6. Hukuk Dairesi 2023/2186 E. , 2024/1597 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/110 E., 2022/771 K.
DAVA TARİHİ : 24.12.2013
HÜKÜM : Kısmen Kabul
Taraflar arasında görülen rücuen tazminat isteminden dolayı verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece; bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; hizmet alım sözleşmesi kapsamında davalı tarafından çalıştırılan dava dışı işçinin açtığı işçilik alacakları ile ilgili davanın işçi lehine sonuçlandığını ve bu kapsamda dava dışı işçiye icra takibi sonucunda 47.593,83 TL ödeme yapıldığını, yapılan bu ödemeden sözleşme hükümlerine göre davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek, bu miktarın ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; işçinin ücretlerinden davacının sorumlu olduğunu, aksi halde kendi dönemindeki miktardan sorumlu olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 02.12.2014 tarih ve 2013/1703 E., 2014/1267 K. sayılı kararı ile davalının son işveren olması nedeni ile işçinin tüm çalışma süresi boyunca hak ettiği işçilik alacaklarından sorumlu olacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 39.535,41 TL'nin tahsiline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde taraflarca temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 13. (Kapatılan) Hukuk Dairesi'nin 2016/5723 Esas, 2016/17893 Karar sayılı kararı ile davacının tüm davalının sair temyiz itirazları reddedilerek, davalının kıdem tazminatına dair işçilik alacağının sadece kendi dönemine isabet eden miktarı üzerinden sorumlu olacağından, bilirkişiden bu doğrultuda ek rapor alınmak suretiyle sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, yüklenicinin kendi dönemine isabet eden işçilik alacaklarından sorumlu olacağı, bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2021/946 E. 2021/1628 K. sayılı kararı ile kararın sadece “davalının kendi dönemine ilişkin kıdem tazminatına hükmedilmesi” gerektiğini belirterek bozulduğu, mahkemenin, bozmaya uyduğu için kıdem tazminatı dışında diğer işçilik alacakları açısından davacı lehine usuli kazanılmış hak doğduğu, bozmaya uyulduktan sonra mahkemece yapılacak işin; davalının kendi dönemindeki süreyle sınırlı olarak kıdem tazminatını hesaplatarak ve bozmaya uyma nedeniyle usuli kazanılmış hak ilkesini gözeterek yeniden karar vermekten ibaret olduğu gerekçesiyle, kararın bozulmasına karar verilmiştir.
D. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, kıdem tazminatı olarak hesap edilen 14.501,53 TL ile 6.991,40 TL yargılama giderleri masrafı olmak üzere toplam 21.492,93 TL yönünden davanın kısmen kabulüne, kıdem tazminatı dışındaki alacak kalemleri bozma kapsamı dışında kaldığı ve bu husus usuli kazanılmış hak içerdiği bozma ilamı ile tespit edildiğinden bu konuda yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; son yüklenici olan davalı şirketin işçinin tüm çalışma süresi boyunca hak etmiş olduğu işçilik alacaklarından sorumlu olacağı, mahkemece sadece kıdem tazminatı yönünden hüküm kurduğunu, yıllık izin ücreti yönünden hüküm kurulmadığını, önceki mahkeme kararlarında açıkça yıllık izin ücreti rakamsal olarak belirtilmediğinden kararın icrasının mümkün olmadığını, yıllık izin ve kıdem tazminatının açıkça hüküm fıkrasında belirtilmesi gerektiğini, maktu vekalet ücretine hükmedilmiş ise de, kabul ve ret oranına göre nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, kararın usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, rücuen tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun geçici 3 ncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427 nci ve devamı maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Usuli kazanılmış hak, 1086 sayılı HUMK'nın yürürlükte olduğu dönemde çıkarılan 09.05.1960 tarih, 1960/21 Esas, 1960/9 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında tanımlanmış olup, içtihadı birleştirme kararında; Yargıtay bozma kararına uyulmakla orada belirtilen biçimde işlem yapılması yolunda lehine bozma yapılan taraf yararına usulî kazanılmış hak, aynı doğrultuda işlem yapılması yolunda yerel mahkeme için de zorunluluk doğacağı, usulî kazanılmış hakka ilişkin açık kanun hükmü olmasa da temyiz sonucu verilecek bozma kararının hukuka ve usule uygun karar verilmesini sağlamaktan ibaret olan amacı ve muhakeme usulünün hakka varma ve hakkı bulma maksadıyla kabul edilmiş olması yanında hukuki alanda istikrar amacıyla kabul edilmiş bulunması bakımından usulî kazanılmış hak müessesesi usul hukukunun dayandığı ana esaslardan olup, kamu düzeniyle de ilgili olduğu belirtilmiştir. 6100 sayılı HMK'nın yürürlüğe giren ilk halinde usuli kazanılmış hakka yer verilmemişse de bu ilkenin uygulanması, Yargıtayın içtihatları ile HMK’nın 177/2. maddesine 22.07.2020 tarih ve 7251 sayılı Kanunun 18. maddesi ile yapılan ek düzenlemeye kadar devam etmiştir. Bu ek düzenleme ile “Yargıtayın bozma kararından veya bölge adliye mahkemesinin kaldırma kararından sonra dosya ilk derece mahkemesine gönderildiğinde, İlk Derece Mahkemesinin tahkikata ilişkin bir işlem yapması hâlinde tahkikat sona erinceye kadar da ıslah yapılabilir. Ancak bozma kararına uymakla ortaya çıkan hukuki durum ortadan kaldırılamaz” maddesi ile HMK’da hüküm altına alınmış olup usuli kazanılmış hakların korunacağı bu şekilde hükme bağlanmıştır.
2. Bu anlatımlar çerçevesinde somut olay incelendiğinde; dava dışı işçi tarafından 39.535,41 TL üzerinden icra takibi başlatılmış davacı idarece toplam 47.593,83 TL ödeme yapılmış, açılan iş bu dava ilk kararda icra takip miktarı olan 39.535,41 TL hüküm altına alınmış, ilk bozma ilamında davacının tüm, davalının sair temyiz itirazları reddedilerek davalı yüklenicinin kıdem tazminatına dair işçilik alacağından sadece kendi dönemine isabet eden miktarı üzerinden sorumlu olacağı belirtilerek karar bozulmuştur. Burada yapılacak iş 39.535,41 TL alacak miktarının içerisindeki kıdem tazminatı yönünden yüklenicinin sorumlu olduğu miktarın belirlenmesinden ibarettir. Mahkemenin 2. bozma kararından sonra aldığı bilirkişi raporunda davalı yüklenicinin işçiyi çalıştırdığı dönemdeki kıdem tazminatından ve faizinden sorumlu olduğu miktarın 14.501,53 TL olduğu belirlenmiştir. İcra takibindeki diğer kalemler (yıllık izin, yargılama gideri, vekalet ücreti ve faizleri) bozmanın kapsamı dışında kalıp davacı lehine usuli kazanılmış hak oluşturduğundan bunların da 14.501,53 TL üzerine eklenerek davacının alacak miktarının hesaplanması gerekirken bozmanın dışında kalan yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden dönemine göre yapılan hesabın hükme esas alınması ve kıdem tazminatı dışındaki alacak kalemleri yönünden yeniden karar verilmesine yer olmadığı yönünde infaza elverişli olmayan bu alacak kalemlerini hüküm altına almayan karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3. Bu halde davalının kıdem tazminatı ve faizinden döneme göre sorumluluğu olan 14.501,53 TL, 10.599,95 TL yıllık izin ve 190,55 TL faizi, 3.900,76 TL yargılama gideri ve vekalet ücreti ile 12,51 TL bunların faizi olmak üzere toplam 29.205,30 TL'nin hüküm altına alınması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA,
Davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
20.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!