WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 27 Haziran 2026

YARGITAY 6. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

6. Hukuk Dairesi         2023/2104 E.  ,  2023/2854 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/268 E., 2023/337 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan Red
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2019/509 E., 2022/52 K.

Taraflar arasındaki konkordatonun tasdiki davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davacı gerçek kişiler yönünden konkordatonun tasdiki isteminin reddine, davacı şirket bakımından davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacılardan ... ve ... vekili ile bir kısım alacaklılar vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince Alacaklılar ... Sanayi Dış Ticaret Ltd. Şti ile Türkiye Vakıflar Bankası'nın istinaf başvurularının HMK 352/1-ç bendi uyarınca reddine, istinaf yoluna başvuran diğer alacaklılar ile davacılar ... ve ... vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı alacaklı Türkiye Halk Bankası A.Ş. Vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin ankastre fırın imalatı işi ile iştigal ettiğini, ekonomik sıkıntılar nedeniyle borçlarını vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunduklarını, sunulan konkordato projesi kapsamında borçlarını ödeyeceklerini ileri sürerek konkordatonun tasdikine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Bir kısım alacaklılar vekilleri ibraz ettikleri dilekçeler ile yargılamaya müdahil olmuşlardır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacılar ... ve ... yönünden adi alacaklılar toplantısı sonucunda konkordato teklifinin İİK 302 maddede ön görülen nisap ile kabul edilmediği bu davacılar yönünden konkordatonun tasdiki isteminin reddine, davacı şirket yönünden; konkordatonun iflasa nazaran lehe olduğu teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olduğu, borçlu şirketin İİK'nın 305 nci maddesinde belirtilen tüm koşulları yerine getirdiği ve konkordatonun tasdiki şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davacı şirketin konkordato projesinin tasdiki talebinin kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ... ve ... vekili ile bir kısım alacaklılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı gerçek şahıslar ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde; asıl borçlu şirket yönünden kabul edilen konkordato talebinin asıl borçlunun kefili durumunda olan müvekkiller içinde kabulünün gerektiğini, aynı ödeme koşullarının kefil durumundaki müvekkiller için de geçerli olacağını, müvekkillerin konkordato nisap hesabında kefalet borçlarının nisaba dahil edilmemesi gerektiğini, bu borçlar ve alacaklılar çıkartıldığında, İİK 302. maddesinde aranan alacak miktarı ve kişi sayısı yönünden gereken çoğunluğun sağlanmış olduğunu, konkordato projesinin tasdikinin gerektiğini istinaf nedeni olarak ileri sürmüştür

Alacaklı Yapı ve Kredi Bankası A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde; müvekkil banka alacağının eksik hesaplandığını, çekişmeli alacağa ilişkin raporların tebliğ edilmediğini, savunma hakkının engellendiğini, rehinle teminat altına alınmayan alacaklara kesin mühlet tarihine kadar faiz işlemeye devam etmesi gerektiğini, davacılar tarafından dosyaya sunulan konkordato ön projesi bilanço ve diğer evraklar ve dosyada mübrez komiser nihai raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, konkordato projesinin mahkeme tarafından tasdik edilebilmesi için gerekli koşulların gerçekleşmediğini, ayrıca çekişmeli alacaklara ilişkin depo kararı tesis edilmemesinin hatalı olduğunu istinaf nedeni olarak ileri sürmüştür.

Alacaklı T.C. Ziraat Bankası A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde; müvekkili alacağının eksik hesaplandığını, konkordato projesinde ödeme planının 5 yıllık süreye yayıldığını, ödeme planın faizsiz olarak yapılacağı düşünüldüğünde müvekkil şirket ile diğer alacaklılar için çok büyük zararlar doğuracağını,İyileştirme projesinin ciddi ve inandırıcı olmadığını, firmanın sunduğu iyileştirme önlemlerinin yerine getirilmesinin firmanın mevcut durumu ve genel ekonomik konjonktür göz önünde bulundurulduğunda mümkün olmadığını, davacılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmayıp, dosyaların tefriki gerektiğini istinaf nedeni olarak ileri sürmüştür

Alacaklı Halk Bankası A.Ş vekili istinaf dilekçesinde; davacı şirket açısından konkordatonun tasdiki şartlarının oluşmadığını, davacı firmanın genel olarak döviz borcunun bulunduğunu döviz borçları için alacak kaydı yapılırken geçici mühlet kararının verildiği tarihteki döviz kuru üzerinden hesaplama yapılarak alacak miktarının TL'ye çevrildiğini, projeye göre 2022 Temmuz ayında ödemelerine başlayacağı ve geçen yıllar içinde döviz artışı göz önünde bulundurulduğunda davacının borçlarının karşılık olarak azaldığı, ödeme güçlüğü içinde olmayacağı, davacının ihracat yapması nedeniyle döviz üzerinden mal alım satımı yaptığı, döviz ve gelirleri ile tüm borçlarını ödeyebileceği, usul işlemlerinde eksiklik olduğu bilgi ve belgelerin eksik olduğu, konkordato projesinin tasdiki ile davacı firma kazanç sağlarken alacaklıların mağduriyet yaşayacağını, dava tarihinden ödemenin yapılacağı zamana kadar geçen 3 yıllık süre içerisinde konkordatonun ruhuna ve amacına aykırı hareket edildiği ve alacaklıların zarara uğradığını ve konkordato projesinin uygulanabilir olmadığını istinaf nedeni olarak ileri sürmüştür.

