WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 27 Haziran 2026

YARGITAY 6. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

6. Hukuk Dairesi         2022/1851 E.  ,  2023/2009 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/75 E., 2022/251 K.
...
...
HÜKÜM/KARAR : Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Edremit 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/581 E., 2021/299 K.

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf başvurusunun esastan reddine, davalıların istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı kooperatif ile davalıların murisi ... arasında 22/04/1998 tarihinde Edremit 3. Noterliğinde taşınmaz mal satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldığını, sözleşmeyle ... 3128 I pafta, 1116 parsel üzerine inşaat yapılmaya başlandığını, ruhsat süresi dolunca mal sahiplerinin ruhsatı yenilemediğini, belediyeye müracaat ederek binaların yıkılması için uğraş verdiklerini, yapılan binalardan sadece A bloğun halen tamamlanmış olduğunu, sözleşmenin 2. sayfasının 2. maddesinde mal sahibinin müvekkiline sattığı 5 adet dairenin müvekkili kooperatife satıldığı ve bedelinin yarısının peşin ödendiğini, kalan miktarın ise 30/09/1998 tarihinde ödeneceğinin kararlaştırıldığını, bu ödeme konusunda davalılarca müvekkili aleyhine herhangi bir icra takibi yapılmamış olması sebebiyle ödemenin yapıldığının anlaşılacağını, müvekkiline satılan A blokta bulunan bu beş dairenin tapusunun iptali ile tescilini talep etmiş, 22/01/2016 tarihli dilekçesi ile tapu iptal ve tescil davasının dairelerin yıkılmış olması sebebiyle bilirkişi tarafından belirlenen bedelin faiziyle birlikte ödenmesi şeklinde ıslah edildiğini belirtmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı ... ,... pafta, 1116 parsel sayılı taşınmaz üzerine konulan tedbirin yerinde olmadığı, taşınmazın 11.05.2000 tarihli ifraz işlemi ile üç parçaya ayrılarak davalılar adına tapulandırıldığı, sözleşme gereği davalılara verilmesi gereken 24 daire bitirilip teslim edilmediğinden kira cezai şartlar için Edremit 2. İcra Müdürlüğünün 2007/40 sayılı dosyası (2009/1 İflas) ile kooperatif adına iflas takibi başlatıldığı, Edremit 2. Asliye Hukuk (Ticaret) Mahkemesinin 18.10.2012 tarih, 2010/35 Esas ve 2012/571 Karar sayılı ilamı ile kooperatifin iflasına karar verildiği, sözleşme gereği kendi edimini yerine getirmeyen müflis kooperatifin 2007 itibariyle 186.000 Alman Markı borcu bulunduğu, davacının iddia ettiği 90.000 küsur Alman Markı ödemesi eğer ispat edebildikleri ölçüde davalılara borçlu oldukları mahkeme kararı ile sabit meblağdan ancak düşülebileceğinden ve davacı halen borçlu olacağından davacının tapu isteminin yersiz, ödemelerini ispat ederse şahsi hak sahibi olacak müflis davacının sözleşme gereği kendi edimini davalılara 24 daire teslim yükümlülüğünü yerine getirmemesi sebebiyle ayni hak talebinde bulunmasının yine yersiz olacağı, 363 ada, 2 parsel ve 363 ada 1 parsel sayılı taşınmazdaki ihtiyati tedbirin kaldırılması, hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiş, 26/01/2021 tarihli ıslah dilekçesi ile cevap dilekçesini ıslah ettiklerini ve takas definde bulunduklarını, bu doğrultuda bilirkişiden rapor alınmasını talep etmişlerdir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı kooperatifin sözleşme kapsamında ödediği sabit olan 6.000.000.000 eski TL'nin denkleştirici adalet ilkesine göre dava tarihine kadar olan değerinin hesaplanması için alınan 05/01/2021 tarihli bilirkişi raporuna göre 6.000.000.000 TL'nin güncel değerinin dava tarihi itibariyle 109.740,80 TL olduğunun belirlendiği, denetime elverişle ve bilimsel olan raporun hükme esas alındığı, bu doğrultuda davacının 22/01/2016 havale tarihli ıslah dilekçesi ile davasını 450.000 TL olarak ıslah ettiği görüldüğünden, davanın kısmen kabulü ile 109.740,80 TL alacağın davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verildiği, davalı vekilinin 26/01/2021 tarihli dilekçesi ile HMK m.177/2 gereğince artık bozma kararından sonra tahkikat bitinceye kadar ıslah yapılabildiği, müvekkillerinin de 2009/1 iflas dosyası ile davacı kooperatiften alacaklı oldukları, bu nedenle cevap dilekçesini ıslah ederek takas def'i ileri sürdüğü anlaşıldığı, davalı tarafça süresi içerisinde açıkça takas def'inin ileri sürülmediği, istinaf kaldırma kararından sonra cevap dilekçesinin ıslahı ile ileri sürüldüğü, HMK 177/2 gereğince bozmadan sonra ıslah yapılabilecekse de bozmaya uymakla ortaya çıkan hukuksal durumu ortadan kaldırılması mahiyetinde olacak şekilde ıslah yapılamayacağı, davacı tarafın açıkça takas def'ine muvafakat etmediği anlaşıldığından takas def'inin mahkemece kabul görmeyerek, hükme esas alınmadığı belirtilerek davanın 109.740,80TL üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davalı arsa sahiplerinin kendilerine alacağın tahsili için iflas yoluyla takip açtığını, bu takiplerin hiçbirinde 47.100 Alman markını talep etmediklerini, bu durumun ve dosyaya bu alacak ile ilgili herhangi bir icra takibi bildirmemiş olmalarının bu paranın ödendiğine karine olduğunu, sözleşmeden doğan kira alacağını talep eden davalıların ödenmemiş olsa bu 47,100 Alman Markını talep etmemelerinin mümkün olmadığını, bu yapılan ödemenin kabul edilmesi halinde kooperatifin iflas kararının kalkacağını, 50 ortağı bulunan kooperatif tarafından söz konusu arsada inşaatlara başlanıldığını ve bir blok bitirilerek bazı üyelerce kullanıldığını, ancak davalıların inşaat ruhsatını yenilememesi sonucu davalıların ... Belediye Başkanlığına dilekçe vererek söz konusu binaları yıkılmasını sağladıklarını, kooperatifin iflas kararı kaldırılmadığı için müvekkilinin üye aidatları ile yapmış olduğu inşaat bedelleri ile kooperatifin zararının tazminini talep etme hakkı imkanı bulunmadığını, kooperatifin yaptığı ödemenin 1997 yılında olduğu ve bu belgenin de kooperatifin ticari defterlerine işlendiği ancak vergi mevzuatı açısından ticari defterlerin saklanması süresi 5 yıl olduğundan ve çeşitli yönetim değişikliklerinden dolayı ticari defterlere ulaşma imkanı bulunmadığı, bu nedenlerle 118.879,70 TL'nin ödendiği sabit olmasına karşın davanın reddinin doğru olmadığını, kararın kaldırılmasını talep etmişlerdir.

