6. Hukuk Dairesi 2022/2568 E. , 2023/2896 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/80 E., 2021/961 K.
HÜKÜM/KARAR : Red
Taraflar arasında görülen alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının Şirvan Kaymakamlığından aldığı yol yapım işinin bir bölümünü davacı şirkete verdiğini, davacı ile davalı arasında 100.000TL bedelle anlaşma yapıldığını, davalının yükümlülüklerini yerine getirmediği ve davacının üstlendiği işleri yapmasına rağmen davalı tarafından bedelin tam olarak ödenmediğini, davacı tarafından Şirvan Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/1 D.iş dosyasında tespit yaptırıldığını, bu dosyada alınan bilirkişi raporlarından davacının üslendiği işleri yerine getirdiğinin, yapılamayan kısımların davacının kusurundan kaynaklanmadığının tespit edildiğini, davalının 55.000 TL ödeme yaptığını, ödenmeyen 45.000 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; İhale ile iş teslim alındıktan sonra işin bir kısmının yapımının 100.000 TL bedelle davacı tarafa verildiğini, davacı tarafın işin bir kısmına başladığını, işin mevsimsel olarak durmasından sonra işe başlamadığını, davacının birinci istihkak döneminde yaptığı işlerin ücretini fazlasıyla aldığını, Şirvan Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/ 1 D.iş dosyasındaki tespitlerin doğru olmadığını , kendilerinin talebiyle 2011 /6 D.iş dosyasında tespit yaptırdıklarını, davacıya 74.419,00 TL ödeme yapıldığını ifade ederek davanın reddini talep etmiştir.
III. MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 13.12.2012 tarihli, 2011/74 Esas, 2012/491 Karar sayılı kararı ile; davacının sözleşmeyle üstlendiği işin bir kısmını yaptığı ve bir kısmını yapmadığı, yaptığı iş karşılığında gerekli ödemeyi aldığı, işin tamamını yapmadığı için sözleşmede belirtilen bedelin tamamının ödenmemesinin haklı gerekçelere dayandığı dikkate alınarak davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesinin 2013/1998 Esas, 2014/1637 Karar ve 10.03.2014 tarihli kararı ile; mahkemece dava dışı idareden davalının üstlendiği işle ilgili düzenlenen hakedişler ve hakedişlerin dayanağı olan belge suretleri celp edildikten sonra konusunda uzman inşaat mühendisi teknik bilirkişiden alınacak raporla sözleşme, davacının talebi üzerine yapılan Şirvan Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2011/6 Değişik iş sayılı, davalının talebi üzerine yapılan Şirvan Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2011/1 Değişik iş sayılı delil tespit dosyalarında belirlenen olgular ile dava dışı iş sahibinden getirtilecek ara hakediş raporları ile elindeki belgelere göre davacı taşeronun işi bıraktığı ya da bıraktırıldığı tarih itibariyle gerçekleştirildiği imalâtlar, eksik ve kusurlu işler de gözetilmek suretiyle belirlenip gerçekleştirilen bu imalâtların sözleşmeyle üstlenilen işin tamamına göre fiziki oranı tespit edilerek bu oranın toplam iş bedeline uygulanmak suretiyle hak edilen imalât bedelinin hesaplattırılması ve bulunacak miktardan 74.419,78 TL ödeme düşülerek kalırsa davacı taşeronun bakiye iş bedeli alacağına hükmedilmesi, yoksa şimdiki gibi davanın reddine karar verilmesi gerektiği belirtilerek karar davacı yararına bozulmuştur.
