WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 13 Temmuz 2026

YARGITAY 6. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

6. Hukuk Dairesi         2022/462 E.  ,  2023/1772 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/279 E., 2021/1847 K.
DAVA TARİHİ : 08.06.2016
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2016/522 E., 2018/525 K.

Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 09.05.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ...'nın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı alt taşeron vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki sözleşme gereğince davalı şirkete 24.11.2015 tanzim tarihli, 01.03.2016 vadeli 46.000,00 TL tutarlı ve 01.04.2016 vadeli 46.000,00 TL tutarlı senetlerin teminat olarak verildiğini, sözleşme konusu iş bitince senetlerin iadesi istendiği halde davalıca geri verilmediğini ve senetlerin haksız olarak takibe konulduğunu belirterek, Ankara 10. İcra Müdürlüğü’nün 2016/11021 Esas sayılı dosyasıyla başlatılan takipten dolayı borçlu bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı taşeron vekili cevap dilekçesinde özetle; senetlerin teminat senedi olmadığını, taraflar arası alacak ilişkisi ile ilgili olduğunu, sözleşmede davacının banka teminat mektubu sunmasının öngörüldüğünü, senet üzerinde teminat ibaresinin olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi’nin 2016/522 Esas, 2018/525 Karar ve 05.06.2018 tarihli kararı ile özetle, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davacının taahhüdünde bulunan işi taraflar arasında akdedilmiş sözleşmede belirtilen sürede bitiremediği, bu hususun Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/64 D.İş dosyasında keşfen yapılan incelemeler sonucu düzenlenen bilirkişi raporuyla da tespit edilmiş olduğu, yine taraflar arasında düzenlenmiş 11.04.2016 tarihinde düzenlenen tutanakta davacının işi tamamlamadığı, sözleşmeye göre işin bitirilmesi gereken 30.12.2015 tarihinden tutanak tarihine kadar geçen günler için 110.000,00 TL tutarında gecikme cezasını ve eksik işlerin 3. bir kişiye yaptırılması halinde bedelinin tamamını karşılayacağı taahhüdünde bulunulduğu, icra takip tarihi itibariyle, iş yapım sözleşmesi ve taraflar arasında düzenlenmiş 11.04.2016 tarihli tutanağa göre davacının ödemeyi kabul ettiği 110.000,00 TL gecikme bedelinden borçlu olduğu, dolayısıyla icra takip miktarından daha fazla davalının alacaklı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesinin 2019/279 Esas, 2021/1847 Karar ve 15.11.2021 tarihli kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri :
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı tarafça cevap dilekçesinin süresinde ibraz edilmediğini, kanuni sürelerin idari izin günlerinde de işleyeceğini, süresinde verilmeyen cevap dilekçesinin ıslahının da kabul edilemeyeceğini, 11.04.2016 tarihli tutanağın ön inceleme duruşmasından sonra sunulduğu için ve muvafakatları olmadığından mahkemece hükme esas alınmasının doğru olmadığını kabul etmemekle birlikte söz konusu tutanağın tek imzalı olduğunu, bu nedenle de kabul edilemeyeceğini, müşterek imzalı olması gerektiğini, sözleşmenin ve teminat senetlerin de müşterek imza ile atıldığını, davalının basiretli tacir olması nedeniyle iyiniyet iddiasının dinlenemeyeceğini belirterek kararı temyiz etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, icra takibine konulan senetlerden dolayı borçlu bulunulmadığının tespitine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
HMK’nın140/son maddesi.

3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2. Dava tarihinde yürürlükte bulunan HMK’nın 140/son maddesi uyarınca, ön inceleme duruşmasında, taraflara dilekçelerinde gösterdikleri, ancak henüz sunmadıkları belgeleri mahkemeye sunmaları veya başka yerden getirtilecek belgelerin getirtilebilmesi amacıyla gereken açıklamayı yapmaları için iki haftalık kesin süre verilir. Bu hususların verilen kesin süre içinde tam olarak yerine getirilmemesi halinde, o delile dayanmaktan vazgeçilmiş sayılmasına karar verilir.
Söz konusu açıklamayı somut uyuşmazlık bakımından değerlendirdiğimizde; mahkemece ön inceleme duruşmasında taraflara tüm delilleri ibraz etmek için iki haftalık kesin süre verildiği ve gerekli ihtaratın yapıldığı anlaşılmıştır. Mahkemece dayanak alınan 11.04.2016 tarihli tutanağın, davalı tarafça bilirkişi raporunun düzenlendiği anda ibraz edildiği, davacı tarafça süresinden sonra sunulan bu delile itiraz edildiği anlaşıldığından mahkemenin bu belgeye dayalı olarak, davacının tutanakta belirtilen 15.04.2016 tarihine kadar işi teslim etmediği gerekçesiyle hesaplanan 110.000,00 TL gecikme cezasının takip konusu miktardan fazla olması nedeniyle davanın reddine karar vermesi doğru olmamıştır.
Taraflar arasında imzalanan 23.11.2015 tarihli sözleşme ile, davacı alt taşeron davalının yükümlülüğündeki Ankara Yüksek Hızlı Tren Gar Kompleksi Yapım İşinin ... Cephesi işini üstlenmiştir. Sözleşmenin 4. maddesinde, davalı taşeron tarafından yapılacak ödemeler karşılığında davacının davalıya banka teminat senedi vereceği, bu senedin geçici kabulde davacıya iade edileceği düzenlenmiştir. Tarafların kabulünde olduğu üzere davacı, ödemeler karşılığında banka teminat senedi yerine takibe konu senetleri davalıya vermiştir. Davalı vekili 04.07.2017 tarihli 3 üncü celsede, dava dışı yüklenici Gülermak- Kolin Gar Kompleksi Yapım Ortaklığınca taraflarına kesilen herhangi bir ceza olmadığı, işin tamamlandığı belirtilmiştir. Her ne kadar sözleşme uyarınca, geçici kabulde senedin davacıya iade edileceği belirtilmiş, taraflar arasında işin resmi geçici kabulünün yapılmadığı anlaşılmış ise de, davalı tarafça işin tamamlandığı beyan edildiğinden, sözleşme uyarınca ödemelere karşılık verildiği anlaşılan takibe konu senetlerin davacıya iadesi gerekmektedir. Belirtilen nedenlerle, mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

1. “Değerlendirme” bölümünün “1 inci” bendi uyarınca davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, “2 inci” bendi uyarınca kabulü ile, temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davacıya verilmesine,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,

Dosyayı ilk derece mahkemesine, karardan bir örneğinin Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesine gönderilmesine,

11.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.