6. Hukuk Dairesi 2022/4934 E. , 2024/1139 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021/281 E., 2022/542 K. - Birl. Dava 2015/430 E.
HÜKÜM/KARAR : Tapu İptali ve Tescil Yönünden Reddi, Terditli Tazminat Talebin Kabulü
1- Mahkemece tapu iptali ve tescili olmazsa tazminat davasında, davacının devraldığı üyelik karşılığında ...'a ödeme yaptığı, kendisinin veya üyeliği devraldığı kişinin kooperatife ödeme yaptığını ispat edemediği, bu nedenle bağımsız bölüm talep edemeyeceği, 13.158 Euro'nun dava dışı ...'a ödenmesi nedeniyle ancak ondan istenebileceği gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen karara karşı taraf vekillerinin temyiz yoluna başvurulması üzerine,Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesi’nin 09.04.2013 tarihli 2013/338 Esas 2013/2269 Karar sayılı ilamıyla dava dışı ... hakkında dava açmak üzere süre verilip dava açılması halinde işbu dava ile birleştirilmesinin sağlanması, davacının kooperatife borcu olup olmadığı ve kendisi ile aynı durumda olan üyelere tapuların verilip verilmediğinin 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 23. maddesindeki eşitlik ilkesi gözetilerek incelenmesi gerektiği gerekçesiyle, bozulmasına karar verilmiştir.
2- Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacının kooperatif üyesi olarak parasal yükümlüğünü yerine getirmediği aynı statüdeki diğer ortaklar borçlu olmalarına rağmen tapu alıp alamadığının tespit edilemediği, edimini yerine getirmeyen davacının tapu iptali ve tescili talebinde bulunamayacağı, davacının davalı ...'a yapmış olduğu ödemenin güncellenmiş değerinin 46.048,19 TL olduğu gerekçesiyle, her iki dava yönünden tapu iptali ve tescili talebinin reddine tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile terditli olarak açılan tazminat davasının kabulüne dair verilen karara karşı davacı vekili ve asıl davada davalı vekilinin temyiz yoluna başvurulması üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesi’nin 12.11.2020 tarihli 2017/2776 Esas, 2020/3600 Karar sayılı kararı ile , asıl davada davalı tüm ,davacı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde görülmeyerek, bozmadan sonra alınan 17.02.2017 havale tarihli bilirkişi raporunda özellikle bozmada bahsedilen KK’23. Maddeye göre inceleme yapılmadığı, Dairenin yerleşik uygulamalarına göre kendisine konut tahsis edilemeyen ve ödemesi eksik olan üyeye 6'lı formül uyarınca hesaplama yapılması gerektiği mahkemece belirtilen hususlar dikkate alınarak, aralarında kooperatifler konusunda uzman bilirkişinin de yer aldığı bir bilirkişi kurulu oluşturulmak suretiyle kooperatife ait tüm defter, belge ve kayıtlar getirtilerek inceleme yapılması gerektiği belirtilerek kararın, ikinci kez bozulmasına karar verilmiştir.
3- Mahkemece ikinci bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, kooperatifin diğer ortaklarına borçlu olmalarına rağmen tapu verdiğinin tespit edilemediği, davacının kooperatife borcu olduğu birleşen dava da ise taraflar arasındaki sözleşme dikkate alınarak davacının her iki dava yönünden tapu iptali ve tescil talebinin reddine , davaya konu taşınmazın dava tarihi itibariyle rayiç değerinin 96.000,00 TL olduğu, davalı kooperatife normal ödentilerini gerçekleştiren bir ortağın yapması gereken ödeme toplamının 118.264,00 TL olduğu, bozma ilamına göre yapılan hesaplama neticesinde normal ödentilerini gerçekleştiren bir ortağın herhangi bir yararlanmanın bulunmadığı davacının talep edebileceği tazminat tutarının birleşen davada davalı ve kooperatife yapmış olduğu ödemelerin dava tarihi itibari ile değeri olan 46.048,19 TL olacağı gerekçesiyle , her iki dava yönünden tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile terditli olarak açılan tazminat davasının kabulüne dair verilen karara karşı davacı vekilince süresinde temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Kamu düzenine aykırılık halleri ile uyulan bozma ilamının içeriği ve usuli kazanılmış hak ilkesinin re'sen gözetildiği; kararın dayandığı gerektirici sebepler ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, yine; mahkemece uyulan bozma ilamı doğrultusunda karar verildiği gözetilerek temyiz edenin sıfatına ve nedenlerine göre davacı vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle mahkeme kararına ilişkin davacı vekilinin tüm temyiz sebeplerinin reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 29.04.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!