6. Hukuk Dairesi 2022/987 E. , 2023/2371 K.
"İçtihat Metni"
...
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/1916 E., 2021/1213 K.
...
HÜKÜM/KARAR : Esastan Red
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2016/53 E., 2019/714 K.
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 04/05/2015 tarihinde Cezayir’in Tizi-Ouzou şehrinde çok amaçlı 50.000 koltuklu stadyum ve çevre düzenlemesi inşaatının tuğla duvar, sıva, şap ve seramik kaplaması işinin 160 gün içinde yapımı konusunda eser sözleşmesinin düzenlendiğini, müvekkilinin taşeron olduğu, davalı işverenin ortamı iş yapmaya elverişli hale getirmediğini ve yer teslimi yapmadığı gibi sözleşmedeki sorumluluklarını yerine getirmeyip hakedişleri ödemediğini, işçiler ile gizli görüşmeler yaparak kendi nam ve hesabına çalışmalarını sağladığını, davacının 13.12.2015 tarihinde sözleşmeyi tek taraflı sonlandırdığını, işçilere ödeme tutarı belli olmadığından sözleşme kapsamındaki işler nedeniyle uğradığı zarar olarak şimdilik 50.000-USD, sözleşme dışı ek işler nedeniyle 10.000-USD'nin her ayın sonundan itibaren işleyecek en yüksek avans faiziyle, ayrıca kar kaybı ve diğer zararlar için şimdilik 10.000-USD'nin zararların doğduğu tarihten ve en geç akdin sonlandığı tarihten itibaren işleyecek en yüksek avans faiziyle davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; işin asıl müteahhidinen başka firma olduğunu, taraflar arasında alt istisna sözleşmesi yapıldığını, ancak müvekkilinin üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiğini ve sözleşmede avans ödemesi yapılamayacağı belirtildiği halde avans ve haliyle aylık hak edişler ile davacının nam ve hesabına ödemelerde bulunulduğunu, hatta yerel işçilerin dahi personel maaşlarının zamanında ve tam olarak ödenmiş olduğunu, çalışma izni, vize ve SGK gibi işlemleri de müvekkili tarafından yapıldığını, ancak davacı firmanın zararını azaltmak için mevzuat dışında işlere girince ve başka işverenlerin işlerinde işçiler çalıştırılınca uyarılmış olduğunu, davacı tarafından tek taraflı olarak sözleşmenin feshedildiğini, yoksa müvekkilinin kusuru veya sözleşmeye aykırılığı söz konusu olmadığını, müvekkilinin borcu olmadığını, 47.754,03-USD davacıdan alacaklı olduğunu, kesin hakediş bakiye alacağı ve cezai şarta ilişkin talepleri saklı kalarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacının bakiye alacağının bulunmadığı, her iki tarafça delil olarak dosyaya sunulan kesin hakediş ve tüm dosya içeriği ile anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf başvurusunda; mahkemenin hükme esas aldığı bilirkişi raporunun detaylı itirazlarını karşılamayan hatalı bir rapor olduğunu, raporda sözleşme ve sözleşme dışı ne kadar iş yapıldığına ve bedeline ilişkin bir tespit ve açıklama olmadığını, dosyaya delil olarak sunulan klasör içindeki davacı yanca hazırlanan aylık ve toplam hak ediş raporları ve dayanak belgelerin, davalı yanca imzalanmış metrajlar ve yevmiyelerin, iş belgelerinin hiç dikkate alınmadığını, yapılan işlere ilişkin ataşman defteri, yeşil defter ve benzeri defter ve kayıtlar ile dayanağı belgelerin davalıda mevcut olmasına rağmen bu belgelerin ibrazı istenip gerekli incelemenin yapılmadığını, ayrıca, davalı tarafından işçilerin banka hesaplarına yatırılan ödemelerin ilgili bankalardan istenip hiç incelenmediğini, yine inşaata ilişkin idaredeki ihale dosyası istenip incelemeye tabi tutulmadığını, bilirkişi raporunda davalının ticari defterlerinde gösterilen ödemelerin denetime salih halde belgeleri ile birlikte gösterilmesi gerekirken bu konuda