WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 02 Temmuz 2026

YARGITAY 6. HUKUK DAIRESI

A- A A+

6. Hukuk Dairesi         2022/4550 E.  ,  2024/1654 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/643 E., 2022/436 K.-Birl. Dava 2019/150 E.
DAVA TARİHİ : 19.06.2015-Birl. Dava 27.09.2019

Asıl dava arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptali tescil, gecikme tazminatı, eksik ve ayıplı işler nedeniyle uğranılan zararın tazmini; birleşen dava ise tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olup, mahkemece yapılan yargılama sonunda asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın kabulüne dair verilen karar davalı kooperatif ve birleşen davalı vekillerince ayrı ayrı temyiz edilmiştir.

5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’un geçici 2/1 maddesinde, “Bölge Adliye Mahkemelerinin kuruluşları, yargı çevreleri ve tüm yurtta göreve başlayacakları tarih, Resmi Gazetede ilân edilir.” düzenlemesine yer verilmiş ve Resmi Gazetede ilan yapılarak Bölge Adliye Mahkemeleri 20.07.2016 günü itibariyle fiilî olarak göreve başlamıştır.

Diğer taraftan, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3/2 maddesinde “Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce aleyhine temyiz yoluna başvurulmuş olan kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanunun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 454 ncü madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunur.” düzenlemesine yer verilmiş iken 6723 sayılı Danıştay Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile bu hüküm “12/01/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “aleyhine temyiz yoluna başvurulmuş olan” ibaresi “verilen” şeklinde değiştirilmiş ve fıkraya aşağıdaki cümle eklenmiştir. Bu kararlara ilişkin dosyalar bölge adliye mahkemesine gönderilmez:” şeklinde değiştirilmiştir.

Bu değişiklikten önce kanun yoluna başvuruda kanun yoluna başvuru tarihi nazara alınır iken, değişiklikle bu yol terk edilmiş ve karar tarihi esas alınmıştır. Yani anlaşılması gereken şudur; bir karara karşı kanun yoluna başvurulur iken bu kararın verildiği tarihe bakılacaktır. Karar, 20.07.2016 tarihinden önce verilmiş ise temyiz yoluna, 20.07.2016 (bu tarih dahil) tarihinden sonra verilmiş ise, istinaf yoluna başvurulacaktır.

İki düzenleme değişiklik ile birlikte değerlendirildiğinde, istinaf kanun yolunun yürürlüğe girdiği 20.07.2016 tarihine kadar temyiz kanun yoluna başvurulmuş bir karar hakkında bu kararın kesinleşmesine kadar geçecek süreçte 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun istinafa ilişkin düzenlemeleri eklenmeden önceki hâli uygulanmaya devam edilecektir.

20.07.2016 tarihinden önce bir dosyada verilen karara karşı temyiz yoluna başvurulmuş ise, o karar Yargıtay'ca bozulmuş olsa dahi bundan sonra verilecek kararlarla (bozmadan geçmiş dosyalarla ilgili verilecek kararlar) ilgili olarak da başvurulması gereken kanun yolu 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun istinafla ilgili değişikliklerinin yapılmadan önceki hâline ilişkin düzenlemeler gereği temyiz ve koşulları varsa karar düzeltme yoludur. İstinaf yolu söz konusu olmayacaktır. Burada sonradan verilen kararın 20.07.2016 tarihinden sonra verilmiş olmasının önemi yoktur. Daha açık anlatım ile daha önce Yargıtay incelemesinden geçen bir dosyada verilen kararın istinaf edilmesi mümkün değildir.

Dosyaların birleştirilmesi hususunda ise 6100 sayılı HMK’nın 166. maddesinin birinci fıkrasında; "Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir ve bu karar diğer mahkemeyi bağlar" düzenlemesine yer verilmiştir.

Bir dosya Yargıtay incelemesinden geçtikten sonra henüz kanun yolları aşamasına gelmemiş yeni bir dosyanın bu dosya ile birleşmesi halinde, birleşen dosyanın istinaf kanun yoluna tabi olacağı açıktır. Zira davalar birleşmekle bağımsızlıklarını korur, ayrı dosya olma özelliğini devam ettirirler.

Somut olayda, asıl dava dosyasında ortaya çıkan görev uyuşmazlığı nedeniyle görevli mahkemenin Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 06/10/2016 tarihli merci tayini kararıyla belirlendiği, bilahare birleşen davanın da 27/09/2019 tarihinde açıldığı ve 03/10/2019 tarihinde dosyaların birleştirilmesine karar verildiği, mahkemece asıl ve birleşen davada yapılan yargılama sonunda 06/06/2022 tarihli karar ile asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.

Asıl dava dosyasında verilen önceki karar Yargıtay denetiminden geçmiş olmakla, işbu birleşen davada verilen kararın temyiz kanun yoluna tabi olduğu ancak birleşen davanın dava ve karar tarihinin bölge adliye mahkemelerinin faaliyet (20/07/2016) tarihinden sonra olduğu ve bu davalarda verilen kararlar ile ilgili daha önce Yargıtay denetimi de söz konusu olmadığından, anılan dosyada verilen kararın ''İstinaf'' kanun yoluna tabi olduğu, Dairemize doğrudan gönderilemeyeceği, Bölge Adliye Mahkemesince birleşen dosyada istinaf incelemesi yapıldıktan sonra işbu davalar temyiz edilirse temyize gelebileceği anlaşılmıştır.

Hal böyle olunca, davaların birleştirilmelerine karşın bağımsızlıklarını koruyacakları göz önünde bulundurularak, asıl dava ile ilgili temyiz kanun yolu incelemesi yapılmayıp, sunulan temyiz dilekçeleri istinaf dilekçesi olarak kabul edilip, istinafa tabi olduğu anlaşılan birleşen dava ile sınırlı şekilde ve HMK'nın 341-360. maddesindeki hükümler uyarınca istinaf incelemesi yapılmak üzere, tüm dava dosyasının kül halinde Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmek üzere ilk derece mahkemesine iadesine karar vermek gerekmiştir.

KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Birleşen dava ile ilgili istinaf incelemesi yapılmak üzere dava dosyasının kül halinde Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesine gönderilmek üzere İlk Derece Mahkemesine İADESİNE,

22.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.