WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 16 Temmuz 2026

YARGITAY 6. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

6. Hukuk Dairesi         2022/1833 E.  ,  2023/1713 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1561 E., 2022/103 K.
DAVA TARİHİ : 07.03.2018
HÜKÜM/KARAR : Davacının istinaf başvurusunun esastan reddi, davalıların istinaf başvurusunun kabulü
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ereğli(Konya) 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/56 E., 2021/244 K.

Taraflar arasındaki Tapu İptali Ve Tescil (Satış Vaadi Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun davacının istinaf başvurusunun esastan reddina, davalıların istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalıların murisi arasında davacıya ait taşınmazın yarı hissesine ilişkin arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldığını ve bu sözleşme kapsamında taşınmazdaki davacıya ait payın davalıların murisine devredildiğini, dava tarihine kadar dava konusu taşınmazda inşaata başlanmadığını ve davacıya sözleşmeden kaynaklanan haklarının teslim edilmediğini ileri sürerek, davacı tarafından sözleşme gereği davalıların murisine devrettiği taşınmazdaki hissesinin davacı adına tesciline, taşınmazın davalılar adına kayıtlı olmaması halinde davacıya arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında verilmesi gereken bağımsız bölümün değerinin davalılardan alınarak davacıya verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalıların murisi yüklenici aleyhine açılan ön alım hakkına dayalı tapu iptal ve tescil davası sonucunda davacının arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında devrettiği taşınmazdaki payının dava dışı diğer paydaş adına tesciline karar verildiğini, ön alım davasında taşınmaz üzerine şerh konulmasından dolayı inşaat yapılamadığını, inşaatın yapılamamasında davalıların ve murislerinin kusursuz olduğunu, ön alım davasında taşınmazın satış bedeli ve masraflar karşılığında davalıların murisine 6.400,00 TL ödendiğini, davacının talep etmesi haline bu bedeli kendisine ödemeye hazır olduklarını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 4721 sayılı TMK nın 692. maddesi uyarınca paylı mülkiyete tabi taşınmazlar bakımından arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin oybirliği olmadıkça yapılamayacağı, bu nedenle sözleşmenin geçersiz olduğu, payın devrine ilişkin tapu işlemi üzerine diğer paydaşın ön alım hakkına dayalı tapu iptal tescil davası açtığı, davanın kabul ile sonuçlanarak kesinleştiği, bu nedenle davacı ...'in hissesinin diğer hissedara geçtiği, davacının taşınmazın mülkiyetini artık malik olmayan davalılardan istemesi mümkün olmadığı, davacı avans şeklinde arsasındaki payı vermiş olup payın davalının elinden çıktığı tarih itibariyle parasal karşılığını davacının talep etme imkanı olduğunu, davacının taleplerinin bu talebi de kapsadığı kanaatinin oluştuğunu, arsanın davacı hissesine düşen kısmın yarısı olarak belirlenen 38.610 TL üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile 38.610,00 TL'nin dava tarihi olan 28/03/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davalıların murisi ...'ın dava konusu taşınmaza davacının paylı malik olduğunu bilerek sözleşme yaptığını, diğer hisse sahibi ile de görüşme ve pazarlık halinde olduğunu, davacı ile yüklenicinin yaptığı arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinde davacıya hissesi karşılığı bir daire verileceğinin kararlaştırıldığını, dava konusu gayrimenkulde davacının paylı malik olarak payında kendi başına tasarrufta bulunma imkanına sahip olduğunu, mahkemece olağan üstü yönetim işleri gibi dava ile ilgisi bulunmayan bir incelemeye girmesinin yanlış olduğunu, davacı ile davalıların murisi arasındaki sözleşmenin geçerli olduğunu, geçersiz olsaydı noterde sözleşme yapılamayacağı gibi tapuda devir yapılmasının da mümkün olmadığını, mahkemenin sözleşmeyi geçersiz kabul edecek kadar mülkiyet hakkını bilmediğini, davacının taşınmazın tamamı üzerinde olmayıp sadece kendi payı üzerinde tasarrufta bulunarak davalıların murisi ile sözleşme yaptığını, mahkemenin terditli taleplerden hangisini kabul ettiğini anlaşılamadığını, davada açıkça arsa bedeli talepleri olmadığı halde yerel mahkeme tarafından taleplerinde bulunmayan bir hususa karar vermesinin hatalı olduğunu belirterek istinaf talebinin kabulü ile kararın kaldırılmasını istemiştir.
Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; taleple bağlılık ilkesi gereği mahkemece geçersiz sözleşmeye dayanılarak taahhüt edilen dairenin parasının istenmesi de mümkün olmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, dava konusu taşınmazın dava dışı diğer hissedarın önalım hakkına dayalı olarak açtığı dava sonucu davalıların murisinin elinden çıktığını ve dava konusu taşınmazın yarı hissesinin ne kadara satıldığı, davalıların murisine karşı açılan önalım davasında ortaya konulduğunu, davalıların murisine arsa karşılığı ödenen para mahkeme kararıyla ortadayken, mahkemenin arsanın o tarihteki değerini tahminlere dayalı olarak hesaplattırmasının hatalı olduğunu, zira davacı için bir sebepsiz zenginleşme, davalılar açısından ise kanun hükümlerine aykırı olarak zarar oluşturacağını, mahkemece davacıya ancak ön alım davasındaki bedelin ödenmesine karar verilebileceğini belirterek istinaf talebinin kabulü ile kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının sözleşme kapsamında davalıların murisine devrettiği arsanın kesinleşen ön alım davası sonucunda diğer hissedarlardan ...'ın mülkiyetine geçtiğinden arsanın davacılar adına tescili mümkün olmadığı, davacı vekilinin de tapu iptal tescil talebinin reddine ilişkin kararı istinaf etmediği gibi, istinaf dilekçesinde de açıkça arsanın bedelini istemediklerini, taleplerini sözleşmeyle verilmesi kararlaştırılan bağımsız bölümün değeri olduğunu söylediğine göre, davacının bu talebi doğrultusunda değerlendirme yapılarak, geçersiz sözleşmeye dayalı olarak müspet zarar kapsamındaki bağımsız bölüm değeri istenemeyeceğinden davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, 6100 sayılı HMK nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca, düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; taraflar arandaki sözleşmenin geçerli ve kanuna uygun olduğunu, istinaf mahkemesinin dava konusu olayı yanlış nitelendirdiğini, geçersiz olsaydı noterde sözleşme yapılamayacağı gibi tapuda devir yapılmasının da mümkün olmadığını, kanunların istinaf mahkemesince yeniden okunması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin geçerli olup olmadığı ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemlerine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri, Türk Borçlar Kanununun 184 ncü maddesi, 30.09.1988 tarihli ve 1987/2 1988/2 sayılı Yargıtay İBBGK Kararı, TMKnın 692. maddesi.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.1.Eser sözleşmelerinin kendine özgü bir türü olan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin geçerli olarak kurulabilmesi için TMK'nın 692. maddesi gereğince, sözleşmenin konusu olan taşınmazın tüm paydaşlarıyla sözleşme yapılması veya diğer paydaşların yapılmış olan sözleşmeye muvafakat etmiş olması gerekmektedir. Bu husus kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece kendiliğinden gözetilir. Dava konusu arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine konu parselde, davacı dışında da hissedar bulunmasına ve bu hissedarın sözleşmeye katıldığının veya muvafakat ettiğinin iddia ve ispat olunmamasına göre, istinaf dairesince sözleşmenin geçersiz olduğu kabul edilerek davanın reddine karar verilmesi isabetli olmuştur.

2.2.Her ne kadar davacı vekili sebepsiz zenginleşme hükümleri kapsamında dava konusu davalıya devredilen arsa payı bedelini davalıdan talep edebilir ise de iş bu davada bu yönde bir talep olmadığından davanın reddine karar verilmesi bu açıdan da yerinde olup davacı vekilinin temyiz itirazının reddi gerekmiştir.

3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı harcın temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

09.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.