2.Davalılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararından sonra cevap dilekçesini ıslah edip takas beyanında bulunduklarını ve mahkemece aldırılan bilirkişi ek raporunda davalıların Edremit İflas Müdürlüğünün 2018/1 İflas dosyasındaki alacakları dolayısıyla davacının alacağı olmadığı tespit edildiğini, Bölge Adliye Mahkemesince kaldırma kararı üzerine HMK m.177 uyarınca bozma ya da kaldırma kararından sonra tahkikat bitinceye kadar ıslah yapılabileceğini, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi incelemesi neticesinde 6.000,000,00 TL'nin denkleştirici adalet ilkelerine göre hesaplaması yapılarak 109.740,80 TL rakamına ulaşıldığı ve mahkemenin daire kaldırma kararına uygun olarak davanın kısmen kabulüne karar verildiği, ancak davalı arsa sahipleri tarafından kaldırma kararından sonra cevap dilekçesi ıslah edilerek takas defiinde bulunulduğu ve alınan ek rapora göre davalı tarafın dava tarihi itibarıyla Edremit 2. İflas Dairesinin 2009/1 iflas dosyasındaki alacağının 287.342,53 TL olduğu ve buna göre davacının davalıdan alacağının olmadığı 29.06.2021 tarihli raporda belirlendiği, HMK 177. madde uyarınca ıslah tahkikatın sona ermesine kadar yapılabileceği, takas defiinin yargılamanın her aşamasında öne sürülebileceği, davalı arsa sahipleri vekillerinin de cevap dilekçesini ıslah ettiği, ilk derece mahkemesinin dairenin ilk kaldırma kararından sonra tahkikatı etkileyecek şekilde yargısal işlem yapıp bilirkişi raporu aldığı, bilirkişi raporunda da arsa sahiplerinin kooperatiften alacaklı olduğu belirlendiği, davacı kooperatifin arsa sahiplerinden alınan dairelerin bedelinin tamamını ödediğini öne sürmüş ise de bu konuda iddiasını ispatlayamadığı, sözleşmenin ifasının da kooperatifin iflası ile imkansız hale dönüştüğü, subjektif imkansızlık söz konusu olduğu, bu durumda davacı kooperatifin ödediğini kanıtladığı eski 6.000,000,00 eski TL'nin denkleştirici adalet ilkelerine göre belirlenen tutarı olan 109.740,80 TL'yi davalı taraftan talep etme hakkı olduğu, fakat takas definin davanın her aşamasında öne sürülebileceği, 29.06.2021 tarihli bilirkişi raporunda davalı tarafın davacı kooperatiften alacağının 287.342,53 TL olduğu saptanmış olmakla, takas defi dikkate alınarak, davanın reddine karar verilmesi gerektiği halde davanın kısmen kabulüne karar verilmesinden ötürü davacı vekilinin istinaf talebinin HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine, davalılar vekillerinin istinaf istemlerinin HMK 353/(1)-b-2. maddesi gereğince kabul edilmesine, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçesinde, subjektif imkansızlık nedeniyle sözleşmenin geçersiz hale geldiği, borcundan kurutulan davalının aldığı şeyleri iade etmesi gerektiği belirtilmesine rağmen davanın reddedildiğini, bu kararla kooperatifin iflas dosyasındaki borcunun halen 287.000,00 TL olarak kaldığını ancak alması gereken 109.740,80 TL paranın mal sahipleri cebinde kaldığını,

