6. Hukuk Dairesi 2022/4251 E. , 2024/1588 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/678 E., 2022/202 K.
DAVA TARİHİ : 02.01.2013
HÜKÜM/KARAR : Ret
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve temyiz incelemesinden geçen itirazın iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile İstanbul 2010 Avrupa ... Ajansı arasında, 22.02.2010 tarihinde ...Bölgesi Cadde ve Sokak İyileştirilmesi Yapım İşi Sözleşmesi imzalandığını, müvekkilinin bu sözleşme gereğince edimlerini yerine getirirken mücbir sebeplerden ötürü sözleşmenin ifasının geciktiğini ve idareden süre uzatım talebinde bulunduğunu, idare tarafından fiyat farkı reddedilerek süre uzatım talebinin kabul edildiğini, müvekkilinin fiyat farkını reddi hususunu kabul etmeyip, hak ediş raporu ve hak ediş icmalini fiyat farkına itiraz kaydı ile onayladığını, daha sonra ihtirazi kayda konu fiyat farkı ödenmesi ile ilgili olarak, ... Belediyesi'nce Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ... İşleri Kurulu'na yapılan başvuru sonucunda, kurulun 27/06/2012 tarihli kararında fiyat farkı verilmemesinin sözleşmeye aykırı olduğundan bahisle Kamu İhale Kanunu ve ilgili mevzuat gereğince, fiyat farkı verilmesinin gerekli olduğu hususuna yer verildiğini, bunun üzerine davalıya fiyat farkının ödenmesi için başvurulduğunu, talebin reddedilmesi üzerine alacağın tahsili amacıyla İstanbul 30. İcra Müdürlüğü'nün 2012/25082 esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, davalının itirazı nedeniyle takibin durdurulduğunu belirterek, anılan icra dosyasında davalının haksız itirazının iptali ile takibin devamına ve alacağın %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... İl Özel İdaresi vekili cevap dilekçesinde; davaya karşı ilk itirazlarının derdestlik, zamanaşımı, faiz, yetkisizlik, görevsizlik ve husumet yönünden olduğunu, davanın reddinin gerektiğini, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 14.2 maddesinde yükleniciye fiyat farkı verilemeyeceğinin, 14.3 maddesinde sözleşmede yer alan fiyat farkına ilişkin esas ve usullere göre sözleşme imzalandıktan sonra değişiklik yapılamayacağının hükme bağlandığını, dava dilekçesi ekinde dosyaya ibraz edilen ... Kurulu raporunun, taraflar arasında imzalanan sözleşme sebebiyle bağlayıcılığının bulunmadığı gibi Fen Kurulunun tespit ettiği fiyat farkının da sözleşme hükümleri gereği hukuki geçerliliğinin bulunmadığını, müvekkili idare tarafından süre uzatımı yapılırken fiyat farkı vermemek kaydıyla süre uzatımı yapıldığını, davacı şirket tarafından da yapılan işin taraflar arasında imzalanan sözleşmeye uygun olarak tamamlandığını, bu sebeple fiyat farkını hak edecek bir iş yapılmadığını, nitekim dava dilekçesinde bu hususa ilişkin bir belge ve bilgi bulunmadığını, davacı vekilinin icra inkar tazminatına ilişkin iddialarını kabul etmediklerini belirterek, açıklanan sebeplerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
