WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 28 Haziran 2026

YARGITAY 6. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

6. Hukuk Dairesi         2022/4001 E.  ,  2024/663 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1515 E., 2022/835 K.
DAVA TARİHİ : 20.08.2019
SAYISI : 2019/531 E., 2021/194 K.

Taraflar arasındaki sözleşmenin feshi ile tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin maliki olduğu arsaya ilişkin düzenlenen satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca müvekkilinin üzerine düşen tüm yükümlülüklerini yerine getirmesine rağmen vaat edilen inşaatın yapımına başlanılmaması üzerine müvekkilinin sözleşmeden döndüğünü ve sözleşme gereği tazminatın kendisine ödenmesi hususunda davalı tarafa ihtarname gönderdiğini ancak ihtarnamenin neticesiz kaldığını ileri sürerek satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin feshi ile sözleşme gereği toplam 22 aylık gecikme sebebiyle 110.000,00TL tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı şirketten tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının mal sahibi sıfatı ile yükümlülüklerini yerine getirmediğini, proje onay sürecinde zaman kaybedilmesi nedeniyle işe başlama sürecinin uzadığı, malzemelerde oluşan fiyat değişiklikleri nedeniyle davalı tarafından yapılan işin zarar edici nitelikte olduğunun anlaşıldığı ve bu durumun davacı mal sahibi ile paylaşıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki kat karşılığı inşaat sözleşmesinin hükümleri, Belediye Başkanlığınca verilen cevabi yazı, keşif günü inşaata hiç başlanılmamış olduğu göz önüne alındığında davacının ceza-i şart talep koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tüm resmi kurumların başka bir şahsa ait imar durumu, kadastral çap ve bunun gibi belgelerin temini için dilekçe ekinde vekalet talep ettiğini, taraflarına verilmiş bir vekaletname bulunmadığını, bu belgelerin davacı tarafından da temin edilmediğini, bu durumun davacının kötü niyetini kanıtlar nitelikte olduğunu, bu eksiklikler yüzünden projeye başlama süresinin uzadığını, malzemelerde oluşan fiyat değişiklikleri nedeniyle yapılan işin zarar edici olduğu işe devam edilmek istenmediğinin davacıya bildirildiği, davacının gayri hukuk ve tehdit içeren yaklaşımlarda bulunduğunu, bu duruma tanıklık edecek şahitlerin mevcut olmasına rağmen bu konudaki taleplerinin değerlendirilmediğini, 13/09/2018 tarihli Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ve Hazine Maliye Bakanlığının 2018-32/51 sayılı tebliği uyarınca dövize endeksli sözleşmeyi feshetme haklarının bulunduğunu, alınan bilirkişi raporunun sadece yapım işinin ifa edilip edilmediğine ilişkin olduğunu, mahkeme tarafından yeni bir bilirkişi incelemesi yapılmadığını, davacı tarafla 1 USD karşılığı 5,00 TL olarak sözlü veya yazılı bir anlaşma yapmadıklarını, davacının bu hususa ilişkin bir delil sunmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki sözleşmenin davadan önce taraf iradelerinin birleşmesi ile feshedildiği, nitekim davalının eylemli olarak da inşaata başlamadığı, bu husus dahi sözleşmeden dönme iradesini ortaya koyduğu, anılan nedenle davacının sözleşmenin feshi isteminin reddine karar verilmesi gerekirken mahkemece bu konuda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesinin doğru olmadığı, gecikme tazminatı istemi yönünden; taraflar arasındaki akdi ilişki sona erdiğinden davacının artık hükümsüz kalan sözleşmeye istinaden ifaya ekli gecikme tazminatı isteme hakkı bulunmadığı, sözleşmede anılan tazminatın sözleşmenin feshi halinde dahi istenebileceğine dair aksine bir düzenleme de bulunmadığına göre davacının davasının tümden reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, davalı tarafın gönderilen ihtarnameye cevap vermediğini, arabuluculuk toplantılarına iştirak etmediğini, fesih beyanına ilişkin herhangi bir kabul beyanında bulunmadığını, hatta dava dışı görüşmelerde hâlâ inşaatı yapacağını beyan ederek süre istediğini, cevap dilekçesinde de açıkça feshi kabul etmediğini, istinaf kararında belirtilen davalı tarafın edimlerini yerine getirmeyeceğini müvekkiline bildirdiği hususunu kabul etmediklerini, davalı şirketin böyle bir bildiriminin olmadığını, aksi iddianın davalı tarafın beyanından öte delille ispatlanmadığını, yazılı ve süresinde yapılan ihtarlara karşılık sözlü olduğu iddia olunan ancak taraflarına ulaşmamış beyanlara ispat değeri verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, kat karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklı yükümlülüklerini yerine getirmeyen ve kusurlu olan tarafın davalı olduğunu, müvekkilinin davalı tarafın çalışanları ile Belediye'ye inşaat ruhsatı almak için başvuruda bulunduğunu, başvuru yapıldığını ancak devamı niteliğinde olan iş ve işlemlerin davalı tarafça yapılmadığını, hiçbir kusuru bulunmayan müvekkilinin sözleşmeden kaynaklı tazminat haklarının kendisine ödenmesi gerektiğini, kötüniyete dayanarak yapılan hak iddiasının TMK md 2 uyarınca korunmayacağını ileri sürerek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin feshi ile tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası, 370 ve 371 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 473 ncü maddesi.

3. Değerlendirme
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Davacı arsa sahibinin sözleşmenin feshi talebi ile ilgili Bölge Adliye Mahkemesince taraflar arasındaki sözleşmenin dava tarihinden önce taraf iradelerinin birleşmesi ile feshedildiği kabulü ile bu taleple ilgili davanın reddine karar verilmiş ise de davalının fesih yönündeki irade beyanı yargılama sırasında cevap dilekçesindeki fiyat değişiklikleri nedeniyle işin zarar edici nitelikte olduğunun anlaşıldığı ve bu durumun davacı mal sahibi ile paylaşıldığı beyanlarıyla yargılama sırasında gerçekleşmiş olup dava öncesinde fesih iradelerinin birleştiği kanıtlanamadığnıdan mahkemece bu durumda sözleşmenin ayrıca feshedilmiş olduğunun tespitine karar verilmesi gerekirken davacı tarafın bu yöndeki talebinin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

2. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

18.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.