WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Temmuz 2026

YARGITAY 6. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

6. Hukuk Dairesi         2022/1700 E.  ,  2023/1778 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/333 E., 2021/397 K.
DAVACILAR : 1-... 2-... vekili Avukat ...
DAVA TARİHİ : 29.07.2013
HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve temyiz incelemesinden geçen tazimnat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece . İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı arsa sahipleri vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ile aralarında arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi akdedildiğini, inşaatın geç tesliminden dolayı uğrayacakları zararların tazmini için davalı tarafından Beşiktaş 18. Noterliğinin 11.02.2010 tarih ve 447 yevmiye nolu taahhütnamenin verildiğini, taahhütnamede belirtilen sürede teslim edilmediği takdirde gecikilen her ay için 20.000,00 TL tazminat ödeneceğinin belirtildiği, ancak söz konusu sürede teslimin gerçekleşmediğini, ayrıca davalı tarafından inşaatın ayıplı ve eksik yapıldığını belirterek gecikme tazminatı ile eksik ve ayıplı işlerin giderim bedelini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı yüklenici vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 2013/364 Esas, 2014/227 Karar ve 05.06.2014 tarihli kararıyla; davacıların İstanbul Anadolu 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2010/266 Esas sayılı dosyasında aynı davalı aleyhine aynı hukuksal nedene dayalı olarak dava açtıkları, davanın derdest olduğu gerekçesiyle HMK'nın 114/1-ı maddesi uyarınca dava şartının gerçekleşmediği belirtilerek kira alacağına yönelik davanın HMK'nın 115/2 maddesi gereğince usulden reddine, eksik imalat ve projeye aykırılık yönündeki taleplerinin ise yargılama aşamasında giderilmesi nedeniyle konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesinin 2014/7275 Esas, 2016/1271 Karar ve 01.03.2016 tarihli kararı ile; her iki davanın tarafları aynı ise de, talep konusu kira tazminatı dönemlerin 1 ay 12 günlük dönem dışında farklı olduğu gözden kaçırılarak davanın reddine karar verilmesi hatalı olduğu gerekçesiyle kararın bozulduğu anlaşılmıştır.
V. BOZMA SONRASI İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesinin 2018/333 Esas, 2021/397 Karar ve 11.11.2021 tarihli kararı ile, davalı tarafça 11.02.2010 tarihinde verilen taahhütte belirtilen iki aylık sürede bağımsız bölümlerin teslim edilmediği, davalının 12.04.2010 tarihinde temerrüde düştüğü, davalı tarafından Beyoğlu 49. Noterliği'nde 6269 no.lu belgeyle vekalet verilmiş olan ... Kılınç ile davacılardan ...'ın imzaladıkları konut ve işyeri teslim tutanağı tarihi olan 06.03.2011 tarihi arası içim hesaplanan kira tazminatı alacağının 148.615,00TL olduğu, davacıların İstanbul Anadolu 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/266 Esas sayılı dosyasında 24.12.2009 tarihi ile 24.05.2010 tarihleri arası dönem için kira kaybı tazminatı talebinde bulundukları, her iki davada 1 ay 12 günlük sürenin aynı olduğu, söz konusu mükerrer dönem ile o dosyada fazla ödenen 8.500,00 TL mahsup edildiğinde davalının sorumlu olacağı toplam kira tazminatının 120.730,20 TL olduğu, davacıların hisse ve bağımsız bölüm payları nazara alınarak davacı ...'a ödenmesine gereken kira tazminatının 83.807,00 TL, diğer davalı ...'a ödenmesine gereken kira tazminatının ise 36.922,34 TL olduğu kabul edilerek bu miktarlar yönünden davanın kabulüne karar verilmiş, ayrıca davacı ... için 2.354,00 TL, davacı ... için ise 904,13 TL ayıplı imalat bedeline hükmedilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davalı yüklenici vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; ayıplı işlerin giderim bedeline ilişkin mahkemenin ilk verdiği kararın kesinleştiği, davacılara ait bağımsız bölümlerin bir kısmının üçüncü kişilere satıldığı, dava dışı idarelerden kaynaklanan sebeplerle iskan ruhsatı başvurusunun yapılamadığı, kurumlardan kaynaklanan gecikmenin işin süresine eklenmesi gerektiği, 08.07.2010 tarihinde iskanın alınmasına rağmen 16.03.2011 tarihli teslim tutanağındaki eksik ve ayıplı işler gerekçe gösterilerek bu tarihe kadar gecikme tazminatı hesaplanmasının haksız olduğu, 11.02.2010 tarihli taahhüdün zorunluluk sebebiyle verildiği, 20 nolu bağımsız bölüm devri için 60.000,00 TL davacılara ödeme yapıldığı, İstanbul Anadolu 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2010/266 Esas sayılı dosyasında kira tazminatı için açılan davada, davacı arsa sahiplerinin elden ödenen bu paralar için teklif edilen yemin teklifinden kaçındıklarından bu paraların verildiğinin kesin delille ispat edildiği, buna rağmen davacıların bu ödemeyi almadıklarına dair bu davada yemin ettikleri, yalan yere yeminden dolayı Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınn 2021/66435 sayılı soruşturma dosyasının beklenmesi gerektiği belirtilerek kararı temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan kira tazminatı ile eksik ve ayıplı işlerin giderim bedeline ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
