WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

YARGITAY 6. HUKUK DAIRESI

A- A A+

6. Hukuk Dairesi         2022/5085 E.  ,  2024/1851 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2013/103 E., 2022/144 K.
BİRLEŞEN 2019/540 ESAS SAYILI DOSYADA

1. Mahkemece, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine dayalı bağımsız bölüm teslimi mümkün olmaz ise, bedelinin tahsili istemi ile açılan davada Asliye Ticaret Mahkemesince, mahkemenin görevsizliğine, uyuşmazlığın çözümünde Kayseri Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli ve yetkili olduğuna dair verilen karar, davacılar vekilince temyiz edilmiş, Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesi'nin 20.02.2013 tarih, 2012/6509 E., 2013/943 K. sayılı kararıyla onanarak kesinleşmiştir.

2. Dairemiz bozma kararından sonra, mahkemece yargılamaya devam edilmiş, aralarında hukuki ve fiili irtibat olduğu gerekçesiyle, Kayseri 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/540 E., sayılı ve sözleşmenin geçersizliğinin tespiti istemli davası ile işbu dava dosyası birleştirilmiştir.

3. Mahkemece, asıl ve birleşen davada yapılan yargılama sonucunda, asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulü ile arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin geçersizliğinin tespitine karar verilmiştir.

4. Karar, asıl davada davacılar- birleşen davada davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

5. Asıl dava arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine dayalı bağımsız bölüm teslimi mümkün olmaz ise, bedelinin tahsili, birleşen dava aynı sözleşmenin geçersiz olduğunun tespiti istemlerine ilişkindir.

6. 6100 sayılı HMK’nın 166. maddesinin birinci fıkrasında; "Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davaların aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir ve bu karar diğer mahkemeyi bağlar" hükmüne yer verilmiştir.

7. Dosyaların birleşmesi halinde; ilk dosya Yargıtay incelemesinden geçtikten sonra, henüz kanun yolları aşamasına gelmemiş yeni bir dosyanın bu dosya ile birleşmesi durumunda birleşen dosyanın istinaf yoluna tabi olacağı açıktır. Zira davalar birleşmekle bağımsızlıklarını korur, ayrı dosya olma özelliğini devam ettirirler.

8. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesinin 1. fıkrasında Bölge Adliye Mahkemelerinin Resmi Gazetede ilan edilecek göreve başlama tarihine kadar, 1086 sayılı Kanunun temyize ilişkin yürürlükteki hükümlerinin, yine aynı maddenin 2. fıkrasında ise Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce aleyhine istinaf yoluna başvurulmuş olan kararlar hakkında kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanun'un 427 ile 454. madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı, yani bu kararlara ilişkin dosyaların Bölge Adliye Mahkemelerine gönderilemeyeceği belirtilmiştir. Bu durumda; 20 Temmuz 2016 tarihinden önce verilen kararlar, kanun yoluna başvurma tarihi ne olursa olsun, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427. ve 454. maddelerindeki temyize ilişkin hükümlere tabi olup, dosyanın temyiz incelemesi için Yargıtay Başkanlığına gönderilmesi gerekmektedir.

9. Buna karşılık; 20 Temmuz 2016 tarihinde ve sonrasında verilen temyiz incelemesinden geçmeyen kararlara karşı yasa yoluna gidilmesi halinde ise 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341-360. maddesindeki istinafa ilişkin hükümlerin uygulanması için dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesi zorunludur.

10. Hemen belirtilmelidir ki; somut olayda, daha önce Yargıtay denetiminden geçen asıl davanın “İstinaf” kanun yoluna tabi olmadığı açıktır.

11. Ne var ki, birleştirilen Kayseri 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/540 E. sayılı dava dosyasının karar tarihi 20 Temmuz 2016 tarihinden sonra olup, bu dosyada verilen kararla ilgili daha önce Yargıtay denetimi de söz konusu olmadığından, bu kararın ''İstinaf'' kanun yoluna tabi olduğu anlaşılmaktadır. Bu davada verilen karara karşı sunulan temyiz başvuru dilekçesinin, istinaf başvuru dilekçesi olarak kabulü gerekir.

12. Bu durumda mahkemece, anılan davaların birleştirilmeleriyle bağımsız dava olma özelliklerini kaybetmedikleri gözetilerek, ''İstinaf'' kanun yoluna tabi olduğu anlaşılan, birleşen Kayseri 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/540 E. sayılı dava dosyasının istinaf incelemesi yapılmak üzere ilgili Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesinin sağlanması, akabinde temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyanın kül halinde Dairemize gönderilmesi için mahalline iadesine karar vermek gerekmiştir.

KARAR
Yukarıda açıklanan sebeplerle;

Birleşen Kayseri 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/540 E. sayılı dava dosyasının kanun yolu incelemesinde istinafa tabi olduğu anlaşıldığından, istinaf incelemesi yapılmak üzere ilgili Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine gönderilmesinin sağlanması için dosyanın İLK DERECE MAHKEMESİNE İADESİNE, 30.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.