6. Hukuk Dairesi 2023/1856 E. , 2024/1126 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/269 E., 2022/2589 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan Red
İLK DERECE MAHKEMESİ : Adalar Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/64 E., 2019/86 K.
Taraflar arasındaki alacak isteminden dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince istemin kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı belediye ile müvekkilleri iş ortaklığı arasında 2013 yılı bilgisayar kullanıcı personel işinin taşeron firmalar tarafından gerçekleştirilmesine dair hizmet sözleşmesi imzalandığını, sözleşme kapsamında müvekkillerinin oluşturduğu iş ortaklığı nezdinde sigortalanan 21 işçinin davalı belediyeye 2013 yılı boyunca bilgisayar başında hizmet verdiğini, davalı tarafından 21 işçinin çıplak maaşlarının personele ödendiğini, ancak SGK primi ve KDV başta olmak üzere diğer hak ediş kalemlerinin talep edilmesine rağmen ödenmediğini, bu nedenlerle davalı tarafından ödenmeyen bakiye hak ediş alacağından fazlaya ilişkin talep ve hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50.000,00 TL'nin alacağa aylık hakediş tarihinden itibaren avans faizi işletilerek davalıdan tahsiline, davalı tarafın yol açtığı faiz zararından fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL'nin davalı taraftan ödeme tarihlerinden itibaren avans faiziyle birlikte tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; yetkili mahkemenin Adalar Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, davacılar tarafından müvekkili belediyeden hak ediş kalemlerinin talep edilmesinin haksız olduğunu, müvekkili tarafından yapılan kontroller sonucunda taraflar arasında imzalanan sözleşme gereği personele ödenmesi gereken maaş ödemesinin yapılmadığının tespit edildiğini, sözleşmeye ve şartnameye ilişkin yükümlülüklerin yerine getirilmemesi nedeniyle davacılara ihtarname gönderildiğini, yasa ve usule uygun şeklide müvekkili idareye teslim ve ibrazı zorunlu belgelerin sunulmaması sebebiyle davacıların talep ve iddia ettiği alacakların muaccel hale gelmediğini, bu nedenlerle öncelikle yetkili mahkeme Adalar Asliye Hukuk Mahkemesi olduğundan davanın yetki yönünden reddine, haksız açılmış hukuki dayanağı bulunmayan davanın esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının yapılan ihale sonucunda davalı belediyeye bir hizmet verdiği, karşılığında hak ediş alacağının ödenmediğinin davalı kayıtları ve davacının sundukları belgeler sonucunda sabit olduğu, ödenmeyen hak ediş alacağı ve yapılandırma alacağının alanında uzman bilirkişi marifetiyle tespit edildiği, her ne kadar davacı avans faizinden bahsetmiş olsa da davalı belediyenin ticari işletmesinden kaynaklı olmadığından yasal faize hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinafında
Taraflar arasında imzalanan sözleşme gereği personele ödenmesi gereken maaş ödemelerinin yapılmadığı, davalı idare tarafından bu durumun tespiti ile birlikte 06.03.2013 tarihli ihtarname ve ibraname yazısı ile karşı tarafa gönderildiği, Hak ediş belgeleri ve faturalarn eksik teslim edildiği için sözleşme gereği sadece işçi alacaklarının tahakkuk ettirilerek işçilerin hesabına ödendiği, davacılar tarafından bazı aylara ait hak ediş evraklarının eksik olduğu ve yüklenici tarafından tamamlanamayan dosyaların bekletilerek tutanak altına alındığı, hak ediş evraklarında SGK dekontu, maaş ödendi belgeleri vergi borcu olmadığına dair belgeler vb. lazım gelen bilgi, belge ve dökümanları sunmadığı, bu sebep ile hakedişlerin ödenmediği, SGK ve Vergi borcu yönünden yapılandırma alacağına hükmedilmesinin yasal dayanağı bulunmadığı, bilirkişi raporunun eksik delil incelemesine dayandığı, davacıların kuruma davet edilmelerine rağmen gelmemeleri nedeniyle de ödemelerin yapılamadığı, belirtilen nedenlerle talep edilen alacağın muaccel hale gelmemiş olduğundan kararın kaldırılması talep edilmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraflar arasında tespit edilen uyuşmazlık noktaları göz önüne alındığında, davacının talebinin ödenmeyen hak ediş alacakları ile zamanında ödenmeyen hakedişlerden kaynaklı olarak personelin vergi ve SGK yapılandırma zararının istendiği, alınan bilirkişi raporuna göre hakedişlerin eksik ödendiği tespit edilmiştir. Bu ödemeler için yapılan yapılandırma nedeniyle davacının talep ettiği miktarlar yönünden hukuki yararının bulunduğu anlaşılmış ve bu alacak kalemleri yönünden de bilirkişice hesaplama yapıldığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekilince istinaf talebindeki hususlar temyiz nedeni olarak tekrar edilmiştir
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taraflar arasındaki hizmet sözleşmesi gereği ödenmeyen hak ediş alacakları ile zamanında ödenmeyen hak edişlerden kaynaklı olarak personelin vergi ve SGK yapılandırma zararının tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri,
3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir
2. Taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin 12. maddesinin Ödeme yeri ve Şartları bölümünde; yüklenicinin her ay aylık hak ediş talebini yaparken; Banka Hesap Numarası, Fatura, Vergi ve SSK borcu olmadığına dair yazı, SSK prim tahakkukları, Maaş listeleri, Puantaj listeleri, Aylık Sosyal Güvenlik destek Prim Bordrosu, SSK Prim Ödendi makbuzu, İşyeri Sigorta sicil Numarasını vermekle yükümlü olduğu kararlaştırılmakla, buna göre hakedişlerin düzenlenmesi sırasında davacının sözleşmede kararlaştırılan belgeleri davalıya bildirim yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu yükümlülüğü yerine getirmediği taktirde hakedişin ödenmemesi nedeniyle oluştuğunu beyan ettiği vergi cezası ve Sosyal Güvenlik Kurumu gecikme ücretlerini idareden talep etmesi mümkün değildir. Hakedişlerin düzenlenmesi sırasında davacının sözleşme gereği teslimi gereken sigorta ve vergi dairesi "borcu yoktur" yazılarını teslim etmediğine dair tutanak tutulduğu, davacı tarafından sözleşme kapsamındaki yükümlülüğün yerine getirilmediği sabittir. Mahkemece, sözleşme hükümleri kapsamında ceza ve faizler yönünden idarenin sorumluluğunun bulunmadığı dikkate alınarak sadece hakediş alacağı üzerinden alacağın belirlenmesi için bilirkişiden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi ve yine faiz alacağı yönünden de alacak muaccel hale gelmediği için dava tarihinden itibaren faiz uygulanması gerektiği gözetilerek karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararın bir örneğinin kararı veren İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesine gönderilmesine,
29.4.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!