Alacaklı Türkiye Ekonomi Bankası A.Ş vekili istinaf dilekçesinde; davacı firmanın borçlarının genel olarak döviz borcu olduğunu, geçici mühlet kararının verildiği tarihteki döviz kuru üzerinden alacak miktarı TL'ye çevrilerek kayıt altına alındığını, ödemelerin 2022 Temmuz ayında başlayacak olmasının alacaklıların zararına olduğunu firmanın tüm borçlarını ödeyebilecek mali durumu varken konkordato talep etmesi kabul edilemeyeceğini,
alacaklıların nisaba katıldıkları alacak tutarları eksik belirlendiğinden oylamadaki çoğunluğun hatalı tespit edildiğini istinaf nedeni olarak ileri sürmüştür.

Alacaklı Akbank T.A.Ş vekili istinaf dilekçesinde; Müvekkil banka alacağının eksik hesaplandığını, çekişmeli alacaklar yönünden yetersiz inceleme yapıldığını, projenin tasdik edilmesi için yasada belirtilen koşulların oluşmadığını, eksik inceleme ile karar verildiğini, dosyada mübrez 22.11.2021 tarihli konkordato komiser heyetinin raporunun ekinde bulunan borç ve ödemeler planı kararın eki sayılmış ise de ilan edilen kararı inceleyen hiçbir alacaklı dosyadaki rapor ekini göremediğinden alacağının ne oranda hangi ödeme planı ile konkordatoya dahil olduğunu net olarak anlayamayacağını istinaf nedeni olarak ileri sürmüştür.

Alacaklı Vakıflar Bankası A.Ş vekili istinaf dilekçesinde; borçlunun dövizle gelir elde ettiğini, 2019 yılında döviz borçlarını TL ye çevirdiğini, döviz kurundaki artış sebebiyle davacının ödeme güçlüğü içinde olamayacağını, gelirleri ile tüm borçlarını ödeyebileceğini, nisaba dahil edilen alacakların gerçeği yansıtmadığını, alacak tutarlarının yanlış ve eksik hesaplandığını istinaf nedeni olarak ileri sürmüştür.

Alacaklı ... Sanayi Dış Ticaret Ltd. Şti istinaf dilekçesinde; proje kapsamında ödemenin faizsiz olarak ve çok uzun aralıklarla ödenmesinin kabul edilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, alacaklıların mevcut alacaklarına ulaşmasını engellediğini, konkordato talep eden borçlu şirketin haksız şekilde zenginleşeceğini, borçlu şirketin yargılama süresince yaklaşık üç yıl boyunca borçlarını ödemekten kurtulmuş olmasına rağmen haksız şekilde ödeme planının bu kadar uzun tarih aralığına yayılmış olmasın ve ödemenin faizsiz yapılmasının kabul edilemez olduğunu, Konkordato talep eden davacı şirketin borçlarının büyük çoğunluğunun döviz borcu olması ve geçici mühlet tarihi itibariyle geçerli olan döviz kuru üzerinden Türk Lirasına çevrilmesi nedeniyle alacaklıların zarar etmesine sebebiyet verdiğini istinaf nedeni olarak ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacı gerçek şahıslar ... ve ... yönünden yapılan oylama sonunda konkordato projesinin kabulü için İİK 302. maddesinde öngörülen iki nisaptan hiçbirinin sağlanamadığı, dolayısıyla tasdik şartlarının oluşmadığı, davacı şirket bakımından ise; adi alacaklılar yönünden İİK'nın 302. maddesinde yer alan nisabın gerçekleştiği, borçlunun mali durumu ve kar elde eder düzeydeki faaliyeti dikkate alındığında teklif edilen tutarların kaynakları ile orantılı olduğu, konkordatonun kabulünün iflas haline kıyasla alacaklılar yönünden daha avantajlı sonuç doğuracağı, alacağı çekişmeli hale gelmiş alacaklıların tasdik kararının ilan tarihinden itibaren bir ay içinde dava açabileceği gerekçesiyle, Alacaklılar ... Sanayi Dış Ticaret Ltd. Şti ile Türkiye Vakıflar Bankası'nın istinaf başvurularının HMK 352/1-ç bendi uyarınca reddine, istinaf yoluna başvuran diğer alacaklılar ile davacılar ... ve ... vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı Türkiye Halk Bankası A.Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Türkiye Halk Bankası A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve re'sen dikkate alınacak nedenlerle temyiz kanun yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, konkordato geçici mühleti verilmesi ve akabinde davacıların konkordato projesinin tasdiki istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 285 ve devamı maddeleri

