/G-F aksları arasında yer alan bir müstakil kuyudaki 1275 kg kapasiteli 4 m/saniye kademesiz hız ayarlı üç adet asansöre ait kuyuda inşaat asansörleri bulunduğundan montajın yapılamadığı ancak bu asansörlere ait malzeme ve imalatın şantiye alanında olduğu, akıllı asansör yönlendirme sistemi malzemelerinin şantiye alanında olduğu ve anahtarı da bağlı olan kapalı bir odada muhafaza edildiğinin ifade edildiği görülmüştür. Düzenlenen tespit bilirkişi raporunun taraflara tebliğ edildiği ancak davacı taşeron tarafından tespite itiraz edilmeyerek davalının itiraz dilekçesine beyan dilekçesi sunulduğu, davalı yüklenici tarafından imalat tutarına ve ... yüzdesine açıkça itiraz edilmediği, itirazının sair hususlara ilişkin olduğu anlaşılmıştır. İlk Derece Mahkemesince görevlendirilerek dosya üzerinden inceleme yapan bilirkişi kurulunca da tespit raporunda olduğu gibi %70 oranı üzerinden hesaplama yapılmasına davacı taşeron tarafından itiraz edilerek daha fazla imalat yapıldığı ileri sürülmüşse de davacı taşeron tarafından sözleşmenin feshi anına dek yüklenici ile akdedilen sözleşme kapsamında itiraz etmediği tespit raporunda belirtilenden daha fazla imalat gerçekleştirildiği iddiasını ispata yarar başkaca delil sunulmadığı gibi taraf beyanlarından da akdin feshi sonrasında davacı taşeron ile dava dışı ... sahibi ... ... A.Ş. arasında dava konusu asansör imalatının ikmali hususunda varılan mutabakat çerçevesinde kalan işin tamamlandığı anlaşıldığından, yargılama sırasında keşif yapılmamasında ve taraflarca imalat oranı bakımından açıkça itiraza uğramayan delil tespit raporundaki imalat oranını uygun bulan ve bu imalat oranına tekabül eden ... bedelinden kanıtlanan ödemeler ile yasa ve sözleşme hükümleri gereği mahsubu gereken stopaj, KDV tevkifatı, yansıtma faturası ve bakiye avans mahsubu kesintilerini alacaktan düşen bilirkişi raporunun hükme esas alınmasında usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir.
2.6. Öte yandan taraflar arasındaki sözleşme (birim fiyata dayalı) götürü bedelli sözleşme olup, götürü bedelli sözleşmelerde ... sahibinin (somut olayda davalı yüklenicinin) ... bedelinin tamamını (davacı taşerona) ödememesi halinde eksik işlerin giderim bedelini talep etmesi mümkün olmayıp, bu durumda yukarıda yer verildiği üzere fiziki oran yöntemi olarak adlandırılan, eksik ve kusurlar da dikkate alınıp düşülmek suretiyle, gerçekleştirilen imalât gözetilerek ... bedeli belirlenmesi de isabetli olmuştur.
2.7. Her ne kadar feshin haklı olup olmadığı ya da sonraki hukuki imkansızlık olgusu ilk derece mahkemesi kararında tartışılmamışsa da davalı yüklenicinin dava dışı ... sahibine karşı ikame ettiği sözleşmeye dayalı alacak ve tazminat talepli davalardan haricen sulh olunması nedeniyle feragat edildiği belirlendiğinden ... sahibinin feshinin haklı ya da haksız olmadığının tespit olunmadığı, huzurdaki dava bakımından da davaya taraf olmayan ... sahibi idarenin yüklenici ile olan sözleşmesinin feshinin haklı olup olmadığına karar verilemeyeceğinden, davacı taşeron ile sözleşmesini hukuki imkansızlık nedeniyle feshettiğini savunan yüklenicinin, asıl işe dair sözleşmenin ... sahibince feshinde kusurlu olmadığına, feshin ... sahibi idareden kaynaklanan sebeplerle gerçekleştiğine yönelik savunmasını ispat edemediği gibi feshin davacı taşerondan kaynaklanan sebeplerle gerçekleştiğinin de ileri sürülmemesine göre bu husus bir eksiklik olarak görülmemiştir.
2.8. Ayrıca taraflarca imzalı 1 ve 2 nolu hak edişten sonra düzenlenen 3 nolu hak edişte hak ediş tarihine dek gerçekleştirilen imalat karşılığında dava değeri olarak gösterilen 487.860,00 Euro tespit edilmişse de bu hak ediş ne düzenleyen yüklenici tarafından ne de taşeron tarafından imzalanmadığı gibi davalı yüklenici tarafından ... bedeline yönelik açıkça ikrarda da bulunulmadığından bu imalat bedelinin çekişme dışı kaldığı söylenemeyeceğinden, hükme esas raporu düzenleyen bilirkişi heyetince imalat bedeli hesabında bu belgenin dikkate alınmamasında isabetsizlik bulunmamıştır.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve Bölge Adliye Mahkemesince eklenen gerekçeye göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VIII. KARAR
Açıklanan sebeplerle ;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlerden alınmasına,
Davacıdan 17.100,00 TL duruşma vekalet ücreti alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davalıya verilmesine,
Davalıdan 17.100,00 TL duruşma vekalet ücreti alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davacıya verilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15/02/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!