6. Hukuk Dairesi 2022/5099 E. , 2023/3422 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2013/725 E., 2015/96 K.
DAVA TARİHİ : 10.10.2013
HÜKÜM/KARAR : Dava ret
Taraflar arasındaki teminat mektuplarının iadesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında imzalanan özel güvenlik hizmet alım sözleşmesi kapsamında 31.000,00 TL lik teminat mektubunun idareye verildiğini, iş bitiminde davacı şirketin sigorta primlerinin süresinde ödendiğine ilişkin belgeler ve vergi ödemelerini süresinde yaptığına ilişkin belgeleri temin ederek davalı idareye vermiş olmasına rağmen teminat mektubunun iade edilmediği ileri sürerek teminat mektubunun iadesi talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kıdem tazminatı ödeme yükümlülüğünün davacıda olduğunu, davacının işçi alacaklarını ödememiş olması nedeniyle işçiler tarafından açılan davalar bulunduğunu, teminat mektubunun iadesinin mümkün olmadığı savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, davacının davalı idare ile imzalamış olduğu sözleşme kapsamında 13/01/2011 - 28/02/2011 tarihleri arasında davalı işyerinde çalıştırmış olduğu işçilere kendi dönemi ile ilgili kıdem tazminatını ödemesi gerektiği, ancak dosyada bulunan belgelerden davacının çalıştırmış olduğu işçilerin yasadan kaynaklanan alacaklarını ödemediği bu konuda davalı idareyi de ilgilendiren bir çok dava açılmış ve hüküm alındığı, davacı ile birlikte işçilik alacaklarından sorumlu olan idarenin bu alacaklar davacı tarafından tamamen ödeninceye kadar teminat mektubunu iade etmemesinin haklı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; işçilerin aylık ücretlerin müvekkili şirketçe ödendiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin süresinin 1 ay olduğunu, işçilerin hangi haklarının doğduğu hangi haklarının ödenmediği hususunun belirsiz olduğunu, hizmet alım sözleşmesi ve eki belgelere göre müvekkili şirketin kıdem tazminatı sorumluluğu bulunmadığını, davalı idareden kıdem tazminatı adı altında ödeme alınmadığını, davalı idarenin müvekkili şirkete ödemediği tutarı müvekkili şirketten ödemesini istemesinin mümkün olmadığını, müvekkili şirketin sözleşmeden ve mevzuattan kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirdiğini, davalının henüz doğmamış bir alacak için teminat mektubunu alıkoyması hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, sözleşmede kıdem tazminatı vs işçilik alacaklarının teminat mektubunun iadesi şartı olarak düzenlenmediğini, sözleşmenin sona ermesinin işçilerin idare nezhindeki işlerinden çıkarılması sonucuna yol açmadığını, söz konusu özel güvenlik hizmetine yeni ihaleyi alan firmanın devam ettiğini, kararın usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, teminat mektubunun iadesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun geçici 3 ncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427 nci ve devamı maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun geçici 3/2. maddesinin atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanunun 428 nci maddesi ile 439/2 maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen kararının tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına, kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,
23.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!