WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

YARGITAY 6. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

6. Hukuk Dairesi         2022/1906 E.  ,  2023/2110 K.
"İçtihat Metni"
...
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/499 E., 2022/138 K.
...
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Nevşehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi (Tük. Mah. Sıf.)
SAYISI : 2019/504 E., 2019/670 K.

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 30.05.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde tebligata rağmen taraflardan gelen olmadığından incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya evrak üzerinde incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili olduğu şirketin davalıya ait olan gayrimenkulde inşaat yapılması konusunda anlaştıklarını, davalının gayrimenkulünde hafriyat, kalıp, taş duvar, beton, demir, pencere, elektrik, su, boya, badana, sondaj, depo, bahçe düzenlemesi vs. işler ile bunlara bağlı olarak işçiliklerin yapıldığını, davalının müvekkilinin hesabına bir kısım ödemeler yaptığını, ancak daha sonra davalının gerekli izinleri alamadığı için inşaatın mühürlendiğini, bu nedenle müvekkili şirketin davalıya yaptığı işi bırakmak zorunda kaldığını, dava tarihinden itibaren 191.246,00 TL miktarın davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından açılan davanın kötü niyetli olarak açıldığını, müvekkilinin davacı şirketle herhangi bir eser yapımına dair sözleşmesi olmadığını, söz konusu şirketi tanımadığını, dava konusu inşaatı müvekkilinin ...'e anlaşma neticesinde yaptırdığını, mart nisan ve mayıs ayları olmak üzere parça parça 7 kalemde toplamda 48.500,00 TL'lik miktarı söz konusu ...'in davacı şirkete borcunun olması nedeniyle, şirkete havale yapılmasını istediği için müvekkilinin bu parayı şirketin hesabına havale yaptığını, kaba inşaatı bittikten sonra Uçhisar Belediye Başkanlığı ile anlaşmazlığa düştüklerini, müvekkilinin söz konusu şirketle herhangi bir bağlantısının, alışverişinin ve sözleşmesinin bulunmadığını, fatura ile müvekkilinin hiçbir ilgisi bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "davalı taraf her ne kadar davacı şirketi tanımadığını, aralarında bir sözleşme olmadığını savunmuş ise de, Vakıfbanktan gelen müzekkere cevaplarından davalı tarafın davacı şirket hesabına yapmış olduğu ödemeler olması ve dosyadaki diğer delillerden aralarında anlaştıkları ve dava konusu işlerin davacı tarafından yapıldığının anlaşıldığı, ancak dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere yapılan işin veya işte kullanılan malzemelerin ya da talep konusu işçilik hizmetleri bedellerinin hesaplanması için dava konusu yerdeki inşaatın incelenmesi gerektiği ancak, inşaat yıkılmış olduğundan ve tanık beyanlarıyla da bu durum ispatlanamayacağından davacının alacağını delillerle ispatlayamadığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; dava konusu eserin (inşaatın) yıkılmış olsa da bedel tespiti için inceleme yapılamaması ve bu nedenle davanın reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu ve hak ihlaline sebebiyet verdiğini, zira hem davalı tanıkları hem de davacı tanıklarının ilgili alanda inşaat yapıldığını reddetmediklerini, müvekkili tarafından inşaatın yapıldığı konusunda mutabık kaldıklarını, davalı taraf ile ... isimli şahıs arasında imzalandığı iddia olunan evrak üzerinde belirtilen iş bedellerinin ödendiğine dair herhangi bir dekont, makbuz vb. yazılı belgenin davalı tarafından mahkemeye sunulamadığını, mahkemenin bu hususu gözönüne almadan, tanık beyanlarını da dikkate almadan davayı reddetmesinin kabul edilemeyeceğini, eser sözleşmesinin geçerliliği için kanun tarafından şekil şartının ön görülmediğini, mahkeme tarafından sözleşme yapıldığı kabul edilmiş ve ortaya her ne kadar daha sonradan yıkılmış da olsa eser meydana getirildiği de sabitken müvekkilinin ne oranda masraf yaptığı ve alacağının bu nedenle belirli olmaması gerekçesiyle davanın reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacı olarak mahkemeye eserden kaynaklanan borç meblağını bildirdiklerini, davanın gelmiş olduğu aşamada borcu olmadığını ya da iddia edildiği meblağda borcu olmadığını ispat etmesi gereken tarafın davalı olduğunu, ispat yükünün mahkemeye sunulan bilgi ve belgelerle davalı tarafa geçtiğini, mahkemenin taraflar arasında sözleşme bulunduğunu tespit ettiğini ve özellikle 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununda eser sözleşmesinin geçerliliği açısından şekil şartı da öngörülmediğini ve dava konusu eserin büyük bir kısmının inşa edilip daha sonradan belediye tarafından gerekli izinlerin verilmemesi nedeniyle yıkıldığını, eksik inceleme neticesinde verilen mahkeme kararının kaldırılarak, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve özellikle UYAP sistemi üzerinden yapılan inceleme sonucu kesinleştiği anlaşılan Kayseri 2.İdare Mahkemesi'nin 26/12/2017 tarih ve 2017/689 E - 2017/1620 K sayılı mahkeme kararı ile imara aykırı ve kaçak olduğu tespit edilip ilgili belediyesince yıkım kararı verilen taşınmaza yapılan imalatın ekonomik değeri bulunmaması nedeniyle bakiye iş bedelinin istenmesinin mümkün bulunmadığı" gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde, mahkeme kararı ile yıkılmış olan taşınmaz üzerinde müvekkilinin şahsen katlanmış olduğu masrafları ve davacının emeklerini hiçe saymanın hak ve hakkaniyetle bağdaşmadığını, bilirkişi raporunun dosya incelenmeden, yapıya ilişkin fotoğraflar görülmeden, yapının yıkılmadan önce kaba inşaatının yapılması için gerekli olan miktar hesaplanmadan hazırlandığını, müvekkilinin dosyaya usulüne uygun olarak sunduğu yapıya ilişkin fotoğrafların incelenmediğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanmış olup, bakiye iş bedeli alacağının tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddeleri
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle kesinleşen mahkeme kararı ile imara aykırı ve kaçak olduğu tespit edilip ilgili belediyece yıkım kararı verilen taşınmaza yapılan imalatın ekonomik değerinin bulunmamasına göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci
fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davalı Yargıtay'daki duruşmada vekille temsil olunmadığından yararına vekalet ücreti taktirine yer
olmadığına,

Aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

30.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.