WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Haziran 2026

YARGITAY 6. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

6. Hukuk Dairesi         2022/4144 E.  ,  2024/812 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı ... İnşaat ve Tic. Ltd. Şti. arasında 24.07.2017 tarihinde İstanbul ili ... ilçesi 1454 ve 1455 ada 17 parsel A Blok 14. kat 114 numaralı dairenin satışı için sözleşme yapıldığını, sözleşme neticesinde müvekkilinin davalı ... İnşaat ve Tic. Ltd. Şti'ye toplamda 57.866 USD + 3.490,00 TL ödeme yapıldığını, müvekkilinin sözleşmeden doğan bedelin büyük bir bölümünü zamanında ödemiş olmasına rağmen davalı ... İnşaat ve Tic. Ltd. Şti.'ye sözleşmeden doğan borcunu ifa etmediğini, davalı ... İnşaat ve Tic. Ltd. Şti ile diğer davalı arsa sahibi ... arasında ... 6. Noterliğinin 13 Nisan 2015 tarih ve 17823 yevmiye numaralı düzenlenme şeklinde taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzaladığını, bu sözleşmenin ... 33. Noterliğinin 10 Eylül 2018 tarih ve 05546 yevmiye numarası ile tek taraflı olarak feshedildiğini, bu fesih bildiriminde ilgili parsellerde bulunan bağımsız bölümleri diğer davalı olan ... Anlı'ya devrettiğini ve ... Anlı'nın yetkilisi olduğu ... Gayrimenkul A.Ş. ile inşaatın tamamlanması için anlaşma yapacağının bildirdiğini, haricen edindikleri bilgilere göre söz konusu ada parsellerde davalı ... İnşaat ve Tic. Ltd. Şti. adına taşınmaz bulunmazken arsa sahibi ile aralarında arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereği henüz dairelerin devrinin yapılmaması gerekirken davalı arsa sahibi ile davalı müteahhit firma tarafından muvazaalı işlemlerle bağımsız bölümleri 3. kişilere vakit kaybetmeden devrettiğini beyanla taraflar arasında yapılan anlaşma gereği ilgili taşınmazların tapuda müvekkili adına tescil edilerek inşaatın tamamlanmasıyla birlikte müvekkiline teslim edilmesini ve taraflar arasında yapılan sözleşmelerin adi şekilde yapılarak şekil şartına uyulmamış olması nedeniyle geçersiz olmasından dolayı sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince müvekkili tarafından ödenen toplam 57.866 USD + 3.490,00 TL'nin sözleşmenin imza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak müvekkiline ödenmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı ... İnşaat ve Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalılardan ... arasında ... 6. Noterliğince 13.04.2015 tarihli arsa payı karşılığı satış vadi sözleşmesi kapsamında inşaata başlandığını, davacı tarafla A Blok 14. kat, 114 no.lu dairenin satışı hususunda sözleşme yapıldığını, müvekkilinin söz konusu projeyi sürdürürken 2018 yılı Ağustos ayında diğer davalı ... Anlı ve beraberindeki bir grup silahlı kişilerin dava konusu projeyi işgal ettiğini, inşaat faaliyetlerini durdurduklarını, kendilerine ait yapı inşaat ruhsatlarının resmi kayıtlarda gözükmesine rağmen ilgili ... Belediyesinde aynı taşınmazlara ilişkin, davalı ... Gayrımenkül A.Ş. lehine mükerrer yapı ruhsatı verildiğini, fiilen sahibi olmadıkları bir projede hukukende sorumlu olmadıklarını, davacı ile davalı yüklenici arasında imzalanmış yasal şartlara haiz bir düzenleme şeklinde taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin mevcut olmadığından ve ödeme de yapılmadığından davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalılar ..., ... Anlı ve ... Gayrimenkul A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; ... ve davalılardan ... İnşaat ve Ticaret Ltd. Şti. arasında ... 6. Noterliğinde 13.04.2015 tarih ve 17823 yevmiye sayılı düzenleme şeklinde satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi akdedildiğini, yüklenici ... İnşaat ve Ticaret Ltd. Şti.'nin bu sözleşmeden doğan edim ve sorumluluklarını yerine getirmediğinden ve bu halde zikredilen sözleşme ile müvekkilin tek taraflı fesih yetkisi verildiğinden müvekkili ile diğer davalı ... İnşaat ve Ticaret Ltd. Şti. arasında imzalanan düzenleme şeklinde taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi, yüklenici firmanın sözleşmeye aykırı davranması nedeni ile arsa sahibi ... tarafından ... 