WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 28 Haziran 2026

YARGITAY 6. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

6. Hukuk Dairesi         2022/4422 E.  ,  2023/3223 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1010 E., 2022/1579 K.
DAVA TARİHİ : 30.09.2016
HÜKÜM/KARAR : Başvurunun esastan reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 6. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/575 E., 2022/49 K.

Taraflar arasında açılan taşınmaz satış vaadine dayalı alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince taraf vekillerinin başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili; davacının hissedarı bulunduğu Kayseri ili, Kocasinan İlçesi, Kötügöller mevkii, 192-410-411 pafta, 2855 ada, 4-5 ve 7 parsel sayılı taşınmazlar üzerine bina inşa edildiğini, taşınmaz sahipleri ile ... ile arasında 15/12/2010 tarihinde gayrimenkuller üzerinde inşa edilen daireler ile ilgili Satış Vaadi Sözleşmesi düzenlendiğini, bu sözleşmede kooperatifin davacıya 198.500,00 TL ödeme yapmayı kabul ve taahhüt ettiğini, edimlerin yerine getirilmesi amacıyla ihtar çekildiğini ancak davalı tarafından edimlerin yerine getirilmediğini, taraflar arasındaki sözleşmenin 11. maddesinde temerrüt faiz oranının aylık %5 olarak kararlaştırıldığını, bu nedenlerle sözleşmeden kaynaklı olan ve ödemesi gerçekleştirmeyen 500.000, 00 TL alacağın dava tarihinden itibaren hesaplanacak aylık %5 akdi faizi ile birlikte davalı kooperatiften tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; öncelikle zamanaşımı itirazlarının olduğunu, sözleşme gereği ödenmesi gereken 198.500,00 TL'nin 118.000,00 TL'sinin ödendiğini, bu ödemenin kooperatif üyeleri tarafından, her tapu devrinde kendisine tapu dairesinde yapıldığını, ödemelerin bu şekilde yapılacağı hususu ise davaya konu sözleşmenin 2. Sayfasının ilk ve ikinci cümlesinde de açıkça belli olduğunu dolayısıyla kalan 8 adet taşınmazı, kooperatife veya üyelerine devretmesi halinde 80.500,00 TL kendisine ödeneceğini, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi’nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davaya konu 15/12/2010 tarihli düzenleme şeklinde taşınmaz satış vaadi sözleşmesine göre davalı kooperatifin davacının hissedarı olduğu Kayseri İli, Kocasinan İlçesi, Kötügöller Mevkii, 2855 ada, 4, 5 ve 7 parsel sayılı taşınmazlar üzerine inşa edilen ve sözleşme kapsamında kooperatif üyelerine teslim edilen daireler karşılığında davacıya 198.500,00 TL ödeneceği, 15/05/2011 tarihinde neticelenmek üzere eşit taksitler halinde 6 ay içerisinde bu miktarın ödeneceği, taksitlerin ödenememesi halinde diğer taksitlerin muaccel hale geleceği ve temerrüt faiz oranının %5 olacağı kararlaştırıldığı, 15/05/2016 tarihli noter ihtarnamesi ile 794.000,00 TL'nin faiziyle birlikte davalı tarafından ödenmesi talep edildiği, davalı tarafça 198.500,00 TL'nin 118.000,00 TL'sinin ödendiği iddia edilmiş ise de bu hususun HMK’nın 190. maddesi ile TMK’nın 6. maddesi uyarınca ispatlanamamış olması nedeniyle davalı kooperatifin davaya konu sözleşmeden dolayı davacıya 198.500,00 TL borcu olduğu anlaşıldığı, taraflarca kararlaştırılan yıllık %60 oranındaki faizin yasal faiz olan %9 un %100 üne denk gelen %18'i aşması sebebiyle temerrüt faiz oranının %18 olarak kabul edilmesi gerekeceği, davaya konu sözleşmenin imzalanma tarihi ile temerrüt