WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

YARGITAY 6. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

6. Hukuk Dairesi         2023/2276 E.  ,  2024/742 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki kayıt terkin davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabulüne, birleşen davanın usulden reddine karar verilmiştir.

Kararın asıl davada davalı vekili ve birleşen davada davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince birleşen davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, asıl davada davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, birleşen davanın usulden reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada davalı vekili ve birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı ...Turizm Tic. A.Ş. hakkında iflas kararı verildiğini, davalı ...'ın 1.921.966,81 TL alacağının iflas masasına kaydedildiğini, davalı alacağına 23.10.2019 tarihli sıra cetvelinde 4. sırada 43 numarada yer verildiğini, davalının dava dışı müflis şirketin bir dönem ortağı olduğunu, davalının alacağının muvazaalı olduğunu ileri sürerek sıra cetveline kabul edilen 1.921.966,81 TL davalı alacağının sıra cetvelinden terkinine, sıraya bakılmaksızın dava masrafları da dâhil olmak üzere öncelikle davacı bankaya verilmesine, artan kısım olması halinde diğer alacaklılara sıra cetveline göre dağıtılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; iflas idaresince düzenlenen sıra cetvelinin tebliğ edilmesi üzerine müvekkili banka tarafından arabuluculuğa başvurulduğunu, aynı zamanda ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2019/... Esas numaralı dosyasında iflas sıra cetveline itiraz davası açıldığını, davalının müflis şirketin eski ortağı ve sahibi olduğunu, müflis şirket ile arasında söz konusu para trafiğinin kötü niyetli olarak yapılmış olmasının muhtemel olduğunu, sıra cetveline kabul edilen 1.921.966,81 TL davalı ... alacağının sıra cetvelinden terkinine, bu alacağın dava masrafları dahil olmak üzere sıraya bakılmaksızın alacağı nispetinde öncelikle müvekkili bankaya verilmesine, artan kısım olması halinde diğer alacaklılara sıra cetveline göre dağıtılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Asıl ve birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının talepleri bakımından zaman aşımı ve hak düşürücü sürelerin geçtiğini, esas bakımından davacının ipotek alacaklısı olduğunu, paraların paylaştırılmasında ilk sırada bulunduğunu, alacağının tamamına kavuşacağını, bu bakımdan da dava açmakta hukuki yararının bulunmadığını, davanın nispi harca tabi olduğunu, harcın tamamlattırılması gerektiğini, müflis şirketin defter ve banka kayıtları ile müvekkilin banka kayıtları incelendiğinde müflis şirketin müvekkiline borcu bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; müflis şirketin 31.12.2015 tarihli dönem sonu kapanış kayıtlarında davalıya 1.629.008,07 TL borçlu olduğunun tespit edildiği, şirket ortağı olan davalının hisselerini 11.11.2016 tarihinde devretmesi nedeniyle ortaklığının kalmadığı, dava dışı şirketin 16.01.2019 tarihinde iflasına karar verildiği, şirket ortağı olan davalının alacak kaydı yapıldığı dönemde şirketin mali durumunu bilebilecek durumda olduğu, ispat yükünün davalı üzerinde bulunduğu fakat davalının sıra cetveline kaydedilen alacağın gerçek bir alacak olduğunu ispatlayamadığı gerekçesiyle asıl dava yönünden; davanın kabulü ile sıra cetvelinde 4. sıra 43. numarada belirtilen davalı alacağının sıra cetvelinden terkinine, davalıya tahsis edilen hissenin sıraya bakılmaksızın yargılama giderleri ile vekalet ücreti de dahil olmak üzere alacağı nispetinde itiraz eden davacıya verilmesine, artan kısmın diğer alacaklılara sıra cetveline göre dağıtılmasına, birleşen dava yönünden ise; birleşen dosyada dava konusu edilen hususların ve talep sonucunun asıl dosya ile aynı olduğu gerekçesiyle birleşen davanın HMK'nın 114/1-ı maddesi uyarınca usulden reddine, karar verilmiştir.

V. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davalı vekili ve birleşen davada davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Asıl davada davalı vekili istinaf dilekçesinde; müvekkilinin dava dışı müflis şirketten alacaklı olduğunu bu durumun şirket kayıtları ile sabit olduğunu, bilirkişi raporu ile de bu durumun teyit edildiğini, mahkemece alacağın muvazaalı olduğu belirtmiş ise de buna dayanak somut bir durumdan bahsedilmediğini, muvazaanın varlığının ispat edilemediği halde davanın kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davanın ticari bir dava olduğunu, alacağın ispatının defter kayıtları ile sabit olduğunu, iflas idare memurlarının müvekkilin alacağının varlığını kabul ettiklerini, hal böyle iken iddia sahibinin davacının aksini ispat etmesinin gerektiğini, tüm bu nedenlerle istinaf başvurularının kabulü ile yerel mahkeme kararının ortadan kaldırılarak asıl davanın öncelikle reddine, aksi halde dava dışı şirket hakkında iflâs kararı kaldırıldığından davanın konusuz kaldığını, konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiğini, yargılama gideri ve vekalet ücretlerinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini istinaf nedeni olarak ileri sürmüştür.

Birleşen davada davacı vekili istinaf dilekçesinde; müvekkil banka tarafından dava açıldığı tarihte sıra cetveline itiraz davasında arabuluculuğun dava şartı olup olmadığı hususunun hukuken netleşmediğini bu sebeple hak kaybına uğramamak adına arabuluculuğa başvurulduğunu, sonrasında dava açıldığını, tüm bu nedenlerle birleşen dava yönünden hükmedilen vekalet ücreti kararının kaldırılması gerektiğini istinaf nedeni olarak ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava dışı müflis şirketin ... 3. Asliye Hukuk (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) Mahkemesi’nin 2018/51 Esas, 2019/64 Karar sayılı ilamı ile iflasına karar verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesinin 10.07.2020 tarih, 2020/288-....Esas ve Karar sayılı ilamı ile mahkeme kararının kaldırılarak yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle müflis şirketin iflasının kaldırıldığı, kaldırılmaya dair istinaf kararının da Yargıtay 6. Hukuk Dairesi’nce onanarak iflasın kaldırılması hususunun kesinleşmiş olduğu, bu durumda dava dışı müflis şirketin iflas halinin ve bu nedenle düzenlenen sıra cetveli ortadan kalkmış olacağından davanın konusuz kaldığı, bu nedenle mahkemece asıl davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, birleşen dava bakımından davacı tarafça da kabul edildiği üzere birleşen davanın açıldığı tarihte eldeki asıl dosyasının derdest olup ikinci bir davanın açılmış bulunduğu, bu durumda mahkemece derdestlik nedeniyle usulden ret kararı verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gibi davacının haklı ve hukuki sebepler içermeyecek biçimde arabuluculuk nedeniyle birleşen davayı açtığını belirtmesinin birleşen dava yönünden karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine engel teşkil etmediğinden, birleşen davada davacının istinafının yerinde olmadığı gerekçesiyle asıl davada davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurularak asıl dava bakımından davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, birleşen dava yönünden; davanın HMK'nın 114/1-ı maddesi uyarınca usulden reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davalı vekili ve birleşen davada davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Asıl davada davalı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü nedenleri yanı sıra davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına dair verilen kararda, dava tarihi itibari ile davacının haklı olduğundan bahisle müvekkilin aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmesine ilişkin kısmı hatalı olduğunu temyiz nedeni olarak ileri sürmüştür.

Birleşen davada davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü nedenleri temyiz nedeni olarak ileri sürmüştür.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iflas sıra cetveline itiraz istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 235 ve devamı maddeleri

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup asıl davada davalı vekili ve birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

27.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.