6. Hukuk Dairesi 2022/2075 E. , 2023/2986 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1438 E., 2022/71 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan Red
İLK DERECE MAHKEMESİ : Genç Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/506 E., 2021/77 K.
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Bingöl İl Afet Müdürlüğü'nün ... ilçesi, ... Köyü 4 adet, ... Köyü 23 adet olmak üzere toplamda 27 adet konutun inşaası konusunda davalı ile sözleşme imzalandığını,11.04.2014 tarihinde işe başlama tutanağının tutulduğunu, 15/08/2014 tarihinde ise konutların yapılacağı taşınmazların uygun olmadığı gerekçesiyle davalı tarafın sözleşmeyi haksız feshettiğini, fesihten dolayı müvekkili şirketin kazançtan yoksun kaldığını, söz konusu işi yapmak üzere araç kiraladığını, işte çalışmak üzere işçi tahsis ettiğini belirterek, menfi ve müspet 10.000,00 TL zararının 14/08/2014 tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi ile birlikte davalı kurumdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının zararının bulunmadığını, kontrol heyeti tutanakları ve jandarma tutanaklarından anlaşılacağı üzere köylülerin ihale konusu işi yaptırmamak için direndiklerini, Jandarmanın tedbir almasına ve yasal işlem yapmasına rağmen davacının 5 ay işe başlayamadığını, ön görülemeyen nedenlerle sözleşmenin feshedildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarında dava konusu ihalenin feshinin ilgili kanun ve yönetmelik uyarınca mücbir sebep kabul edilebilir olduğunu tespit ettiği görülmekle, somut olayda davacının ihaleyi aldıktan sonra bölgede yaşayan vatandaşlarca gösterilen direniş ve eylemler sonucunda işin yapılamadığı, bölgenin coğrafi konumu ve aynı zamanda bölgenin terör bölgesi olması dikkate alındığında yeterli güvenlik önlemlerinin alınamadığı, mücbir sebebin oluştuğu ve davalının mücbir sebep nedeniyle zamanında işe başlayamadığı, bu durumda sözleşme zorunlu sebeple feshedildiğinden kar kaybını isteyemeyeceği, davacının fesih tarihine kadar ki dönem içerisinde yapmış olduğu masrafları isteyebileceği kanaatine varılmakla, davacının bilirkişi raporunda tespit edilen 7.636,30 TL masrafının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mücbir sebebin tahdidi olarak sayıldığını, belirtilen nedenlerin hiç birisine girmeyen dava konusu olayın mücbir sebep olarak kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davalının yeri gösterirken tüm şartları göz önünde bulundurmaması nedeniyle kusurlu sayılması gerektiğini, aynı işin yer değişikliği yapılarak başka firmaya ihale edildiğini, zararlarının karşılanmadığını, teminat mektubunun devam eden yargılamalar nedeniyle iade edilmediğini, reddedilen taleplerinin haksız olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın hak düşürücü ve zaman aşımı süresi nedeniyle reddedilmesi gerektiğini, müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, dava konusu olayda mücbir sebebin bulunduğunu, müvekkili aleyhine tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğunu, faiz başlangıcının da dava tarihi olması gerektiğini, davanın reddi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; mahkemece davacının kanıtladığı ve menfi zarar kapsamına giren alacakları ile ilgili toplanan delillerin değerlendirildiği, bilirkişi incelemesi sonucu aldırılan raporun denetime elverişli ve hüküm kurmaya yeterli olduğu, davacının dava tarihi öncesinde davalı tarafa alacak miktarını ve ödeme talebini içerir ihtarını da tebliğ etmiş olması göz önünde bulundurularak, taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri temyiz nedeni olarak ileri sürmüştür.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri temyiz nedeni olarak ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taraflar arasındaki eser sözleşmesinin feshinden kaynaklanan zararların tazmini istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 470 ve devamı maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
2.Davalı vekilinin temyiz taleplerinin incelenmesinde; dosya içeriğinden davacı vekili fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 10.000,00 TL üzerinden dava açmış, mahkemece 7.636,30 TL üzerinden kabul kararı verilmiştir. Bu hususta kabul edilen kısım Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırının altında kalmaktadır. Bu nedenle davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar verilmiştir.
3. Davacı vekilinin temyiz taleplerinin incelenmesinde; afet konutlarının yapılacağı yere ilişkin köyler arasındaki ihtilaf olup inşaata başlanamamasının mücbir sebep kabul edilerek sözleşmenin sonlandırıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda akdî ilişkinin sonlandırılmasında taraflara izafe edilebilecek bir kusur bulunmadığından, taraflar müspet zarar kapsamında kâr kaybı ve alacak isteminde bulunamaz ise de; geçici ve kesin teminatların iadesini ve menfi zararlarını talep etmeleri mümkündür. Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda, davacının menfi zarar kapsamındaki yapmış olduğu harcamalar esas alınmış olup, söz konusu raporun hükme esas alınmasında isabetsizlik görülmemiştir.
4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
Davacı vekilinin temyiz istemi yönünden; temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Peşin alınan harcın istek halinde davalıya iadesine,
Aşağıda yazılı harcın temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,27.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!