tarihi olan 15/05/2011 tarihi dikkate alındığında Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girdiği tarih olan 01/07/2012 tarihinden önce oluşan borç ve faiz bakımından uygulanamayacağı, bu sebeple 198.500,00 TL asıl borç için temerrüt tarihinde 01/07/2012 tarihine kadar olan 413 günlük süre için %60 oranındaki akdi faizin, 01/07/2012 tarihinde dava tarihine kadar geçen 1552 günlük süre için ise yukarıda bahsedildiği üzere %18 oranındaki faiz oranının uygulanması gerektiği anlaşıldığından 198.500,00 TL asıl borç ve 286.688,39 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 485.188,39 TL'nin ...' un 08/06/2019 tarihinde vefat etmiş olması sebebiyle veraset ilamında belirtilen şekilde mirasçılarına payları oranında verilmesine ilişkin davanın kısmen kabulü ve kısmen reddi yönünde karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesi’nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekilinin istinaf dilekçesinde; kooperatif ile arsa sahibi arasında yapılan kat karşılığı inşaat sözleşmesinin niteliğinin ticari iş olması sebebiyle akdi faiz oranı taraflar arasında serbestçe belirlenebileceği ve işin ticari iş olması sebebiyle asıl alacağa ticari avans faizi uygulanması gerektiği gerekçeleriyle istinaf talebinde bulunmuştur.
Davalı vekilinin istinaf dilekçesinde; ödemelerin tapu müdürlüğünde, tapunun devri sırasında ve elden yapıldığını, 118.000,00 TL ödemenin yapıldığını ödeme yapan kişiler ve davacının oğlu veraset ilamında adı bulunan davacı tanığı ... da tanıklık yaparak ödemenin yapıldığını beyan etmiş, davacı yanın kötüniyetli olarak kalan tapuların devrini geciktirdiğini ve alacağa faiz işlemesine neden olduğunu belirterek istinaf talebinde bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesi yukarıda tarih ve sayıları belirtilen kararı ile; davalı 118.000,00 TL ödendiğini iddia etmiş ise de, söz konusu ödemenin kooperatif kayıtlarına ilişkin usulüne uygun işlendiğini gösteren herhangi bir banka dekontu, makbuz vb. belgelerin dosyaya sunulmadığı gibi kooperatif üyeleri tarafından da davacıya ödeme yapıldığına ilişkin herhangi bir ödeme belgesi sunulmadığı anlaşılmakla davacının kooperatiften 198.500,00 TL alacaklı olduğuna kanaat edildiği, taraflar arasında imzalanan satış vaadi sözleşmesi, 15.12.2010 tarihinde imzalandığından borçlu temerrüdünün oluştuğu kabul edilen 15.05.2011-01.07.2012 (TBK Yürürlük Tarihi) döneminde; sözleşmede kararlaştırılan aylık %5 temerrüt faiz oranına göre; TBK yürürlük tarihi ile dava tarini arasındaki dönemde ise; TBK 120. maddesinin emredici ve kamu düzenine ilişkin 120. maddesi gözetilerek; temerrüt faizinin %18 olacağı dikkate alınarak; davacı/satıcı muris ...'un davalı Kooperatiften 198.500,00 TL asıl alacak ve 15.05.2011-30.06.2016 tarihleri arasındaki dönem için 286.688,39 TL işlemiş faiz olmak üzere; toplam alacak tutarının 485.188,39 TL olduğu yönündeki ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu kanaatiyle tarafların istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesi’nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili ; istinaf sebepleri ve re'sen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
Davalı vekili; istinaf sebepleri ve resen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayalı alacak davasıdır.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı HMK 200/2. madde.

