WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 26 Haziran 2026

YARGITAY 6. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

6. Hukuk Dairesi         2022/2574 E.  ,  2023/2888 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/371 E., 2022/356 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan Red
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2020/559 E., 2021/110 K.

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında köprü işleri, imalat, nakliye ve montaj işlerini kapsayan sözleşme imzalandığını, sözleşmenin 10.maddesinde ödemelerin hangi tarih ve tutarda yapacağının belirtildiğini, müvekkili şirketin 325.680,00-TL bedelli faturayı davalıya gönderdiği, davalı tarafından faturaya istinaden 5 adet bono düzenlediğini, ancak 07.04.2016, 07.05.2015 tarihli senetlerin ödenmediğini, davalının 110.272,00-TL borçlu olduğunu, sözleşmenin ilgili maddelerinde borcun zamanında ödenmemesi durumunda %2 vade farkı bedelinin tahakkuk edeceğinin kararlaştırıldığından vade farkı alacağının doğduğunu, ödenmeyen 55.136,00-TL'nin 07/04/2016 tarihinden itibaren, 55.136,00-TL'nin 07/05/2016 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini, vadesinde ödenmeyen 4 ve 5. taksitlere uygulanan toplam 116.741,30-TL vade farkının dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava tarihi itibariyle 3 yıllık sürenin geçtiğini, senet alacağının ve dava konusu alacağın zamanaşımına uğradığını, bahse konu senetlerden 4 tanesinin ödemesinin yapıldığını, ancak senetlerin taraflarına iadesinin yapılmadığını, 07/04/2016 tarihli senedin 07/05/2016 tarihli bono ile birlikte ödemesinin elden yapıldığını, elden yapılan ödemenin karşısında senet aslını almadıklarını, davacı tarafın 07/05/2016 vadeli senedi müvekkiline iade ettiğini, 07.05.2016 tarihli senedin verilmesinin 07.04.2016 tarihli senedin de ödemesinin alındığı anlamına geldiğini, müvekkilinin davacı yana hiçbir borcunun bulunmadığını, vade farkı talebinin yasaya aykırı bir talep olduğunu beyanla açılan davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 07.05.2016 tarihli senet aslının davacının elinde olmaması, senet aslının davalıda olması, söz konusu senedin davalı defterlerinde iptal olarak gözükmesi nedeni ile söz konusu senet nedeni ile davacının davalıdan alacaklı olmadığı ve söz konusu senetten kaynaklı vade farkını talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile; 55.136,00-TL'nin 07.04.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 59.546,88-TL vade farkının 23/10/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine davacının fazlaya ilişkin tüm taleplerinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; 07.05.2016 tarihli senet borcunun ödenmediğini, davacının sehven 07/05/2016 tarihli senedi davalıya teslim ettiğini, borcun dördüncü taksidi ödenmemişken, beşinci taksidinin ödenmesinin mümkün olamayacağını, senedin davalının elinde bulunmasının yanlışlık eseri olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın tümden kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; 07.05.2016 tarihli senet borcunun ödenmediğini, davacının sehven 07/05/2016 tarihli senedi davalıya teslim ettiğini, borcun dördüncü taksidi ödenmemişken, beşinci taksidinin ödenmesinin mümkün olamayacağını, senedin davalının elinde bulunmasının yanlışlık eseri olduğunu, davalının borç miktarının ödendiğini kanıtlayamadığını belirterek kararı temyiz etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri, ...

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Her ne kadar davacı vekilince 07.05.2016 tarihli senet borcunun ödenmediği iddiası ile karar temyiz edilmiş ise de; söz konusu senet aslının davacı tarafça sunulamaması, senet aslının davalı tarafta olması, senedin davalı defterlerinde iptal olarak gözükmesi nedeni ile ilk derece mahkemesince söz konusu senet nedeni ile davacının davalıdan alacaklı olmadığı ve söz konusu senetten kaynaklı vade farkını talep edemeyeceği yönünde karar verilmiş olup, davacının temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.

3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine ,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,20.09.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.