İstanbul 9. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2013/138 Esas-2018/435 Karar, 18.10.2018 tarihli kararıyla, "taraflar arasında imzalanan sözleşme gereğince işin 30.08.2010 tarihinde bitmesi gerekirken mücbir sebeplerden dolayı davacının ek süre talep ettiği, davalı idare tarafından 105 gün ek süre verilerek iş bitiminin 13.12.2010 tarihi olarak belirlendiği, süre uzatım kararının yükleniciden kaynaklanmayan sebeplerden dolayı olduğu, mücbir sebep veya idareden kaynaklanan hallerde işin gecikmesi ve süre uzatımı verilmesi durumunda, taraflar arasındaki sözleşmenin 14.2 maddesi ile 4734 sayılı Kanuna göre İhalesi Yapılacak olan Yapım İşlerine İlişkin Fiyat Farkı Hesabında Uygulanacak Esasların 12. maddesine göre yükleniciye fiyat farkı verilmesinin koşullarının oluştuğu, 30.07.2018 tarihli bilirkişi raporu ile 105 günlük süre uzatımı için yapılan hesaplamaya göre 58.809,93.TL fiyat farkının hesaplandığı" gerekçesiyle 58.809,93 TL üzerinden takibin iptaline ve fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı taraflar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
2. Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi'nin 2020/184 Esas, 2020/2511 Karar, 21.09.2020 tarihli kararı ile özetle; ...Bölgesi Cadde ve Sokak İyileştirilmesi işine ilişkin olarak yanlar arasında 7.975.462,35 TL + KDV birim fiyatlı 22.02.2010 tarihli sözleşme imzalandığı ve bu sözleşmenin 8.2.1-1 maddesi ile Yapım İşleri Genel Şartnamesinin (YİGŞ) ek olarak kabul edildiği, Yapım İşleri Genel Şartnamesi'nin 39/4-e maddesinde; yüklenicinin geçici hak edişlere itirazı olduğu takdirde, karşı görüşlerinin neler olduğunu ve dayandığı gerekçeleri idareye vereceği ve bir örneğini de hak ediş raporuna ekleyeceği dilekçesinde açıklaması ve hak ediş raporunu “idareye verilen ... tarihli dilekçemde yazılı ihtirazi kayıtla” cümlesini yazarak imzalaması gerektiği, eğer yüklenicinin hak ediş raporunun imzalanmasından sonra tahakkuk işlemi yapılıncaya kadar, yetkililer tarafından hak ediş raporunda yapılabilecek düzeltmelere bir itirazı olursa hak edişin kendisine ödendiği tarihten başlamak üzere en çok on gün içinde bu itirazını dilekçe ile idareye bildirmek zorunda olduğu, yüklenicinin itirazlarını bu şekilde bildirmediği takdirde hak edişi olduğu gibi kabul edilmiş sayılacağının düzenlendiği, bu kuralın şartnamenin 40/9. madde yollamasıyla kesin hak edişe itiraz yönünden de uygulanacağı, şartnamenin bu kurallarının sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 193. maddesi uyarınca delil sözleşmesi niteliğinde olup, tarafları bağladığı gibi mahkemece de re'sen dikkate alınması gerektiği, bu hüküm uyarınca hak edişlere şartnamede belirtilen şekilde itiraz edilmediği takdirde yüklenicinin o hak edişe bağlı haklarının düşeceği, yüklenicinin alacak talebi halinde delil sözleşmesi niteliğindeki bu şartname hükümleri gözetilerek değerlendirme yapılması gerektiği açıklandıktan sonra, "somut olay değerlendirildiğinde; 01.03.2011 tarihli 8 numaralı kesin hak ediş raporunda fiyat farkı tutarı olan 371.342,28 TL yazıldıktan sonra çizildiği anlaşıldığından sözleşmenin 8.2.1-1 maddesine göre eki olan Yapım İşleri Genel Şartnamesi'nin 40. madde 9. fıkrası delaletiyle uygulanacak olan 39/4-e maddeye göre ödendiği tarihten başlamak üzere en geç 10 gün içinde itirazlarını iş sahibine bildirebileceğinden; mahkemece davalı iş sahibinden kesin hak edişle ilgili ödeme belgeleri ve varsa itiraz dilekçesinin getirtilip, davacı yüklenicinin süresi içinde itirazı varsa, davanın şimdiki gibi kabulüne karar verilmesi; itiraz dilekçesi bulunmaması halinde ise kesin hakediş olduğu gibi kesinleşmiş olacağından davanın reddine karar verilmesi gerektiği" gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
C. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, bozma ilamında belirtildiği üzere davalı iş sahibinden kesin hakedişle ilgili ödeme belgeleri ve bunlara ilişkin davacının itiraz dilekçesinin istenildiği, davacı yüklenicinin süresi içinde davaya konu kesin hak edişle ilgili ödeme belgelerine taraflar arasında imzalanan 22.02.2010 tarihli Yapım İşleri Genel Şartnamesi'nin 39/4-e maddesinde belirtilen şekilde herhangi bir itirazı bulunmadığının anlaşıldığı belirtilerek, davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; mahkeme tarafından verilen kararda, müvekkili şirket tarafından Şartname'ye uygun şekilde hak ediş raporuna bir itirazda bulunulmadığının ifade edildiğini, oysaki müvekkil Şirketin, kesin hak ediş raporlarına ihtirazi kayıt düşerek süresinde davalı idareye itirazını bildirdiğini ve fiyat farkı talebinde bulunduğunu, sözleşmenin ifasında yaşanan gecikmenin, mücbir sebepten ileri geldiğini ve yaşanan işbu gecikmede müvekkili şirketin bir kusurunun bulunmadığını, ayrıca, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ... İşleri Kurulu tarafından verilen kararda da davalı tarafından müvekkil şirkete sözleşme kapsamında fiyat farkı ödemesi yapılması gerektiğinin yazıldığını, belediyenin müracaatı neticesinde kurul tarafından oy birliği ile verilen karara rağmen davalı idarenin, haksız ve hukuka aykırı şekilde müvekkil şirkete hiçbir fiyat farkı ödemesi yapmadığını, kurul kararı ve bilirkişi ek raporunda yapılan tespitlere rağmen davalı idare tarafından müvekkil şirkete ödeme yapılmamasının hiçbir hukuki dayanağı olmadığını belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanmış olup, dava fiyat farkı alacağının tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptâli, takibin devamı ve icra inkâr tazminatı istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci, 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddeleri
3. Değerlendirme
1.Usuli kazanılmış hak, 1086 sayılı HUMK'un yürürlükte olduğu dönemde çıkarılan 09.05.1960 tarih, 1960/21 Esas, 1960/9 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında tanımlanmış olup, içtihadı birleştirme kararında; Yargıtay bozma kararına uyulmakla, orada belirtilen biçimde işlem yapılması yolunda lehine bozma yapılan taraf yararına usulî kazanılmış hak, aynı doğrultuda işlem yapılması yolunda yerel mahkeme için de zorunluluk doğacağı, usulî kazanılmış hakka ilişkin açık kanun hükmü olmasa da temyiz sonucu verilecek bozma kararının hukuka ve usule uygun karar verilmesini sağlamaktan ibaret olan amacı ve muhakeme usulünün hakka varma ve hakkı bulma maksadıyla kabul edilmiş olması yanında hukuki alanda istikrar amacıyla kabul edilmiş bulunması bakımından usulî kazanılmış hak müessesesi usul hukukunun dayandığı ana esaslardan olup, kamu düzeniyle de ilgili olduğu belirtilmiştir. 6100 sayılı HMK'nın yürürlüğe giren ilk halinde usuli kazanılmış hakka yer verilmemişse de bu ilkenin uygulanması, Yargıtayın içtihatları ile HMK’nın 177/2. maddesine 22.07.2020 tarih ve 7251 sayılı Kanun'un 18. maddesi ile yapılan ek düzenlemeye kadar devam etmiştir. Bu ek düzenleme ile “Yargıtayın bozma kararından veya bölge adliye mahkemesinin kaldırma kararından sonra dosya ilk derece mahkemesine gönderildiğinde, ilk derece mahkemesinin tahkikata ilişkin bir işlem yapması hâlinde tahkikat sona erinceye kadar da ıslah yapılabilir. Ancak bozma kararına uymakla ortaya çıkan hukuki durum ortadan kaldırılamaz” maddesi ile HMK’da hüküm altına alınmış olup, usuli kazanılmış hakların korunacağı bu şekilde hükme bağlanmıştır.
