WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Temmuz 2026

YARGITAY 6. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

6. Hukuk Dairesi         2022/1694 E.  ,  2023/1777 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/422 E., 2021/119 K.
Avukat ...
DAVA TARİHİ : 17.12.2014
HÜKÜM/KARAR : Kabul

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve temyiz incelemesinden geçen alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... Bölge Trafik İstasyon Amirliği Hizmet Binası yapımı işini üstlenen müvekkilinin, başladığı işte; davalı idarenin mevcut uygulama projesinin yol kotundan aşağı kalacağını söyleyerek, binanın 50 cm yüksek yapılmasını istediğini, projede olmayan bu işin fazla maliyetinin ödeneceğini belirttiğini, ancak ödeme yapılmadığını iddia ederek 59.688,22 TL fazla iş bedeli ile 1.000,00 TL fiyat farkı alacağının tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı iş sahibi idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı yükleniciden binanın yükseltilmesi ile ilgili yazılı veya sözlü bir talebin olmadığını, binanın 50 cm yükseltilmesinde müvekkilinin bir menfaatinin bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ İLK KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 2014/822 Esas, 2015/407 Karar ve 19.10.2015 tarihli kararıyla; davacının proje harici olarak yapmış olduğu işler nedeniyle davalı idareden 5.381,38 TL alacağının bulunduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin 14. maddesi gereğince fiyat farkı alacağı talebinde bulunmasının mümkün olmadığının belirlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 5.381,38 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. BİRİNCİ BOZMA KARARI
A. Bozma Kararı
1. İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesinin 2016/1137 Esas, 2017/2338 Karar ve 31.05.2017 tarihli kararı ile; davadan önce temerrüt ihtarı veya kesin vade bulunmadığından, alacak teslimle muaccel olup, temerrüt gerçekleşmediğinden, kabul edilen alacağa dava tarihi yerine, tarihte belirtilmeksizin teslim tarihi denilmek suretiyle faiz uygulanmasının hatalı olduğu ve sözleşmenin 8.2.1.-1 maddesinde Yapım İşleri Genel Şartnamesi sözleşmenin ekleri arasında sayıldığı, ilave iş bedelinin sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan Şartnamenin 21. maddesindeki yönteme göre hesaplanması gerektiği gerekçesiyle kararın bozulduğu anlaşılmıştır.

V. İLK DERECE MAHKEMESİ İKİNCİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 2017/172 Esas, 2018/174 Karar ve 26.06.2018 tarihli kararıyla; yapılan kot yükseltme işinin proje dışı ve idarenin isteği olmadan yaptırıldığı, idarenin isteği olmadan yapılan bu değişikliğin tadilat projesi çizilmeden yapılması ve kolon yüksekliği artırıldığında kolon ve kirişlerde yük değişiminden dolayı teçhizat artırımının zorunlu olması nedeniyle sakıncalı olduğunun tespit edildiği, bu nedenlerle alacak talebine konu fazla işin şartnamenin 21. maddesi kapsamında usulüne uygun iş artışı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

VI. İKİNCİ BOZMA KARARI
A. Bozma Kararı
1. İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesinin 2018/5623 Esas, 2019/619 Karar ve 14.02.2019 tarihli kararı ile; mahkemece alınan ek raporda Şartnamenin 21. maddesinin birim fiyatlı sözleşmeli işlerde uygulanacağı, dava konusu sözleşmede uygulanmayacağını öngören ek rapor hükme esas alınmış ise de raporlar arasındaki çelişkinin giderilmediği, davacı lehine oluşan usuli kazanılmış hak ilkesine aykırılık oluştuğu, hükmüne uyulan bozma ilamı uyarınca HMK 281/2 gereğince yeniden rapor alınması gerektiği gerekçesiyle kararın bozulduğu anlaşılmıştır.