HMK'nın 114/1-ı maddesi, 4/2/1959 tarih ve 1959/13 Esas, 1959/5 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 437 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.1. Davacılara ait bağımsız bölümlerin bir kısmının üçüncü kişilere satıldığı, kira tazminatı hesaplamasında bu durumun dikkate alınmadığı gerekçesiyle karar temyiz edilmiş ise de; kira tazminatı hesaplanan bağımsız bölümlere ilişkin tapu kayıtları incelendiğinde bağımsız bölümlerin davacılar adına tescilli olduğu anlaşıldığından davalının bu temyiz itirazı yerinde görülmeyip, reddi gerekmiştir.
2.2. Dava dışı idarelerden kaynaklanan sebeplerle iskan ruhsatı başvurusunun yapılamadığı gerekçesiyle karar temyiz edilmiş ise de, davalı yüklenici tarafından verilen taahhütte idareden kaynaklı gecikme nedenlerinin işin tesliminde gecikmeye sebebiyet verdiği davalı tarafça kabul edildiğinden davalının bu temyiz itirazı da yerinde görülmeyip, reddi gerekmiştir.
2.3. 08.07.2010 tarihinde iskanın alınmasına rağmen 16.03.2011 tarihli teslim tutanağına kadar gecikme tazminatı hesaplanmasının haksız olduğu gerekçesiyle karar temyiz edilmiş ise de, davalının vekalet verdiği ...’ın söz konusu teslim tutanağını imzaladığı anlaşıldığından davalının bu temyiz itirazı da yerinde görülmeyip, reddi gerekmiştir.
2.4. 20 nolu bağımsız bölüm devri için 60.000,00 TL davacılara ödeme yapıldığı, İstanbul Anadolu 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/266 Esas sayılı dosyasında kira tazminatı için açılan davada, davacı arsa sahiplerinin elden ödenen bu paralar için teklif edilen yeminden kaçındıklarından bu paraların verildiğinin kesin delille ispat edildiği, buna rağmen davacıların bu ödemeyi almadıklarına dair bu davada yemin ettikleri, 60.000,00 TL’nin mahsubu gerektiği gerekçesiyle karar temyiz edilmiş ise de; İstanbul Anadolu 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/266 Esas sayılı dava dosyasında, davalı yüklenicinin 4 nolu dükkanın devri için davacılara 50.000,00 TL, kira tazminatı için de 60.000,00 TL’de elden ödeme yaptığına dair davacılara yemin teklif etmiş, davacılar ise yemin etmekten kaçınmışlardır. Söz konusu davada mahkemece bilirkişi raporu ile hesaplanan kira tazminatının 51.500,00 TL olduğu, ancak elden 60.000,00 TL ödeme yapıldığının kabulü gerektiği, yapılan ödemenin fazla olması nedeniyle davanın reddine karar verildiği, fazla ödenen 8.500,00 TL’nin iş bu davada hesaplanan kira tazminatından mahsup edildiği anlaşılmıştır. Davalı 50.000,00 TL’nin de mahsup edilmesi gerektiğini savunmuş ise de, kendisi söz konusu ödemenin 4 nolu dükkanın devri için yapıldığını belirttiğinden farklı bir gerekçe ile yapılan ödemenin iş bu dosyada mahsup edilmemesi doğru olup, davalının bu temyiz itirazı da yerinde görülmeyip, reddi gerekmiştir.
2.5. Mahkemenin, Yargıtay’ın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi, bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak gerçekleşebilir. Hükmün bir kısmının bozma kapsamı dışında bırakılmasının amacı bu kısımların doğru olduğunu belirlemek, bozmanın sınırlarını çizmek ve bu şekilde usulü kazanılmış hakları oluşturup, korumaktır. Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK).
Somut uyuşmazlıkta; yerel mahkemece davacı arsa sahiplerince talep edilen eksik ve ayıplı iş giderim bedeline ilişkin talebin, yargılama aşamasında giderilmesi nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, verilen kararın davacılar vekilince sadece kira tazminatı yönünden temyiz edildiği ve bozmanın da bu talebe karşı yapıldığı gözetildiğinde, eksik ve ayıplı iş giderim bedeline ilişkin hükmün kesinleştiği, verilen yeni hükmün davalı lehine oluşmuş usuli kazanılmış hakkın ihlali niteliğinde olduğu anlaşıldığından davalının bu temyiz itirazları yerinde görülmüş, kararın bu nedenle bozulması uygun bulunmuştur.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
“Değerlendirme” bölümünün “2.1, 2.2, 2.3, 2.4” bentlerinde belirtilen nedenlerle davalı yüklenicinin diğer tüm temyiz itirazlarının reddine, “2.5” bentte açıklanan nedenlerle davalı yüklenicinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yüklenici yararına BOZULMASINA,

Peşin alınan harcın istek halinde iadesine,

Kararın tebliğinde itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

11.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.