33. Noterliğinin 10.09.2018 tarih ve 05546 yevmiye numaralı fesih bildirimi ile tek taraflı olarak feshedildiğini, ayrıca sözleşmenin geriye dönük feshinin tespitine ilişkin olarak ... 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/78 dava açıldığını ve davanın halen derdest olduğunu, davacının davalı ... İnşaat ile davacı arasındaki satım sözleşmesinin tapulu taşınmazın devrine ilişkin olduğundan ve resmi biçimde yapılmadığından geçersiz olduğunu, müvekkillerine davacı tarafından yapılmış herhangi bir ödeme bulunmadığını, ödemelerin tamamının davalı ... İnşaat Şirketine yapıldığından haksız iktisap kuralları gereğince de yalnızca bu şirketten istenebileceğini, üçüncü kişinin arsa sahibinden kendi adına bağımsız bölümlerin mülkiyetinin tescilini isteyemeyeceğini, müvekkilleri ile davacı ile herhangi bir sözleşme akdedilmediğinden husumet itirazlarının olduğunu beyanla davacı tarafından hukuki dayanaktan yoksun ve kötü niyetle açılmış olan bu davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1.İlk Derece Mahkemesinin 29.09.2020 tarih, 2019/124 Esas ve 2020/382 Karar sayılı ilamı ile adi yazılı gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile tapulu taşınmazlarda devir mümkün olmamakla birlikte Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun 1987/2 Esas ve 1988/2 Karar sayılı kararında da bildirdiği üzere kat mülkiyeti kanununa tabi olmak üzere yapımına başlanılan taşınmazdan bağımsız bölüm satımına ilişkin geçerli bir sözleşme olmadan tarafların bağımsız bölüm satımında anlaşmaları alıcının tüm borcunu eda etmesi, satıcının da bağımsız bölümü teslim etmesi ya da teslime hazır hale getirmesi ya da borcunu eda eden alıcının gayrimenkulü malik gibi kullanmaya başlamasına rağmen satıcının tapuda mülkiyetin devrine yanaşmaması halinde olayın özelliğine göre MK 2. maddeye göre tescil davasının kabul edilebileceği, geçersiz sözleşmenin, geçerli sözleşmelerde olduğu gibi taraflarına hak ve borç doğurmayacağı, bu durumda tarafların verdiklerini haksız iktisap kuralları gereğince geri isteyebileceği, gözetilmeli ve denkleştirici adalet ilkesi uygulanarak, vaat alacaklısı tarafından ödenilen satış bedelinin ifanın imkansız hale geldiği tarih itibariyle ulaşacağı alım gücünün; çeşitli etkenlerin (azalan alım gücü, enflasyon, fiyat endeksleri, altın ve döviz kurları, memur maaş ücretleri ile faiz oranlarındaki artışlar vs. gibi) ortalamaları alınmak suretiyle hüküm kurulması gerektiği, dosyaya sunulan ödeme belgeleri doğrultusunda dava konusu bağımsız bölüm için davacı tarafından davalı ... inşaat şirketine 211.790,00 TL ödeme yapıldığı ve ödenen bedelin denkleştirici adalet ilkesi doğrultusunda ifanın imkansız hale geldiği tarih olan 14.02.2019 tarihi (taşınmazın dava dışı şahsa devir tarihi) itibariyle değerinin 290.632,12 TL olduğu, satış sözleşmesinin resmi şekil şartına uygun olarak yapılmadığı, bunun yanı sıra taşınmazın tesliminin de gerçekleşmediği, sözleşmenin feshi nedeniyle ödenen bedelin iadesine karar verilmesinin yanında artık cezai şart olarak yer alan tazminata hükmedilmesinin mümkün olmadığı, davalılar ... Gayrimenkul A.Ş., ... Anlı ve ... yönünden açılan davaya ilişkin yapılan incelemede, davacı ile diğer davalılar arasında herhangi bir sözleşme ilişkisi bulunmadığı belirtilerek davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davacının tapu iptal tescil talebinin reddine, davacının terditli talebinin kısmen kabulü ile; 290.632,12 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... İnşaat ve Tic. Ltd. Şti.'den alınarak davacıya ödenmesine, davacının cezai şart tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

