6. Hukuk Dairesi 2023/2032 E. , 2023/1956 K.
"İçtihat Metni"
...
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/256 E., 2021/1150 K.
...
HÜKÜM/KARAR : Esastan Red
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 10. Tüketici Mahkemesi
SAYISI : 2018/265 E., 2019/581 K.
Taraflar arasındaki İtirazın İptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyize konu edilen kararda duruşma sınırının altında olduğu anlaşılmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 ncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca duruşma isteğinin reddine, temyiz dilekçesinin kabulü ile incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında düzenlenen protokol - ibraname başlıklı sözleşmeyle Asansör Revizyon Sözleşmesi ve Asansör Periyodik Bakım Sözleşmesinin karşılıklı olarak feshedildiğini, davalının protokol - ibranamede kararlaştırılan ödemeleri yapmadığını, icra takibinin haksız itiraz sonucu durduğunu, davalının icra dairesinin yetkisine itirazının haksız olduğunu öne sürerek itirazın iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; uyuşmazlıkların çözümünde site yönetiminin bağlı olduğu mahkeme ve icra dairelerinin yetkili kılındığını savunarak, yetki ilk itirazında bulunmuş, tarafların 01.10.2016 tarihli Asansör Revizyon Sözleşmesi ve 01.11.2016 tarihli Asansör Periyodik Bakım Sözleşmesini akdettiklerini, davacı yüklenicinin 62 adet asansörün revizyonunu taahhüt ettiği halde 10 adet asansörün revizyonunu yapmadığını, 10 adet asansörün parçalarını sökerek diğer asansörlerin revizyonunda kullandığını, müvekkilini zarara uğrattığını, faturayı 62 adet asansör için düzenlediğini, müvekkiline hile ile protokolün imzalatıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafça her ne kadar 10 adet asansör yönünden, yükümlülüklerin yerine getirilmediği iddia edilmiş ise de, 01/12/2017 tarihli protokol başlıklı belgenin 4 ve 5 nolu maddeleri gözönünde bulundurulduğunda bahsi geçen 10 adet asansörün, davacı şirketin sorumluluğundan çıkarıldığı ve davalı şirketin bu asansörler yönünden ibra edildiği, protokolün 2. Maddesinde belirtilen ödeme planı dikkate alındığında, mahkememizce alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davacı şirketin takip tarihi itibariyle 80.000 TL ana para olmak üzere toplam 80.957,50 TL alacağı bulunduğu, davalı, tüketici olduğundan borçlu olduğu miktara yasal faiz uygulanması gerektiği, mahkememizce kabul edilmiş olup her ne kadar davalı site yönetimi protokol ile belirlenen ödeme planına aykırı davranmış ise de, anılan protokole aykırılık halinde tüm borcun muaccel olacağına dair kayıt bulunmadığı belirtilerek takip tarihi itibariyle vadesi gelmiş borç miktarı yönünden davanın kısme kabulüne, Ankara 27. İcra Müdürlüğünün 2018/2821 sayılı dosyası üzerinden yürütülen takibe davalının yaptığı itirazın kısmen iptali ile , takibin 80.000,00- TL asıl alacak, 957,50 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 80.957,50 TL üzerinden takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar yasal faiz uygulanmasına, 80.000,00 -TL asıl alacağın %20'si olan 16.000,00- TL inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla istemin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının protokolde yazılı tutar kadar alacaklı olduğu, mahkemece kabul edildiği halde takip tarihi olan 08.03.2018 itibariyle 80.000 TL borcun muaccel olduğu gerekçesiyle bu miktar üzerinden davanın kabulüne karar verildiği, oysa protokolün 3.maddesinde "söz konusu ödemelerin ödeme planı dahilinde belirtilen vadelerde