herhangi bir açıklama yapılmadığını, bilirkişilerin taraflar arasındaki sözleşme koşulları (temerrüt faizleri, işçilerin yeme-içme bedelleri, taşeron ve işçilerinin konaklama bedelleri, araç giderleri vs) konusunda hiçbir inceleme yapmadıklarını, 2015 yılı Mayıs ayından 27 Aralık 2015 tarihine kadar geçen 8 aylık süreçte bu işçilerin yemeleri, içmeleri, konaklamaları, şantiyeye gidiş-gelişleri, Türkiye'den Cezayir'e gidiş- gelişleri vs. giderlerinin hiçbir şekilde hesaplanmadığını bunlara ilişkin bir ödeme varsa davalı kayıtlarında bu ödemelerin ayıklanmadığını, yine sözleşme kapsamında davalı tarafından karşılanması gereken müvekkili işçilerinin ve çalışanlarının konaklama giderleri, yiyecek içecekleri vs giderlerinin davalı tarafından karşılanmaması nedeniyle müvekkili tarafından karşılandığını, bu harcamaların da bilirkişilerce dikkate alınmadığını, müvekkilinin her ay düzenlenen ataşmanlara göre yaptığı işlerin miktarını çıkardığını ve onaylaması için davalıya sunduğunu, buna rağmen iş bedelinin ödenmediğini, ödenmesi gereken iş bedeli yönünden her ay sonunda temerrüde düştüğünü, bu nedenle her ay sonundan itibaren hak edilen ödenmesi gereken alacağın kısa vadeli avans faizini de ödemesi gerekmekte olduğu, ne kadar temerrüt faizleri olduğunun da hesaplanması gerekirken, bu hesaplamanın da yapılmadığını, mahkeme kararının kaldırılmasını ve taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafça sözleşme kapsamında toplam 537.855,02 USD bedelli iş yapıldığının, sözleşme dışı yevmiyeli olarak çalıştırılan işçiler yönünden alacak talebinin 62.974,08 USD olduğunun belirtildiği, bu kalemler yönünden sunulan hakediş ve davacı talebinin örtüştüğü, tabloda gösterilen VRD beton kalıp ve demir işleri yönünden alacak miktarı 197.609,27 USD olduğu, taraflarca sunulan hakedişte ise bu imalat yönünden alacak miktarı 160.994,71 USD olarak gösterildiği Hükme esas alınan bilirkişi kök ve ek raporunda; sözleşme dışı yapıldığı iddia edilen bu işlerin metrajlarının günlük raporlarda belirtilmediği, davacı alt yüklenicinin, VRD demir beton kalıp ve demir işleri yönünden hakedişte gösterilenden daha fazla imalat yapıldığını ispatlayamadığına ilişkin kabulün, dosya kapsamına uygun olduğu kanaatine varılmıştır. Kararda usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve özellikle taraflar arasındaki sözleşme kapsamında taraflarca delil olarak sunulan 04 Mayıs 2015-14 Aralık 2015 tarihleri arasındaki imalatlara ilişkin hakediş, imzası inkar edilmeyen ödeme belgeleri ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, hakedişte gösterilen imalatlar dışında imalat yapıldığının, davalı tarafça sunulan ödeme makbuzlarındaki ödemelerin iş bedeli olmayıp bir kısmının farklı sebeplerle verildiğinin, yine davacının eylemleri nedeniyle zarar ve alacak hakkının doğduğu iddiasının ispatlanamamasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyizinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri temyiz nedeni olarak ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan sözleşme kapsamındaki işler nedeniyle uğranılan zarar, sözleşme dışı işler bedeli ve kâr kaybı ve diğer zararlar için tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470 ve devamı maddeleri...
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Davacı vekilinin istinaf sebeplerinin değerlendirilmesine ilişkin yeterli açıklama karar gerekçesinde yer almakta olup, Bölge Adliye Mahkemesi kararı yerindedir.
3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine ,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!