2.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı davacı vekilince istinaf edilmiştir.

3.Bölge Adliye Mahkemesinin 21.01.2021 tarih, 2021/93 Esas, 2021/3 Karar sayılı ilamı ile taşınmaz teslim edilmediğinden tapu iptal tescil talebinin reddine dair değerlendirmede hata olmadığı, davacının tazminat davasını sözleşmenin akitine yöneltebileceğinden diğer davalıların davalı yüklenici ile ortaklığı ve el birliği de iddia ve ispat edilmediğinden davacının ödenen bedelin iadesine ilişkin tazminattan davalı yüklenicinin sorumlu tutulması gerektiği ancak geçerli şekilde kurulmuş bir sözleşmede, tarafların sözleşmeye uygun hareket etmeleri, edimlerini sözleşmeye uygun olarak yerine getirmeleri, edimin ifasını imkansız hale getiren her türlü davranıştan kaçınmalarının zorunlu olduğu, TBK'nın 112. maddesi hükmüne göre; “Borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse borçlu, kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür” düzenlemesinin mevcut olduğu, borçlunun edimin ifasını kusuruyla imkansız hale getirmesinin TBK'nın 112 maddesi anlamında borca aykırı bir davranış olduğu, zarardan borçlunun edayı gereği gibi ve vaktinde yerine getirseydi alacaklının malvarlığı ne vaziyette bulunacak idiyse bu vaziyetle malvarlığının hali hazır vaziyeti arasındaki fark olarak anlaşılması gerektiği, taşınmazın belirlenen rayiç değeri ile sözleşme değerine göre davacının ödemesi oranlanarak bu oranın rayiç değere uygulanması ile tazminatın belirlenmesi gerektiği belirtilerek davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a/6. maddesi gereğince kısmen kabulüne, Bakırköy 5. Tüketici Mahkemesinin 29/09/2020 tarih, 2019/124 Esas 2020/382 Karar sayılı kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.