VII. İLK DERECE MAHKEMESİ’NİN SON KARARI
İlk derece mahkemesinin 2019/422 Esas, 2021/119 Karar ve 30.03.2021 tarihli kararı ile; bilirkişi raporu doğrultusunda davacı yüklenicinin davalı iş veren idareden talep edilebileceği bedelin dava tarihi itibariyle 8.694,00 TL olduğu, ancak dosyada ıslah yapılmadığı, mahkemenin 2014/822 Esas, 2015/407 Karar sayılı ilamıyla davalı lehine oluşan usuli kazanılmış hak dikkate alınarak, önceki kararda belirtilen miktar üzerinden toplam 5.381,38 TL alacağının bulunduğu, bu doğrultuda davanın kısmen kabulü ile 5.381,38 TL’nin tahsiline karar verilmiştir.

VIII. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığı, kararın gerekçesinde davanın kısmen kabulüne yazılmasına rağmen, hüküm fıkrasında davanın kabulüne yazıldığı, oysa ki talep edilen alacağın kısmen kabul edildiği, reddedilen kısım üzerinden vekalet ücretine hükmedilmediği gibi yargılama giderlerinin de kabul ve reddedilen kısımlar göz önünde tutularak hesaplanmadığı gerekçesiyle kararı temyiz etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, sözleşme dışı yapılan iş bedelinin tahsili ve fiyat farkı talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 Sayılı HMK’nın 326/2 inci maddesi, İhale Mevzuatı.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 437 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.1. Hükme esas alınan bilirkişi raporu incelendiğinde, uyuşmazlığın esasını kavrayıcı, Yargıtay denetime açık ve anlaşılır olduğu anlaşıldığından davalının rapora ilişkin temyiz itirazları yerine görülmeyip, reddi gerekmiştir.
2.2. 6100 Sayılı HMK’nın 326/2 maddesi uyarınca, davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır. Davacı yüklenici, dava dilekçesinde 59.688,22 TL sözleşme dışı iş bedeli ile 1.000,00 TL fiyat farkı, toplam 60.688,22 TL’nin tahsilini talep etmiş, harca esas değer olarak da bu miktarı göstermiştir. Yapılan yargılama sonunda 5.381,38 TL’nin tahsiline karar verilmiştir. İş bu durumda mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair hüküm kurulması gerektiği gibi yargılama giderlerine de kabul ve red oranlarına göre paylaştırılması gerekirken, yargılama giderlerinin tamamını davalı idare üzerinde bırakması doğru olmamıştır.
Ayrıca davalı idare yargılama aşamasında kendisini vekille temsil ettirdiğinden ve mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verildiğinde, reddedilen miktar üzerinden davalı lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekir. Karar tarihi itibariyle yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarife’sinin 13. maddesine göre, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için bu Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla bu Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. Ancak, hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez. Somut
uyuşmazlıkta, reddedilen 55.306,84 TL üzerinden davalı lehine 7.989,00 TL vekalet ücreti hesaplanmış ise de, tarife uyarınca hükmedilen vekalet ücreti mahkemece kabul edilen 5.381,38 TL’yi geçemeyeceğinden davalı yararına 5.381,38 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekir.
Kararın belirtilen nedenlerle bozulması gerekir ise de, yapılan bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 1086 sayılı HUMK’un 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.

IX. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

1. Değerlendirme bölümün “2.1 inci” bendi uyarınca davalının diğer tüm temyiz itirazlarının reddine, “2.2 inci” bendi uyarınca kabulü ile hüküm fıkrasının “1.” bendinde yer alan “KABULÜ” kelimesinden önce “KISMEN” kelimesinin eklenmesine, “3.” bendinde yer alan “2.322,50 TL’nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine” kelimelerinin çıkartılmasına, yerine “2.322,50 TL’nin davanın kabul ve red oranlarına göre hesaplanan 206,70 TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geri kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına” kelimelerin yazılmasına, “5” bent olarak “Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’ye göre hesaplanan 5.381,38 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,” cümlesinin yazılmasına, “5.” bendin “6.” bent olarak teselsül ettirilmesine, kararın değiştirilmiş bu haliyle DÜZELTEREK ONANMASINA,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

11.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.