WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 16 Temmuz 2026

YARGITAY 6. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

6. Hukuk Dairesi         2023/1178 E.  ,  2024/592 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki asıl ve birleşen davalarda alacak, itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl dava ve birleşen 2018/1084 Esas sayılı dava yönünden reddine, birleşen 2018/956 Esas sayılı dava yönünden kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı-karşı davada davacı ... vekilince duruşmasız, davacı-karşı davada davalı ... vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 30.01.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde asıl ve birleşen davada davacı-birleşen davada davalı ... ve vekili Avukat ... geldi. Tebligata rağmen karşı taraftan gelen olmadığı anlaşılmakla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklamasın dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Asıl ve birleşen 2018/1084 Esas sayılı davalarda davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 18.02.2015 tarihli ... Tesisi Projelerinin Geliştirilmesi Sözleşmesi imzalandığını, sözleşme uyarınca davacının güneş enerjisinden elektrik üretimine ilişkin projeler geliştirerek hayata geçirdiğini ve akabinde bu kapsamda kurulan şirketlerin davalıya devredildiğini, davacının edimini gereği gibi ifa etmiş olmasına rağmen davalının davacıyı zarara uğratma kastıyla gerçekleştirdiği fahiş arazi alımları neticesinde, davacının hak ettiği sözleşme bedellerini ödemekten kaçındığını ileri sürerek, sözleşme nedeniyle hak ettikleri alacak tutarının tespiti ile davalıdan faiziyle tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Asıl ve birleşen 2018/1084 Esas sayılı davalarda davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının sözleşme nedeniyle hak ettiği ödeme bulunmadığını savunarak, asıl ve birleşen 2018/1084 Esas sayılı davanın reddini istemiştir.

Birleşen 2018/956 Esas sayılı davasında ise; taraflar arasındaki sözleşme kapsamında yapılan avans ödemeleri nedeniyle davacıya borcu bulunan davalı aleyhine başlatılan icra takibinin haksız itiraz neticesinde durduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile %20 icra inkar tazminatının tahsilini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, aynı tarihli 2 sözleşmeden birinin TL birinin EURO cinsinden düzenlenmiş olduğu ve bu sözleşmelerin hangisinin geçerli ve son sözleşme olarak yapıldığının taraflar arasında ihtilaf konusu olduğu, TL cinsinden olan sözleşmenin sayfa numaralarının birbirini izlediği ve 9. sayfa imza sırasının farklı olduğu, dolayısıyla EURO cinsinden olan sözleşmeye itibar etmek gerektiği, birleşen 2018/956 E. sayılı dava kapsamında davalının 185.523,39 TL fazla avans aldığı, asıl ve birleşen 2018/1084 E. sayılı davalarda davacı yüklenicinin edimini tamamlamadığı, imar masraflarının ve arazi bedellerinin davalı tarafından karşılandığı, proje sayısı ve bedelleri ile hak ediş oranlarına göre davacıya ödenmesi gereken miktarın arazi için ödenen bedelden daha az olduğu, oysa arazi bedellerinin sözleşme kapsamında davacı yüklenici sorumluluğunda kaldığı, taşınmazların sonradan yüksek bedelle alındığına dair davacı iddiasının bir dayanağının bulunmadığı, davacı alacağının tespit edilemediği gerekçesiyle, asıl ve birleşen 2018/1084 Esas sayılı davaların reddine, birleşen 2018/956 Esas sayılı davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen 2018/1084 Esas sayılı davalarda davacı- birleşen 2018/956 Esas sayılı davada davalı vekili ile birleşen 2018/956 Esas sayılı davada davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Asıl ve birleşen 2018/1084 Esas sayılı davalarda davacı- birleşen 2018/956 Esas sayılı davada davalı vekili; raporlardaki ödeme-harcama kalemlerinin hatalı tespit edildiğini, uzman görüşünün dikkate alınmadığını, eksik ifa söz konusu olmadığını, tapuda satış bedellerinin kasten fahiş gösterildiğini, bu hususta emsal araştırması yapılmadan hüküm kurulmasının hatalı olduğunu belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ve asıl ve birleşen 2018/1084 Esas sayılı davaların kabulüne, birleşen 2018/956 Esas sayılı davanın reddine karar verilmesi istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.