2.Davanın başından beri inşaatın yapılmasına arsa sahiplerinin engel olduğunu belirttiklerini, arsa sahiplerinin ruhsat yenileme işlemini yapmadığı gibi yapılan binanın da yıkılmasına sebebiyet verdiklerini,

3.Sözleşmeden kaynaklanan kira bedelleri alacağı istenilmesinin davalıların herhangi bir alacaklarını kooperatife terk etmek niyetinde olmadıklarının somut göstergesi olduğunu, davalıların kooperatif hakkında 2007 yılında yapmış oldukları takipte 47.100 Alman markını talep etmemiş olmasının, dosyaya bu alacak ile ilgili herhangi bir icra takibi bildirmemiş olmalarının, bu paranın ödendiğine karine olduğunu,

4.Kooperatifin yaptığı ödemenin 1997 yılında olduğu ve bu belgenin de kooperatifin ticari defterlerine işlendiği ancak vergi mevzuatı açısından ticari defterlerin saklanması süresi 5 yıl olduğundan ve çeşitli yönetim değişikliklerinden dolayı ticari defterlere ulaşma imkanı bulunmadığı, bu nedenlerle 118.879,70 TL nin ödendiği sabit olmasına karşın davanın reddinin doğru olmadığını, kararın bozulmasını talep etmişlerdir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca yükleniciye devri öngörülen dairelerin bedelinin iadesi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369, 370 ve 371. maddeleri, 6098 sayılı TBK 470-486 maddeleri,