3. Değerlendirme
Konkordato, borçlarını vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlunun, vade verilmek veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflastan kurtulmak için başvurabileceği kendine özgü bir cebri icra kurumudur. Konkordatoda amaç, elinde olmayan nedenlerle işleri iyi gitmeyen, mali durumu bozulmuş olan ve borçlarını ödeyip faaliyetlerini devam ettirmek isteyen dürüst borçluyu koruyarak mali durumunun iyileşmesini sağlamak ve alacaklıların, borçlunun muhtemel bir iflasına nazaran, daha fazla ölçüde alacaklarına kavuşma olanağı yaratmaktır. Konkordato ile alacaklılar, alacaklarının bir kısmından vazgeçerler ve/veya borçluya, ödeme konusunda belirli bir vade tanırlar. Borçlunun borcun belli bir yüzdesini ödemeyi taahhüt ettiği ve alacaklıların da kalan alacaklarından vazgeçtiği durumda tenzilat konkordatosu söz konusu olur. İçinde bulunduğu mali koşullara göre borçluya borçlarını belirli bir oran ve/veya vadeyle ödeme imkanı verilmesi hem borçlu bakımından ve hem de alacaklılar bakımından olumlu sonuçlar doğurur. Aksi halde bu durumdaki borçlunun iflas etmesi, faaliyetlerinin tümüyle sona ermesine ve alacaklıların alacaklarını büyük oranda tahsil edememelerine neden olacaktır.

Konkordato vade verilmesi, tenzilat yapılması ve bu ikisinin birlikte istendiği karma konkordato şeklinde olabilir.

İİK’nın 305/1-b maddesi uyarınca borçlunun teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile uyumlu olması gereklidir.

Konkordato mehli talebi ile birlikte mahkemelerce kanundan kaynaklanan birtakım tedbirler alınmakta ve bu tedbirler tasdik kararı verilmesine kadar devam etmektedir. Bu süreler kanun koyucu tarafından oldukça kısa tutulmuş olup, kesin olarak belirlenmiştir. Mahkemelerce tasdik kararı verilmesinden sonra uzun bir süre ödemesiz dönemin kabul ediliyor olması tedbirlerin bu süre kadar uzamasına sebep olacaktır ki böyle bir sonuç kanun koyucunun amacına uygun düşmez. Mahkemelerin projeye alacaklıların lehine müdahale etmesi mümkün olduğundan bu süreye müdahale edilmemesi konkordatonun ruhuna aykırı düşecektir.

Projede faizsiz ödeme talep edilmesi tipik tenzilat konkordatosunun bir örneğidir. Borca batık olmayan, malvarlığı ile borçlarını ödeyebilecek olan şirketin tenzilat talep etmesi İİK 305/1-b maddesi kapsamında değerlendirilerek teklif edilen projenin davacının malvarlığı ile uyumlu olmadığı sonucuna varılmalıdır.

Konkordato ucuz kredi temini yolu olarak kullanılmamalıdır.

Somut olayda davacı şirketin konkordatoya tabi borçlarının faizsiz olarak 31/07/2022, 31/10/2022, 31/01/2023, 30/04/2023 tarihlerinde her bir alacaklının, alacağının % 3,75'şerinin; 31/07/2023, 31/10/2023, 31/01/2024, 30/04/2024 tarihlerinde her bir alacaklının alacağının %5 'erinin; 31/07/2024, 31/10/2024, 31/01/2025, 30/04/2025 tarihlerinde her bir alacaklının alacağının %7,5'erinin; 31/07/2025, 31/10/2025, 31/01/2026, 30/04/2026 tarihlerinde her bir alacaklının alacağının %8,75 'erinin ödenmesine karar verilmiştir.

09.11.2021 tarihli konkordato komiser heyeti ek raporunda;davacı borçlu şirketin ağırlıklı olarak ihracat yapan şirket olduğu, kapasitesinin %87 sini ihracata tahsis ettiği, 2019 yılında net satışların %65'i, 2020 yılında ise %74'ü yurt dışı satışı olduğu, gelirlerinin döviz cinsinden olduğu, belirtilmiştir. Davacı şirketin ağırlıklı olarak ihracat yapan şirket olması, borca batık olmaması, gelirinin döviz olmasına rağmen konkordatoya tabi alacaklarının uzun vadede TL cinsinden ödeyecek olması konkordatoya tabi borçlarının geçici ve kesin müddetten yararlanmış olmasına rağmen 6 ay ödemesiz dönemden sonra, az oranla başlayıp artan oranlarda ve uzun sayılabilecek 4 yılda faizsiz ödenecek olması dikkate alındığında İİK'nın 305/1-b maddesinde ifade edilen teklifin borçlunun kaynakları ile orantılı olması şartını sağlamamaktadır.

5. Kabule göre de; mahkemece tasdik edilen konkordato projesinin ödeme planı ve taksitlerinin niceliği itibariyle karmaşık olması konkordatonun genel ilkelerine, İİK 306/1 maddesine aykırı olduğu gibi Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297. maddesi uyarınca infazı kabil bir karar da değildir.

6.Açıklanan nedenlerle davacı şirketin konkordato talebinin reddi gerekirken, yazılı gerekçelerle projenin tasdiki doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,

1-Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2-İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgililere iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,20.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.