4.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile satış sözleşmesinde taşınmazın 325.000,00 TL bedel karşılığında satışının kararlaştırıldığı, dosyaya sunulan ödeme belgeleri doğrultusunda dava konusu bağımsız bölüm için davacı tarafından davalı ... İnşaat Şirketine 211.790,00 TL ödeme yapıldığı, ödenen bedelin satış bedeline oranlanmasıyla davacının belirlenen satış bedelinin %65,16 sini ödediği, keşif yapılmak suretiyle alınan bilirkişi raporunda taşınmazın dava tarihindeki rayiç bedelinin 310.000,00 TL olarak tespit edildiği, bu haliyle tespit edilen ödeme oranının rayiç bedele oranlanmasıyla talep edilebilecek rayiç bedel miktarının 202.015,08 TL olduğu, bu hususun bilirkişi raporu ile de tespit edildiği, davacı vekilinin mahkememizin 29.09.2020 tarihli celsesinde terditli talep yönünden dava değerini 290.632,12 TL olarak açıkladığı anlaşılmış olup, istinaf ilamı doğrultusunda davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davacının tapu iptal tescil talebinin reddine, davacının terditli talebinin kısmen kabulü ile 202.015,08 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... İnşaat ve Tic. Ltd. Şti.'den alınarak davacıya ödenmesine, davacının cezai şart tazminatı talebinin reddine, davalılar ... Gayrimenkul A.Ş., ... Anlı ve ... yönünden açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; diğer davalıların muvazaa ile hareket ettikleri, bu nedenle diğer davalılar hakkında da kabul kararı verilmesi gerektiği, uyuşmazlığın çözümünde önemli olabilecek delillerin Mahkeme tarafından toplanmadığı, ödenen toplam 31.923,38 USD + 99.072,00 TL'nin davalı ... İnşaat'a ödenme tarihinden itibaren Yargıtay tarafından belirtilen denkleştirici adalet ilkesinden de hareketle, sözleşme imza tarihi ile dava açılış tarihi arasında geçen dönemdeki TL’nin enflasyon ve ekonomik dengesizlikler nedeniyle uğradığı değer kaybı da dikkate alınarak ilgili faiz tutarının sözleşme tarihinden itibaren hesaplanması gerekirken ilgili tutarın güncellenmiş hali dahi bir hesap bilirkişisi tarafından hesaplanmaksızın dosyanın karara çıkartıldığı, davalı şirketlere ödenen toplam 31.923,38 USD’nin, Amerikan Doları para birimi üzerinden ve yukarıda belirtilen ekonomik etkenleri göz önünde bulundurularak ve ödenen miktarın Enflasyon, Üfe - Yi-Üfe, Dolar, Euro, Altın, Asgari Ücret ve ... Banka Mevduat Faiz (bileşik) ortalamasını alarak sözleşmenin imza tarihinden itibaren faizi ile verilmesi gerektiği belirtilerek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kaldırılmasına karar verilen ilk kararda rayiç bedel ve ödeme oranı bilinmediğinden, bu bedelin lehe mi aleyhe mi olduğu hususu da tespit edilemediğinden verilen kaldırma kararı sonrasında ilk kararı istinaf eden davacı aleyhine hüküm kurulmasının hatalı olduğu, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyadaki deliller hüküm oluşturmaya yeterli bulunmakla terditli davanın kısmen kabulü ile 290.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren faizi ile davalı yükleniciden alınarak davacıya verilmesine, diğer davalılar için pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; diğer davalıların muvazaa ile hareket ettikleri, bu nedenle diğer davalılar hakkında da kabul kararı verilmesi gerektiği, bu kapsamda ödenen bedelin 31.923,38 USD’lik kısmının, Amerikan Doları para birimi üzerinden ve Enflasyon, Üfe - Yi-Üfe, Dolar, Euro, Altın, Asgari Ücret ve ... Banka Mevduat Faiz (bileşik) ortalamasını alarak güncellenip belirlenmesi, belirlenen bedelin ise sözleşme imza tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasanın 4/a maddesi uyarınca Amerikan Doları para biriminin 1 yıl vadeli mevduat hesabına kamu bankalarınca uygulanacak en yüksek mevduat faiz oranıyla, yine ödenen 99.072,00 TL'lik kısmının ise Yargıtay'ın denkleştirici adalet ilkesi doğrultusunda belirlenip, hesaplanan güncellenmiş miktarın sözleşme imza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen ve müştereken tahsiline karar verilmesi gerektiğini beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık yükleniciden temliken alınan bağımsız bölümün tapu iptal ve tescili, olmadığı takdirde bedelin iadesi ve cezai şart bedelinin tazmini istemlerine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 371. maddeleri,

6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 470 vd. maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre ve özellikle Yargıtay Büyük Genel Kurulunun 30.09.1988 tarihli ve 1987/2 E., 1988/2 K. sayılı İçtihadı Birleştirme Kararına göre; tapuda kayıtlı bir taşınmazın mülkiyetini devir borcu doğuran ve ancak yasanın öngördüğü biçim koşullarına uygun olarak yapılmadığından geçersiz bulunan sözleşmeye dayanarak açılan bir cebri tescil davası kural olarak kabul edilemeyeceği, bununla beraber kat mülkiyetine tabi olmak üzere yapımına başlanılan taşınmazdan bağımsız bölüm satımına ilişkin geçerli bir sözleşme olmadan tarafların bağımsız bölüm satımında anlaşarak, alıcının tüm borçlarını eda etmesi ve satıcının da bağımsız bölümü teslim ederek alıcının onu malik gibi kullanmasına rağmen, satıcının tapuda mülkiyetin devrine yanaşmaması hallerinde, olayın özelliğine göre hakimin Medeni Kanunun 2. maddesini gözeterek açılan tescil davasını kabul edebileceği dikkate alındığında dava konusu bağımsız bölüm teslim edilmediğinden ve tüm bedel ödenmediğinden tapu iptal tescile hükmedilemeyeceği, sözleşme geçersiz olduğundan tarafların sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanarak, birbirlerine verdiklerini talep edebileceği, ödemelerin davalı ... İnşaat ve Tic. Ltd. Şti.'ye yapıldığı bu nedenle diğer davalılar hakkında verilen ret kararında bir hata olmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Davacının diğer temyiz itirazlarına gelince;

