WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 03 Temmuz 2026

YARGITAY 6. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

6. Hukuk Dairesi         2022/2032 E.  ,  2023/2766 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/234 E., 2022/207 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2016/385 E., 2019/671 K.

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 26.10.2015 tarihinde düzenlenen 4 adet Atık Isı Kazanı Bacalarına Sürekli Emisyon Ölçüm Sistemleri Tebliğinde Tanımlandığı Şekilde ve Verilen Onaylı Projeye Uygun Platform Yapımı sözleşmesinin imzalandığını, işin davalı tarafından 14 gün gecikme ile onaylanması ve idareden kaynaklanan sebeplerle işin gecikmesine rağmen ek süre verilmemesi, imalatın sahaya sevkine onay verilmemesi, hakediş yapılmaması, incelemelerin eksik yapılması ve işin denetimini yapan Makine Mühendisleri Odası Bursa Şubesi’nin denetim görevini ihmal etmesi, bu olayların müvekkili açısından işin devamını çekilmez hale getirmesi nedeniyle, haklı nedenle 05.01.2016 tarihi itibarıyla feshedildiğini belirterek; taraflar arasındaki eser sözleşmesi kapsamında şimdilik teslim edilemeyen imalatların işçilik bedeli karşılığı 10.000,00 TL ile munzam zararlarına ilişkin olarak 10.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren ticari temerrüt faiziyle ve haksız olarak nakde çevrilen 38.880,00 TL bedelli teminat mektubunun şimdilik 10.000,00 TL'sinin tazmin tarihi itibariyle ticari temerrüt faiziyle birlikte davalından tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında 26.10.2015 tarihli eser sözleşmesi bulunduğunu, ancak muarazanın davacı tarafından çıkartıldığını, çalışacak işçilerin evraklarının dahi verilmediğini, yazılı ve sözlü ihtarlara rağmen eksikliklerin giderilemediğini, sözleşmenin 25. maddesi gereği 10 gün ek süre verildiğini, 11.01.2016 tarihine kadar işin bitirilmesinin istenildiğini, verilen süre sonunda yapılan tespitte davacının yapım sahasında herhangi bir işlem yapmadığının tespit edilmesi üzerine 28.10.2015 tarih ve 31 sayılı Olur ile sözleşmenin feshedildiğini, 4735 Sayılı Yasa hükümleri uyarınca da teminat mektubunun irat kayıt edildiğini, davacı yüklenicinin kamu ihale mevzuatına ve sözleşme hükümlerine aykırı hareket ederek yükümlülüklerini yerine getirmediğini, bu nedenle müvekkilinin de kanunun kendisine verdiği yetki ve yükümlülüğü yerine getirdiğini, hukuka aykırı hiçbir işlem yapılmadığını belirterek; davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının işi zamanında ve sözleşmeye uygun olarak yerine getirmediği, eksik ve hatalı imalatlarını düzeltmediği anlaşıldığından davalı idarenin sözleşmeyi haklı nedenle feshettiğinin kabulü ile davacının davalıdan talep edebileceği bir alacak bulunmadığına kanaat getirilerek davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin taraflar arasındaki sözleşmenin eki olan teknik şartnamenin 4. 3. maddesi uyarınca 04.11.2015 tarihinde gerekli kontrol görevini yapması için TMMOB Bursa Makine Mühendisleri Odası ile zorunlu olarak sözleşme imzaladığını, ancak yapılan araştırmalar neticesinde TMMOB Bursa Makine Mühendisleri Odasının 04.11.2015 tarihinde Türk Akreditasyon Kurumun'da kayıtlı olmadığının tespit edildiğini, TMMOB Bursa Makine mühendisleri odası, sözleşme tarihi itibariyle akdredite bir kuruluş olmadığından, kabul anlamına gelememekle birlikte yaptığını iddia ettiği tüm işlemlerin geçersiz ve mutlak butlanla batıl olduğunu, dolayısıyla hükme esas “imalattaki eksik ve hatalı işlerin düzeltilip MMO tarafından uygunluğuna ilişkin rapor tanzim edilmediği müddetçe davacı firmanın mağduriyeti ve zararının oluşmayacağı” gerekçesinin geçerliliği olmadığını, tüm bilirkişi raporları MMO raporları dikkate alınarak tek yanlı inceleme doğrultusunda hazırlanmış olup, mahkeme gerekçesi de salt bilirkişi raporlarına atıf yaptığından, verilen kararın baştan itibaren hukuka aykırı olduğunu, müvekkili şirketin malzeme onayı almadan çalışmaya zorlandığını, gelinen aşamada ise gerçeğe aykırı şekilde sertifika eksikliği ileri sürüldüğünü, malzeme onayı olmadan diğer aşamalardaki testlerin yapılmaması gerektiğini, yani sertifika eksik ise malzemelerin uygun olup olmadığının MMO tarafından test edilmesinin ve uygunluk verilmesinin mümkün olmadığını, dava dışı MMO’nun akredite olmaması nedeniyle müvekkili şirket tarafından ihale yoluyla alınan işin yapımının engellediğini, proje revizyonu nedeniyle haklı ek süre taleplerinin kabul edilmemesinin sözleşme ve mevzuata aykırı olduğunu, işin tamamlanabilmesi için Yapım İşleri Genel Şartnamesine uygun