3. Değerlendirme
Dava konusu miktar, HMK'nın 200/1. Fıkrası gereğince senetle ispatlanması gerekse de; davanın her iki tarafının tanık göstermesine karşı çıkmaması, davacının tanık olarak gösterdiği ve davacının ölümüyle davacı sıfatını alan ...'un kooperatif üyelerinin 100.000,00 TL'nin davacı babasına ödendiğine dair beyanı ile davacının diğer tanığı olan damadı ile davalı taraf tanığının da benzer mahiyette beyanda bulunması, kooperatif üyelerinden .... ve ...'ın arsa sahibi davacıya sözleşmede kararlaştırılan 198.500,00 TL'den kendi hisselerine düşen toplam 100.00,00 TL'yi davacıya ödedikleri kooperatif borcunun 98.500,00 TL kaldığı dosya içeriğiyle sabittir.

Davalı kooperatif tacir (TTK.m.124) olduğundan tarafların sözleşmede akdi temerrüd faizi kararlaştırması mümkündür. (TTK.m8,19/2) Sözleşmede akdi temerrrüd faizi aylık %5 olarak kararlaştırıldığına göre kooperatifin kalan 98.500,00 TL'lik borcu için temerrüt tarihi olan 23.06.2016 tarihinden itibaren %5 akdi temerrüt faizi uygulanarak, faize faiz işletilemeyeceği kuralı da gözardı edilmeden sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle yukarıdaki şekilde karar verilmesi yerinde görülmemiş, bu husus bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

10.10.2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.

-KARŞI OY YAZISI-

6098 sayılı TBK 88. maddede ana para faizi, TBK 120. maddede ise temerrüt faizi düzenlenmiştir. 3095 sayılı Kanunun hem isminde, hem de içeriğinde ikili ayrım yapılarak, 1. maddede sözleşme faizi, 2. maddede ise temerrüt faizine yer verilmiştir. 6102 sayılı TTK’da da ikili ayrım bulunmaktadır. 8. madde akdi faize ilişkin olup ticari işlerde faizin serbestçe kararlaştırılabileceği hükmünü içermektedir. Ayrıca 9. madde mevcut olup burada kanuni faiz, temerrüt faizi hakkında ilgili mevzuat hükümleri uygulanır denilmiştir.
TTK 8 ve 9. madde ayrımı önceki TTK’da da bulunmakta idi ve o dönem yargısal uygulamalarda temerrüt faizinin 9. maddeye dayalı olduğu kabul ediliyor ve yaptığı yollamaya gidiliyordu. 6102 sayılı TTK da bu ayrımı korumuş olup, 8. madde temerrüt öncesi dönem için uygulanacak akdi faize, 9. madde ise temerrüt faizine ilişkin bir düzenlemedir.

TBK 88. maddede akdi faize ilişkin, TBK 120. maddede temerrüt faizine ilişkin faiz tavan sınırları getirilmiş olup bu hükümler ticari iş sayılan tüm sözleşmeler için uygulanacak mıdır? Temerrüt öncesi dönemde uygulanacak akdi faiz yönünden ticari işlerde 8. madde gereğince faiz serbestisi bulunduğundan TBK 88. maddede yer alan tavan sınırları ticari işlerde uygulanamayacaktır. Çünkü TTK 8, TBK 88 e göre daha özel bir madde olup bu maddede ticari işlerde faizin serbestçe kararlaştırılacağı düzenlenmiştir.

Temerrüt faizi yönünden uygulanacak TTK 9. maddede ise böyle bir serbesti bulunmadığı gibi açıkça faize ilişkin genel düzenlemelere ve bu kapsamda TBK ve 3095 sayılı Kanuna yollama yapıldığından ticari işlerde temerrüt faizi yönünden TBK 120. maddedeki temerrüt faizi tavan sınırı uygulanacak ancak temerrüt faizinin sözleşmeyle serbestçe kararlaştırılan akdi faizin altında olamayacağı gözetilecektir. Bu şekilde belirlenmiş akdi faiz yok ise, temerrüt faizi avans faizinin iki katını geçemeyecektir.

Önceki TTK 9. maddede 8. madde hükmünün saklı olduğu belirtilerek yollama yapıldığından serbesti temerrüt faizi için de geçerli iken 6102 sayılı yeni TTK’da bu yollama kaldırılmış, serbestiye esas bağ kopartılmıştır. Bu nedenle artık ticari işlerde temerrüt faizi için tam serbesti bulunmayıp maddenin yaptığı yollama da gözetilerek, TBK 120. madde gereği tavan sınırlar uygulanmalıdır.
Yasa koyucunun ticari hayatın korunması amacıyla kişilerin bu ağır faiz yükü altına girmesini kabul ederek TTK 8. maddedeki faiz serbestisini ticari işlerdeki temerrüt faizi için de kabul ettiğini düşünmek faiz tavan sınırlarının getirilme amacı ve mantığıyla da bağdaşmaz.