Birleşen 2018/956 Esas sayılı davada davacı vekili, avans bedelinden yapılan mahsupların delillere ve hukuka aykırı olduğunu, hesaplamaya esas alan dekontlarda herhangi bir açıklama bulunmadığını, davalı tarafından yapılmış kapora ödemesi bulunmadığını belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ve birleşen 2018/956 Esas sayılı davanın tam kabulüne karar verilmesi istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, ilk derece mahkemesince proje için ödenecek miktarın EURO cinsinden belirlendiği sözleşmeye itibar edildiği ve taraflarca bu husus istinafa konu edilmediğinden incelemenin EURO cinsinden olan sözleşme uyarınca yapılması gerektiği, davacı geliştiricinin kabul edilen hak ediş oranına göre, taraflar arasındaki sözleşmenin 5. maddesi de dikkate alındığında, talep edebileceği bir hak ediş alacağı bulunmadığı, müşterinin ise geliştiriciden, yapılan avans ödemeleri nedeniyle, 185.523,39 TL alacaklı olduğu gerekçesiyle, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Asıl ve birleşen 2018/1084 Esas sayılı davalarda davacı- birleşen 2018/956 Esas sayılı davada davalı vekili; Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki muhalefet şerhinin yerinde ve haklılıklarını destekler nitelikte olduğu ile istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve re'sen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

Asıl ve birleşen 2018/1084 Esas sayılı davalarda davalı- birleşen 2018/956 Esas sayılı davada davacı vekili; taraflar arasındaki ihtilafın ana konusu hangi sözleşmenin geçerli olduğuna dair iken bu hususun istinaf nedeni yapılmadığına dair gerekçede isabet bulunmadığı ile istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçelerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Asıl ve birleşen 2018/1084 E. sayılı davalarda uyuşmazlık, taraflar arasındaki ... Tesisleri Projelerinin Geliştirilmesi Sözleşmesine dayalı alacak, birleşen 2018/956 E. sayılı davada uyuşmazlık, davacı ... sahibi tarafından fazla ödenen avans bedelinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371 inci maddesinin birinci fıkrasının ç bendi ile 266 ncı maddesi.

3. Değerlendirme
1-Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hakim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle istinaf itirazları arasında yer verilmemiş olan hususların temyiz incelemesine konu edilemeyecek olmasına göre, asıl ve birleşen 2018/1084 E. sayılı davalarda davalı- birleşen 2018/956 E. sayılı davada davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2- Asıl ve birleşen 2018/1084 E. sayılı davalarda davacı vekilinin temyiz itirazları bakımından:

Asıl ve birleşen 2018/1084 E. sayılı davalarda davacı vekilinin iddiaları esas itibariyle; enerji tesisi kurulacak arazilerin satış bedellerinin, bölge rayiçlerinin çok üzerinde gösterilmesi suretiyle, davacıyı zararlandırmaya yönelik muvazaalı işlemler yapıldığına dayanmakta iken mahkemece, bu hususta inceleme ve değerlendirme yapılmaksızın eksik incelemeyle hüküm kurulması doğru olmamıştır.

6100 sayılı HMK'nın 266/1. maddesi, "Mahkeme, çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir" hükmünü içermektedir.

Somut olayda mahkemece; enerji tesisi kurulması amacıyla davacı tarafından bulunup davalı tarafından satın alınan ve davacı hak edişinden satış bedellerinin mahsubu yoluna gidilen arazilerin davacının iddiasında belirttiği gibi yüksek bedel gösterilerek davacının zararına hareket edilip edilmediği belirlenmelidir. Bu amaçla, mahallinde uzman bilirkişi marifetiyle keşif icrası yoluna gidilerek, taşınmazların satış tarihlerindeki rayiç değerleri tespit edilip, tapu kayıtlarındaki satış bedelleri ile rayiç değerler arasında davacı iddialarını destekler şekilde fahiş fark bulunup bulunmadığı tartışılarak oluşacak uygun sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme neticesinde yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.

VI.KARAR
Açıklanan sebeplerle;

1-Asıl ve birleşen 2018/1084 E. sayılı davalarda davalı- birleşen 2018/956 E. sayılı davada davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine,

2-Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

3-İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

17.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin asıl ve birleşen 2018/1084 E. sayılı davalarda davalıdan alınarak Yargıtay duruşmasında vekil ile temsil olunan asıl ve birleşen 2018/1084 E. sayılı davalarda davacıya verilmesine,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde asıl ve birleşen 2018/1084 E. sayılı davalarda davacıya iadesine,

Fazla yatırılan temyiz giderinin asıl ve birleşen 2018/1084 E. sayılı davalarda davalı-birleşen 2018/956 E. sayılı davada davacıya iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

13.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.