olarak ve yaşanan gecikmeler de dikkatte alınarak bir aylık ek süre verilmesi talep edildiğini, ancak davalı idarenin, talep edilen ek süre yerine 10 günlük cezalı süre verdiğini, oysa ki iş programı onayı ve proje revizyonu nedeniyle salt 14 günlük gecikmenin idarenin kusuru nedeniyle yaşanmış olup bu konuda 19.02.2019 tarihli bilirkişi raporunun 3. maddesinin de bu iddialarının doğruladığını, sahaya sevk edilebilecek nitelikte hiç bir kaynak ve kesme işlemine tabi olmayan parçalar varken sevk izni verilmemesinin de hukuka uygun olmadığını, bilirkişi raporlarında da bu doğrultuda yapılan yorumun hiç bir hukuki gerekçesi olmadığını, taraflar arasındaki sözleşmenin müvekkili tarafından haklı olarak feshedildiğini, hal böyle olunca; eksik inceleme ve araştırma neticesinde salt davalı ve dava dışı TMMOB odası kayıtları esas alınarak hazırlanan bilirkişi raporları doğrultusunda verilen hükmün bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve özellikle mahkemesince yapılan yargılamada alınan her iki bilirkişi raporunda da davacı tarafça yapılan imalatların sözleşme eki şartnamedeki şartları karşılamadığının tespit edilmesine, her ne kadar dosya üzerinden alınan son heyet raporunda süre uzatımı hali gerçekleşmiş olmakla birlikte davalı tarafça gecikilen süreye ilişkin ceza uygulanmadığının da açıklanmış olmasına, sözleşmenin davacı tarafça 05.01.2016 tarihli ihtarla feshedilmiş olup, dosya kapsamından davacının fesihte haksız olduğunun anlaşılmasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b.1 madde gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; sözleşmenin ifası sırasında teknik şartnamenin 4. 3. maddesi uyarınca davacının 04.11.2015 tarihinde gerekli kontrol görevini yapması için TMMOB Bursa Makine Mühendisleri Odası ile zorunlu olarak sözleşme imzaladığını, yapılan araştırmalar neticesinde TMMOB Bursa Makine Mühendisleri Odası'nın 04.11.2015 tarihinde Türk Akreditasyon Kurumunda olmadığının tespit edildiğini, sözleşme tarihi itibari ile akredite bir kuruluş bulunmadığından kurumun yaptığı işlemlerin geçersiz olduğunu, raporda atıf yapılan TMMOB Bursa Makine Mühendisleri Odası akredite bir kuruluş olmadığından tarafından düzenlenen raporların olumlu yada olumsuz olsun hiçbir geçerliliği bulunmadığını, iş programı onayı, proje revizyonu nedeniyle salt 14 günlük gecikmenin idarenin kusuru nedeniyle yaşanmış olduğu, Yapım İşleri Genel Şartnamesinin 11 maddesi 4. Fıkra d bendi, 12 maddesi 4. fıkrası, 13 maddesi 29. maddesi 4. fıkrası gereği gecikilen süre kadar sürenin uzatılması gerektiğini, iş yerinin teslim tarihinden itibaren 60 gün içinde tamamlanarak geçici kabule hazır hale getirilmesi hususunda tarafların anlaşmaya vardığını, ancak idareden kaynaklı gecikmeler, imalatı tamamlanan malzemelerin sahaya sevk için onay verilmemesi, denetim işleminin yerine getirilmemesi ve ek süre taleplerinin reddedilmesi gibi davalı idarenin işin yapımı engelleyen tutum ve eylemlerde bulunması, bu eylemlerin müvekkil şirketin üstlenmiş olduğu işin yerine getirilmesine engel olması ve müvekkil şirketin bu engeli ortadan kaldırmaya gücünün yetmemesi nedeniyle Kocaeli 4. Noterliğinin 05.01.2016 tarih ve 00228 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile taraflar arasında sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini, eksik inceleme ve araştırma neticesinde salt davalı ve dava dışı TMMOB Bursa Makine Mühendisleri Odası kayıtları esas alınarak hazırlanan bilirkişi raporları uyarınca verilen hükmün hatalı olduğunu belirterek bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup haksız fesih nedeni ile uğranılan munzam
zararın tazmini ile iş bedelinin ve nakte çevrilen teminat mektubu bedelinin tahsili istemlerine
ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370. maddesi,

6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 470 vd. maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle davacı tarafça yapılan imalatların sözleşme eki teknik şartnamenin 4. 4. maddesindeki şartları karşılamadığı bu durumda sözleşme ve eklerine uygun şekilde işin yapılıp teslim edildiğinin dosya kapsamında davacı tarafından ispatlanamadığı, davacı süre uzatımına hak kazanmış olsa da gecikilen süreye ilişkin davalı tarafından gecikme cezası uygulanmadığı, sözleşmenin davacı tarafça 05.01.2016 tarihli ihtarla feshedildiği ve dosya kapsamından davacının fesihte haksız olduğunun anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgiliden alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,14.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.