6. Hukuk Dairesi 2022/4626 E. , 2023/2373 K.
"İçtihat Metni"
.
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2022/219 E., 2022/572 K.
...
HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul
Taraflar arasında görülen menfi tespit-istirdat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı taraf vekilleri temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; yanlar arasındaki 02.02.2009 günlü sözleşmeyle davalı iş sahibinin maliki olduğu Gaziantep İli, Şehitkamil İlçesi, Organize Sanayi Bölgesindeki 2 nolu parsel üzerine depo ve işletme tesisi inşaatının yapımını sabit birim fiyatlı ve anahtar teslimi esasına göre davacı yüklenicinin üstlendiği, davacı yüklenicinin iş sahibine verdiği 250.000,00 TL bedelli teminat çekinin kesin kabul işlemi tamamlandıktan sonra yükleniciye iade edileceğinin kararlaştırıldığı, işin sözleşmeye ve projeye uygun tamanlandığının tespit ve kabulü ile 250.000,00 TL bedelli teminat çekinin iadesini ve bu çek nedeniyle borçlu bulunmadığının tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı iddialarının doğru olmadığını, iddia edildiği gibi inşaatın tam ve eksiksiz bitirilerek teslim edilmediğini, Gaziantep 4.Sulh Hukuk Mahkemesi 2011/18 D.iş sayılı tespit dosyası ile kesin kabul ile ilgili eksikliklerin bilirkişilerce tespit edildiğini, bu eksikliklerin giderilmediğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 01.12.2011 tarih, 2011/71 Esas, 2011/655 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (kapatılan) 15. Hukuk Dairesinin 18.03.2013 tarihli ve 2012/2594 Esas 2013/1806 Karar sayılı kararıyla davalı iş sahibinin 05.09.2009 tarihli ek sözleşme kapsamında olan ve 2 sayfa halinde belirtilecek tutarı 182.255,00 TL olarak kabul edilen işlerden dolayı taleplerinden feragat ettiği nazara alınarak, bunun dışında eksik ve kusurlu iş bulunup bulunmadığı araştırılarak, varlığının tespiti halinde teminat niteliğindeki 250.000,00 TL’lik çek nedeniyle yüklenicinin kalan miktar yönünden borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi yerine, hüküm tesisine elverişli olmayan bilirkişi raporu doğrultusunda işin kesin kabule hazır olmadığı gerekçesiyle davanın yazılı şekilde reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 23.01.2017 tarih 2014/41 Esas 2017/30 Karar sayılı kararı ile eksik iş bedelinin 250.000,00TL çek bedelinden daha fazla olduğu dikkate alınarak açılan davanın reddine karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (kapatılan) 15. Hukuk Dairesinin 25.09.2017 tarihli ve 2017/1083 Esas 2017/3122 Karar sayılı kararıyla maddi gerçeğin ortaya çıkması için 6100 sayılı HMK'nın 266 ve devamı maddeleri ile 281/3. maddesi hükümlerine uygun olarak yeniden oluşturulacak konusunda uzman bilirkişi kurulundan, dosya kapsamında mevcut delillere, iddia ve savunmaya göre tarafların ve özellikle davalının önceki bilirkişi raporuna ve uzman görüşüne dayalı teknik ve ayrıntılı itirazları değerlendirilip karşılanmak suretiyle gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınmasından, alınacak raporun önceki raporla çelişkili olması halinde oluşturulacak yeni bir bilirkişi kurulundan rapor alınıp değerlendirilmek suretiyle oluşacak kanaate göre hüküm kurulması gereğine işaret edilmiştir.
D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 13/05/2019 tarih 2017/1061Esas 2019/571 Karar sayılı kararı ile davacı tarafın sorumlu tutulabileceği eksik veya ayıplı imalatın yalnızca zemin betondaki esiklik olduğu, bu eksiklik dışında davacı yüklenicinin sorumlu tutulabileceği herhangi bir eksikliğin bulunmadığı, söz konusu eksikliğin 07/07/2010 tarihli eksik işler listesinin 14 ve 15.maddelerinde de açıkça belirtildiği, söz konusu zemin betonuna ilişkin eksikliğin giderilmesi için gerekli olan masrafın 02/04/2019 tarihli bilirkişi heyeti raporunda belirtildiği üzere toplam 9.000-TL olduğu, 9.000-TL dışında davacı yüklenicinin 05/09/2009 tarihli ek sözleşme ve 07/07/2010 tarihli eksik işler kapsamında sorumluluğunu gerektirir başkaca bir eksik veya kusurlu imalatın söz konusu olmadığı, dava konusu yapılan 250.000-TL teminat çekinin nakde çevrilip davalı tarafından tahsil edildiği dikkate alınarak iş bu bedelden 9.000-TL kabul edilen eksik iş bedelinin mahsubundan sonra 241.000-TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
E. Üçüncü Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 20.10.2021 tarihli ve 2021/18 Esas 2021/1003 Karar sayılı kararıyla denetime elverişli 05/04/2019 tarihli rapor dikkate alınarak eksik ve ayıplı işler bedeli olan 160.850,00 TL’nin dava konusu teminat mektubu bedeli olan 250,000.00 TL’den mahsup edilerek 89.150,00 TL üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği, Mahkemece uyulan bozma ilamına uygun olmayan dosya kapsamındaki iki raporun gerekçesi açıklanmadan ve belirli noktaları nazara alınmak sureti ile yazılı şekilde hüküm tesisinin doğru olmadığı gerekçesiyle karar bozulmuştur.
F. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamında yer alan tüm bilirkişi raporları ve uzman görüşü raporları arasındaki çelişkiyi giderir mahiyette olan 05/04/2019 tarihli bilirkişi heyeti raporuna göre taraflar arasındaki sözleşmeye konu inşaata ilişkin toplamda 160.850,00-TL tutarında eksik ve kusurlu iş bulunduğunun tespit edildiği, bu durumda davacının davalı tarafa sözleşmeye istinaden vermiş olduğu 250.000,00-TL bedelli teminat çek bedelinden davalıya karşı sorumlu olduğu tutar olan 160.850,00-TL'nin düşürülmesi neticesinde ortaya çıkan tutar olan 89.150,00-TL yönünden davacının davalıya borçlu olmadığı anlaşılmış olup, davacı tarafın davaya istirdat davası olarak devam ettiği dikkate alınarak; davanın kısmen kabulüne 89.150,00-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin isteminin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 20.10.2021 tarihli bozma kararının çelişki ve maddi hata barındırdığı, daha önceki bozmadaki usuli müktesep haklarının ihlal edildiği, bozma kararına esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, vazgeçilen işlerin eksik iş olarak yazıldığını bozmaya uyularak verilen kararın da hatalı olduğunu beyanla bozulmasını istemiştir.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; alınan raporların müvekkili lehine olduğu, eksik ve ayıplar nedeniyle kesin kabulün yapılamayacağı, davacıya hiçbir borçları bulunmadığı, mahkeme hükmünün yasaya aykırı olduğunu, kararın bozulması gerektiğini beyan etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, sözleşmeye konu inşaatın tamamlanmış olduğunun ve kesin kabulün yapılması gerektiğinin tespiti ile bu iş kapsamında davalı iş sahibine verilen 250.000,00 TL tutarlı çek nedeniyle davalıya borçlu bulunulmadığının tespiti ve çekin iadesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası,
3. Değerlendirme
1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; taraf vekillerinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
14.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!