ödenmemesi halinde" müvekkilinin tüm talep ve dava haklarının saklı tutulduğu, borcun tamamının muaccel olduğu, davalının da bu konuda itirazının bulunmadığı nedenleriyle mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporlarına yönelik itirazların mahkemece dikkate alınmadığı, 10 adet asansörün sözleşme dışı bırakılmasındaki amacın tespiti gerektiği, davacının asansörler için alması gereken kalite belgelerini almadığı, müvekkiline idari para cezası uygulandığı, protokolün hile ile düzenlendiği nedenleriyle mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflarca 30.09.2016 tarihli asansörlerin revizyonuna ve 10.10.2016 tarihli periyodik bakım yapılmasına dair sözleşmeler akdedilmişse de, 01.12.2017 tarihli protokol-ibraname başlıklı sözleşmeyle revizyon ve periyodik bakım sözleşmelerinin feshedildiği, davalı tarafın protokol-ibraname başlıklı sözleşmenin davacının hilesi sonucu düzenlendiğine ilişkin savunmasını yasal delillerle kanıtlayamadığı, uyuşmazlığın 01.12.2017 tarihli protokol-ibraname başlıklı sözleşme hükümlerine göre çözümlenmesi gerektiği, bu sözleşme gereğince yüklenicinin toplam 256.070,49 TL alacaklı olduğu, bu tutarın sözleşme ve eki olan 24.11.2017 tarihli ödeme planında yazılı tarihlerde taksitle ödenmesinin kararlaştırıldığı, icra takip tarihi itibariyle 30.11.2017, 25.12.2017, 25.01.2018 ve 25.02.2018 tarihli sırasıyla 15.000 TL, 35.000 TL, 25.000 TL ve 25.000 TL olmakla toplam 100.000 TL alacağın muaccel olduğu, davalının toplam 20.000 TL ödeme yaptığı, takip tarihi itibariyle muaccel alacağın 80.000 TL olduğu, sözleşmede bir taksidin ödenmemesi halinde sonraki taksitlerin de muaccel hale geleceğine dair kayıt bulunmadığı,mahkemece verilen mahkemenin ve icra dairesinin yetkisine ilişkin itirazın reddine dair kararın davalı tarafça istinaf nedeni yapılmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve resen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.1.Somut olayda davacı yüklenici, davalı site yönetimi iş sahibi olup, tarafların 62 adet asansörün revizyonuna ilişkin 30.09.2016 ve asansörlerin periyodik bakımına ilişkin 10.10.2016 tarihli sözleşmeleri akdettikleri, takiben 01.12.2017 tarihli protokol - ibraname başlıklı sözleşmeyi düzenledikleri çekişmesizdir. Protokol-ibraname başlıklı sözleşmede 30.09.2016 ve 10.10.2016 tarihli sözleşmelerin feshedildiği, 24.11.2017 tarihli ödeme planı gereğince belirlenen tarihlerde kararlaştırılan miktarlarda olmak üzere yükleniciye toplam 256.070, 49 TL ödeme yapılacağı, 30.09.2016 tarihli sözleşme gereğince revize edilecek 62 adet asansörden 52 adedinin revizyonunun mevzuata uygun olarak yapıldığı, numaraları yazılı 10 adet asansörün sözleşme dışı bırakıldığı, yüklenicinin sözleşme dışı bırakılan bu 10 adet asansörde hiç bir işlem yapmadığı belirtilmiştir.
2.2.Bu nedenle mahkemece de; uyuşmazlığın 01.12.2017 tarihli protokol-ibraname başlıklı sözleşme hükümlerine göre çözümlenmesi gerektiği, bu sözleşme gereğince yüklenicinin toplam 256.070, 49 TL alacaklı olduğu, bu tutarın sözleşme ve eki olan 24.11.2017 tarihli ödeme planında yazılı tarihlerde taksitle ödenmesinin kararlaştırıldığı, icra takip tarihi itibariyle toplam 100.000 TL alacağın muaccel olduğu, davalının toplam 20.000 TL ödeme yaptığı, takip tarihi itibariyle muaccel alacağın 80.000 TL olduğu değerlendirilerek karar verilmesi yerinde olup davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı harcın temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23/05/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!