B.Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 08/03/2016 tarihli, 2014/368 Esas, 2016/31 Karar sayılı kararı ile; işin fiziki gerçekleşme durumunun tespiti dava dosyasının geldiği aşamada dosyadaki mevcut verilerle mümkün gözükmediği, taraflar arasındaki sözleşme bedeli olan 100.000TL den ödenen 74.419,78TL miktarın düşülmesi ile bulunan sonuçun dosya kapsamına göre kabul edilebilir bir sonuç olduğu, davacı şirket tarafından yapılmayan işlerin bedelinin 5.000TL olduğu ifade edildiğinden iş bu bedel düşülerek bulunan rakam üzerinden davanın kısmen kabulüne 22,800,00 TL alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
C.İkinci Bozma Kararı
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesinin 2017/2387 Esas, 2017/4462 Karar ve 18.12.2017 tarihli kararı ile; mahkemece bozmaya uyulmuş ise de gereği yerine getirilmemiş, yapılan imalâtın, toplam işe fiziki oranının tesbitinin mümkün olmadığını belirten soyut içerikli bilirkişi raporu benimsenerek sonuca varılmasının doğru olmadığı, bu nedenle mahkemece yapılacak işin; bozma ilâmına göre yeniden oluşturulacak konusunda uzman teknik bilirkişi kurulundan, mevcut deliller, delil tesbit dosyasındaki bulgular ile mahkemenin kabulü ve gerekçesine göre, davacı tarafça temyiz yoluna başvurulmadığından, saptanacaklar dışında mazot gideri ve 5.000.00 TL'lik imalâtın davalı yüklenici tarafından yapıldığı gözetilerek yeniden rapor alınıp davanın sonuçlandırılması olduğu belirtilerek karar bozulmuştur.
B.Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Üçüncü Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu sözleşmenin tutarının KDV dahil 100.000,00 TL olduğu ve davalı tarafından davacıya 74.419,78 TL ödeme yaptığı, sözleşmeye konu işin %26,708 oranında eksik yapıldığı ve bu kısmın tutarının 26.707,97 TL olduğu, bu haliyle (100.000,00-26.707,97 =73.292,03 ) 73.292,03TL'lik iş yapıldığı ve bu iş karşılığında davacıya 74.419,78 TL ödeme yapıldığı, söz konusu bu ödeme ve Yargıtay ilamı uyarınca davacı taraf temyiz yoluna başvurmadığından mazot gideri ve 5.000,00 TL 'lik imalâtın davalı yüklenici tarafından yapıldığı da dikkate alındığında davacının yapmış olduğu iş karşılığında gerekli ödemeyi aldığı davalı taraftan bu iş nedeniyle bir alacağının kalmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; iş gereğinin çok az kısmınının davacı firma tarafından yerine getirilememesinin sebebinin davalı firma olduğu, Şirvan Asliye hukuk Mahkemesinin 2011/1 D.İş dosyasında alınan bilirkişi raporunun da davacı firmanın haklılığını gösterdiği. yapılan yargılamada yerel mahkemece bilirkişi raporu alındığı ve alınan her iki bilirkişi ve ek raporlar dahi delil tespiti dosyasındaki bilirkişi raporlarının dikkate alınmadığını, delil tespiti ile alınan bilirkişi raporları davalı firmayı kusurlu çıkarmış iken yerel mahkemenin bu hususu dikkate almadığını, en son alınan raporda müvekkil şirket ile davalı arasından imzalanan sözleşme maddeleri dikkate alınmamış alınmadan aleyhe rapor tanzim edildiği, alınan bilirkişi heyeti raporlarındaki tespitlerin yeni raporda değinilmeden konunun kapsamı daraltılarak basitleştirme yoluna gidildiği, bu haliyle düzenlenen raporu yerel mahkemenin kabul edip hükme esas almasının isabetsiz olduğu, Gaziantep mahkemeleri tarafından aldırılan raporda öz itibariyle lehlerine tespit yapılmışken yerel mahkemenin daha sonra aldırmış olduğu raporu dikkate almasının bozmayı gerektirdiğini beyan etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye iş bedeli alacağının tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun geçici 3 ncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 428 nci maddesi, 438 nci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 ncu maddesinin ikinci fıkrası, Türk Borçlar Kanunu’nun 470 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun geçici 3 ncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanunun 428 nci maddesi ile 439 ncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Mahkemece bozma ilamı doğrultusunda inceleme yaptırılmış olup, davacı alacağının kalmadığının anlaşılmasına göre temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
3. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içeresinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,20.09.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!