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Davacı ile davalıların murisi ... arasında imzalanan 22 Nisan 1998 tarih ve 2654 yevmiye sayılı sözleşmenin, 1. maddesinde, “Taşınmaz üzerinde yapılan inşaatlarda toplamın %35’i arsa sahibine, kalan %65 ise kooperatife aittir”, 2. maddesinde, “Bu %35 kapsamında kalan dairelerden 5 tanesi ücret karşılığında kooperatife bırakılmıştır. Bu 5 dairenin toplam bedeli olan 12.500.000.000 TL’nin, 6.000.000.000 TL’si peşin olarak ödenmiştir. Kalan 6.500.000.000 TL’si ise bugünkü döviz kurundan hesaplanmak sureti ile 47.100 Alman Markı olarak kabul edilmiştir. Bunun ödemesi 30.09.1998 tarihi akşamına kadar arsa sahibine yapılacaktır. Ödenmediği takdirde tek taraflı anlaşma fesh edilecektir. Dubleks daireler bu düşümün dışındadır”, 5. maddesinde, “Sözleşme tarihinden itibaren 50 ay içinde inşaatlar arsa sahibine teslim edilecektir. Teslim edilmediği takdirde her ay kira bedeli olarak her daire başına kooperatif tarafından 150 Alman Markı ödenecektir", 21. maddesinde, “İş bu sözleşme tarihinden anahtar teslimine kadar doğacak her türlü masraf ve ödemeler kooperatife aittir” şeklinde düzenlemeler yer almaktadır.

3.25/10/2005 tarihinde yapı ruhsatı alındıktan sonra beş yıl içinde yapı bitirilerek iskan alınmadığı, ruhsat yenilemesi yapılmadığı için belediye tarafından yapı tatil zaptı tanzim edildiği, mahkemece yapılan keşifte sadece 362 ada, 1 parsel üzerinde 1 bloğun yapılmış olduğu ve üst kattan itibaren yıkıma başlanmış olduğunun tespit edildiği, dava konusu beş dairenin sözleşmede belirtilen tarihte bitirilmediği, beş adet dairenin bulunduğu blokta yıkım kararının uygulanmaya başlanmış olduğu, davacı kooperatifin iflasına karar verildiği ve iflas idaresince müflisin sanat ve ticaretine devam yönünde karar alınmadığı anlaşılmaktadır.

4.Davalı vekilince bölge adliye mahkemesinin kaldırma kararının ardından 26/01/2021 tarihli ıslah dilekçesi ile cevap dilekçesinin ıslah edildiği ve takas definde bulunulduğu görülmüştür. HMK 177. madde uyarınca ıslah tahkikatın sona ermesine kadar yapılabileceğinden ıslah dilekçesinin kabulü gerekecektir.

5.Alınan bilirkişi raporunda 22.04.1998 tarihinde ödenen 6.000.000.000 eski TL için dava tarihi itibariyle güncel değerin 109.740,80 TL, 29/06/2021 tarihli raporda ise davalının, davacı kooperatiften alacağının 287.342,53 TL olduğu, davacının, davalıdan alacağının bulunmadığı belirtilmiştir.

6.Davacı kooperatif arsa sahiplerinden alınan dairelerin bedelinin tamamını ödediğini öne sürmüş ise de bu konuda iddiasını ispatlayamadığı anlaşılmıştır. Bu durumda davacı kooperatifin sadece ödediğini kanıtladığı 6.000,000,00 eski TL'nin denkleştirici adalet ilkelerine göre belirlenen tutarı olan 109.740,80 TL'yi davalı taraftan talep etme hakkı olduğu, fakat takas definin cevap dilekçesinin ıslahı ile davanın her aşamasında öne sürülebileceği göz önünde bulundurulduğunda 29.06.2021 tarihli bilirkişi raporunda davalı tarafın davacı kooperatiften alacağının 287.342,53 TL olduğu saptanmış olmakla, takas defi dikkate alınarak bölge adliye mahkemesince verilen davanın reddine dair kararda isabetsizlik bulunmamaktadır.

7.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan nedenlerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

24.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.