Taraflardan biri için ticari iş sayılan sözleşme diğer taraf için de ticari iş sayıldığından taraflardan biri tacir ise diğer taraf tüketici olsa bile ticari iş hükümleri uygulanmaktadır. Bu nedenle ticari iş sayılan sözleşmelerin çoğu kez sadece bir tarafı tacir durumunda bulunmakta ve tacir sayılmayan esnaflar tüketiciler veya diğer kişiler de ticari iş sayılan sözleşmelerin tarafı olabilmektedirler. Günümüzde esnaf işletmelerinin yerini büyük ölçüde ticari işletmeler almış olup tacir sayılan marketten alınacak küçük bir ihtiyaç maddesi için dahi yapılan sözleşme ticari iş mahiyetindedir. Toplum hayatında ticari işlerin kapsamı bu ölçüde geniş iken ticari işler bakımından tacir sayılsın veya sayılmasın taraflarının bir korunma ihtiyacı altında olmadığı da düşünülemez.

Ticari işlerde akdi faiz serbestisinin bir mantığı vardır. Çünkü kişilerin borçlanma için değişik kanalları mevcut olup piyasa rekabeti içinde kendisine en uygun faiz oranını araştırıp buna göre borçlanması mümkündür. Zaten piyasa rekabeti içinde bu da makul oranlarda olacağından serbestinin olumsuz sonuçları da ortaya çıkmayacaktır. Ancak temerrüt hali çoğu kez ödeyememe ve aciz hali olup, akdi faizlerin kat be kat üstünde temerrüt faizlerinin devreye girmesi, ödeyememe ve aciz halini derinleştirip daha da zorlaştıracağı ve kişiler arasındaki uyuşmazlıkları arttıracağı için, temerrüt faizinin akdi faizin altında olmamak üzere sınırlandırılması, toplum huzuru ve barışı için de bir zorunluluktur. TBK 120. maddedeki faiz tavan sınırının, TTK 9. maddede serbesti kuralı bulunmadığı için ticari işlerde temerrüt faizi için de uygulanması gerekli ve zorunlu olup mevcut düzenlemelerden ticari işlerde temerrüt faizi için de tam bir faiz serbestisi olduğu sonucu ortaya çıkmamaktadır.

Bu açıklamalardan sonra somut olaya döndüğümüzde sözleşmede kararlaştırılan aylık % 5 olmak üzere yıllık % 60 oranındaki faiz, akdi anapara faizi olmayıp temerrüt faizine ilişkin bir kararlaştırmadır.

Temerrüt faizine ilişkin bir belirleme olduğuna göre TBK 120. madddeki tavan sınırların burada uygulanması gerekir. Zira bu maddde ile sözleşme serbestisine kanun hükmü ile bir sınırlama getirilmiş olup emredici bu hükme uyulması zorunludur. Kooperatif tacir olduğuna göre faaliyeti kapsamında yaptığı sözleşmenin ticari iş bulunduğu açık ise de faiz tavan sınırlarının yukarıda açıkandığı üzere ticari işlerdeki temerrüt faizi oranı için de uygulanması gereklidir. Tarafların belirlediği akdi faiz (anapara faizi) oranı bulunmadığından faiz tavan sınırı için sınır teşkil edecek ve akdi faizin altında olmayacak bir sınır da mevcut olmadığı için doğrudan TBK 120. madddeki sınırlar uygulanmalıdır. Bu sınır ise ilgili dönemlerde uygulanacak avans faizinin iki katı olmak üzere belirlenecek orandır.
Mahkemece bu esaslara uygun olarak faiz tavan sınırlarının uygulanması yerinde ise de tavan sınır hesabında avans faiz oranı yerine yasal faiz oranının esas alınması doğru olmamıştır. Bu nedenle hükmün değişik nedenle bozulması gerektiği görüşünde olduğumdan, ticari işlerde TBK 120. madddeki tavan sınırların uygulanamayacağı kabul edilerek hükmün bozulması yönünde oluşan değerli çoğunluk görüşüne katılamıyorum.