6. Hukuk Dairesi 2022/564 E. , 2023/1707 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1331 E., 2021/1984 K.
DAVA TARİHİ : 14.07.2015
HÜKÜM/KARAR : İstinaf Başvurusunun Esastan Reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Burdur 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2015/314 E., 2020/183 K.
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyize konu edilen kararda duruşma sınırının altında olduğu anlaşılmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca duruşma isteğinin reddine, temyiz dilekçesinin kabulü ile incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil kooperatifin 19/03/2015 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısında yapılan seçim sonucunda yeni yönetim oluşturulduktan sonra hesaplarda önemli oranlarda karışıklık ve usulsüzlüğe rastlanıldığını, bu arada çek koçanındaki bazı çeklerin de kayıp olduğu nereye verildiği bilinmediğini, kooperatif başkanının yaptığı araştırma neticesinde kooperatifin çeklerinin ... Yem sahibi davalı ...'a düzenlenerek verildiği ve her ay düzenli olarak davalıya çek keşide edildiğinin tespit edildiğini, müvekkili kooperatifin davalı ile bu çekleri verilmesini gerektiren bir alışverişi olmadığını, söz konusu çeklerin hile ve muvazaa ile davalıya önceki kooperatif başkanı tarafından verildiğini ileri sürerek çeklerin muvazaa ve hile ile düzenlenerek verilmesi sebebiyle geçersiz ve bedelsiz kaldığının tespiti ile müvekkili kooperatifin çekler sebebiyle davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddialarını kabul etmediklerini, müvekkili ile kooperatifin ticari ilişkisi bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında önceye dayalı malım alım satımı ve para alışverişine dayalı ilişki bulunduğu, davalı ile ilgili işlemlerin tamamı davacı kooperatif kayıtlarında yer aldığı, bu haliyle bedelsizlik ve hile/muvazaa iddiasının davacı yanca ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; eski kooperatif başkanı olan ...'ın Burdur Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/128 E., 2018/428 K. dosyasında zimmetten ceza aldığını, dönemin kooperatif başkanı ile davalı arasındaki ilişkinin usulsüz olduğu dolayısıyla kooperatifin borçlanmasının usulsüz olduğu hükme bağlandığını, ceza dosyasında verilen mahkumiyet kararının bağlayıcı olduğunu, eski yönetimin 19.03.2015 tarihli genel kurul itibariyle görevlerini bıraktıklarını, 26.03.2015 tarihi itibariyle kooperatife ait tüm hesapların yeni yönetime devredildiğini, davaya konu çeklerin keşide tarihlerinin bu tarihlerden sonra olduğunu, davalının borç para verdiği iddiasında bulunmasına rağmen buna ilişkin kooperatif adına yaptığı herhangi bir ödemeyi veya buna ilişkin belgeyi ibraz etmediğini, ceza dosyasında alınan raporlarda hem kooperatifin hem de davalının defter kayıtlarında düzeltme yapıldığının belirtildiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu çeklerin davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, çekin arkasındaki temel ilişkiden bağımsız borç ikrarı içerdiğinden ileri tarihli çek tanzim edilmesi mümkün olduğu, davacı tarafça çeklerin muvazalı olarak davalıya verildiği hususu ispat edilemediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebeplere ek olarak mahkemenin tarafların karşılıklı olarak tanık dinlenilmesine muvafakatı olmadığından tanık dinletme taleplerinin reddine dair verilen kararın HMK 203/1-d maddesine göre hatalı olduğunu, soruşturma dosyasında alınan bilirkişi raporunda kooperatifin zarara uğratıldığının kooperatifin davalıya borcunun bulunmadığının rapor edildiğini, raporlar arasında çelişki bulunduğunu, çeklerin kooperatif ile ilişkisi bulunmadığını, önceki kooperatif başkanın şahsi sorumluluğunda olduğunu, çeklerin keşide tarihi ile yeni yönetimin seçildiği genel kurul tarihine bakıldığında işlemin muvaazalı olarak yapıldığını, 30.000,00 TL bedelli çekte sadece eski kooperatif başkanı ...'ın imzasının bulunduğunu, kooperatif adına üzerinde imza atmaya yetkili iki kişinin imzasını içermeyen kooperatif tarafından geçerliliğini sağlayan genel kurul kararı da bulunmayan iş bu çekin kooperatif adına borç doğurmadığını ileri sürerek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası, 370 ve 371 nci maddeleri,
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına, istinafta ileri sürülmeyen hususların temyiz yargı yolu aşamasında ileri sürülemeyeceğinin tabi bulunmasına ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!