Gayrimenkul satış vaadi sözleşmeleri, Borçlar Kanununun 213. maddesi (TBK 237. md) ile Türk Medeni Kanununun 706 ve Noterlik Kanununun 89. maddesi hükümleri uyarınca noter önünde re'sen düzenlenmesi gereken, bir başka anlatımla geçerliliği resmi şekil şartına bağlı kılınan, tam iki tarafa borç yükleyen ve kişisel hak sağlayan sözleşme türüdür. Sözleşmenin geçersizliği durumunda taraflar, sözleşmenin ifasını isteyemez ve birbirlerini ifaya zorlayamazlar. Geçersiz sözleşmeye dayanarak, birbirlerinden müsbet zararlarını ve menfi zararlarını talep edemezler, ancak, sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanarak, birbirlerine verdiklerini talep edebilirler. 818 sayılı BK'nın 61/2. maddesinde (TBK 77.) bu kural "...muteber olmayan...bir sebebe istinaden ahzolunan şeyin iadesi lazımdır" şeklinde ifade edilmiştir. Burada borç sebebi gerçekleşmediği halde, iş sahibinin malvarlığından bir zenginleşme, yüklenicinin malvarlığında ise bir azalma söz konusudur.

Bu anlatım çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde; davacı ve davalı ... İnşaat ve Tic. Ltd. Şti. arasında imzalanan 24.07.2017 tarihli gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi resmi şekilde yapılmamış olup geçersiz olduğundan davacı sebepsiz zenginleşme kapsamında ödediğini ispat ettiği bedelin iadesini talep edebilecektir. Davacı, dava dilekçesi ile ödediğini iddia ettiği 57.866 USD + 3.490,00 TL'nin sözleşmenin imza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte iadesini talep etmiş olup ödemelere ilişkin delillerini mahkemeye sunmuştur. Mahkemece hükme esas alınan 05.12.2019 tarihli raporda "dosyada USD ödemesini gösteren herhangi bir belge bulunmamaktadır" tespiti yapılarak "müşteri ödeme listesi" dikkate alınarak hesaplama yapılsa da davacı vekilinin dosyaya sunduğu 31.10.2019 tarihli dilekçesinin ekinde 31.923,38 USD'lik ödemeye dair dekont bulunduğundan raporun hükme esas alınması ve sözleşme geçersiz olduğundan ödendiği ispat edilen bedelin sebepsiz zenginleşme kapsamında iadesi yerine TBK'nın 112. maddesi uyarınca tazminata yönelik değerlendirme yapılıp karar verilmesi de hatalı olmuştur.

Bu durumda mahkemece yapılacak iş; gerekirse bilirkişi raporu da alınıp davacının talebi de dikkate alınarak ve talep de aşılmamak üzere davacının sunduğu tüm ödeme belgelerinin değerlendirilip ödeme USD olarak gerçekleşmiş ise ödendiği ispat olunan USD'nin dava tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca Amerikan Doları para biriminin 1 yıl vadeli mevduat hesabına kamu bankalarınca uygulanacak en yüksek faizi ile, ödendiği ispat edilen TL'nin ise dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... İnşaat ve Tic. Ltd. Şti.'den tahsiline karar verilmesinden ibarettir.

Açıklanan nedenlerle; eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur.

VI. KARAR
Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

2.bent uyarınca davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA,

Peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

03.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.