2.Usuli kazanılmış hak kamu düzeni ile ilgili olması nedeniyle Yargıtayca da re'sen dikkate alınır. Mahkemenin Yargıtay bozma kararına uymuş olması halinde bu uyma kararı ile bağlı olup, usuli kazanılmış hak ilkesi uyarınca lehine bozulan taraf yararına araştırma ve inceleme yapması zorunludur. Yargıtayın ve Dairemizin istikrarlı uygulamaları da bu yöndedir.
3. Bu anlatımlar çerçevesinde somut olay incelendiğinde; Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi'nin hükmüne uyulan 21.09.2020 tarihli bozma ilamında, mahkemece davalı iş sahibinden kesin hakedişle ilgili ödeme belgeleri ve varsa itiraz dilekçesinin getirtilip, davacı yüklenicinin süresinde itirazı varsa davanın kabulüne karar verilmesi, itiraz dilekçesi bulunmaması halinde davanın reddine karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Davacı vekili yargılama sırasında, 8 no.lu kesin hak ediş raporunu 01.03.2022 tarihinde "fiyat farkına itiraz kaydı ile" ibaresiyle imza altına aldığını, ihtirazi kayıttan 5 gün sonra 06.03.2012 tarihinde ... Belediye Başkanlığı Fen İşleri Müdürlüğü'ne dilekçe vererek fiyat farkı ödenmesini talep ettiğini belirterek, 06.03.2012 tarihli itiraz dilekçesini dosyaya sunmuştur. Anılan itiraz dilekçesinin idare kayıtlarına girip girmediği mahkemece araştırılmamıştır.
Yine mahkemece bozma ilamına uyulmasına rağmen, kesin hak edişle ilgili ödeme belgeleri getirtilmemiştir. Mahkeme kararında "yüklenicinin süresinde kesin hak edişle ilgili ödeme belgelerine itirazı bulunmadığı" belirtilmişse de, bozma ilamında da açıklandığı gibi sözleşme eki Yapım İşleri Genel Şartnamesinin 39/4-e maddesi uyarınca "yüklenicinin hak edişin kendisine ödendiği tarihten başlamak üzere en çok 10 gün içinde itirazını dilekçe ile idareye bildirip bildirmediği" araştırılıp, bu husus üzerinde durularak değerlendirme yapılmamış, 06.03.2012 tarihli itiraz dilekçesi incelenmemiştir.
Bu durumda, mahkemece bozma ilamının gereğinin yerine getirildiğinden ve bozmaya uygun olarak araştırma ve inceleme yapıldığından söz edilemez. Mahkemece bozma ilamında belirtildiği şekilde, davalı iş sahibinden kesin hak edişle ilgili ödeme belgeleri getirtilerek kesin hakedişin yükleniciye ödendiği tarih belirlenmeli, davacı vekilinin sunduğu 06.03.2012 tarihli itiraz dilekçesinin idare kayıtlarına girip girmediği araştırılmalı, davacı yüklenicinin itirazlarını Yapım İşleri Genel Şartnamesinin 40.madde,9.fıkrası delaletiyle uygulanacak olan 39/4-e maddesine göre hak edişin ödendiği tarihten başlamak üzere en geç 10 gün içinde iş sahibine bildirip bildirmediği tespit edilerek oluşacak sonuç çerçevesinde bozma ilamındaki açıklamalar dikkate alınarak karar verilmelidir.
Mahkemece, bozmaya uyulmasına rağmen bu hususlar üzerinde durulmadan eksik incelemeyle hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA,
Peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
16.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!