WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Temmuz 2026

YARGITAY 6. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

6. Hukuk Dairesi         2022/1599 E.  ,  2023/1865 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/3139 E., 2021/2770 K.
DAVA TARİHİ : 30.12.2016
HÜKÜM/KARAR : Başvurunun Kabulüyle Davanın Reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 26. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/543 E., 2019/467 K.

Taraflar arasında rücuen tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulüyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili; müvekkili ile davalı arasında hizmet sözleşmesi imzalandığını, davalının müvekkilinin 20 ve 21 nolu hakedişlerden kıdem tazminatı adı altında kesintiler yaptığını, kesintilere konu işçilerin kendilerinde çalışmadığını, bu nedenle sorumlu olmadıklarını, işçiler kendilerinde çalışsa bile çalıştığı dönemden sorumlu olabileceklerini, kesintilerin haksız olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 25.100,00TL'nin kesinti tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiş, ıslah dilekçesi ile talebini 155.588,96TL'ye çıkartmıştır.

II. CEVAP
Davalı vekili; zamanaşımı süresinin dolduğunu, kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini, sözleşmenin 36.maddesi gereğince davacının idareye karşı tek başına sorumlu olduğunu, yapılan kesintilerin hukuka uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının ancak dava dışı işçileri çalıştırdığı dönem ile sorumlu olacağı, bilirkişi raporu ile de tespit edildiği gibi davacının çalıştırmadığı dönemdeki işçiler için de kesinti yapıldığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili; davacı ile imzalanan sözleşmenin 36.maddesi gereğince yüklenici firmanın halen çalıştırdığı, bu ihale döneminde yeni işe aldığı, gerek bu iş yerinde daha önce kendisinin çalıştırdığı gerekse başka iş yerinde çalışıp sonradan firmaya giren ya da çıkarılan işçilerin ihale tarihinden önceki ve ihale döneminde doğabilecek ücret, fazla mesai, bayram tatili ücreti, kıdem tazminatı gibi ücret borçlarını ödemek durumunda olduğu, bu hükmün ihale şartnamesinde de yer almakta olup davacının sözleşmeyi bilerek ve ihtirazi kayıt koymadan imzaladığını, bu sorumluluk için şirketler arasında organik bağ olması zorunluluğunun bulunmadığını, hiçbir ihtirazi kayıt koymadan sözleşmeyi imzalayan davacının yaptığı ödemeyi kendilerine rücu edemeyeceğini, kesintilerin hukuka uygun olduğunu, istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 36. maddesinde '' ...Yüklenici firma halen çalıştırdığı, bu ihale döneminde yeni işe aldığı gerek bu işyerinde daha önce kendisinin çalıştırdığı, gerekse başka işyerinde çalışıp sonradan firmaya işe giren ya da çıkarılan işçilerin ihale tarihinden önceki ve ihale dönemi içinde doğabilecek ücret, fazla mesai, bayram tatili ücreti, kıdem tazminatı gibi her türlü borçlarını ödemek zorundadır. Ödemek zorunda olduğu işçilik alacaklarına ilişkin belgeleri her hak ediş ödemesinden önce idareye teslim edilecektir. Aksi takdirde bu ücretler idare tarafından hesaplanarak ilk hak edişten kesilecektir. Yüklenici firma istihdam ettiği tüm işçilerin ücret, fazla mesai, yıllık ücretli izin, ihbar ve kıdem tazminatları ile İş Kanunu, diğer çalışma mevzuatı ve iş sözleşmesinden doğan her türlü alacağını ödemekle yükümlüdür. Yüklenici firma bunların ödendiğine dair aylık banka makbuzları ile işçi tarafından ıslak imzalı bordroları idareye teslim etmediği takdirde hak ediş ödemesi yapılmayacağını, ödenmemesi halinde de bunların idare tarafından ilk hak edişten kesileceğini kabul ve taahhüt eder...'' hükmünün mevcut olduğu, müteselsilen sorumlu olan borçlular arasındaki iç ilişkide tarafların serbest iradeleri ile düzenlemiş oldukları sözleşme hükümlerinin kendilerini bağlayacağı, davacı alt işveren nezdinde çalışmış olan dava dışı işçilerin, diğer alt işverenlerde geçen hizmet dönemlerinden doğan işçilik alacaklarından da davacı alt işverenin sorumlu olduğu bu nedenle davalı kurum tarafından dava dışı işçilere ödenen kıdem tazminatının tamamının davacı alt işverenin hak edişlerinden kesilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüyle davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili ; müvekkilinin aacaktan sorumlu olmadığını,dava dışı işçilerin kendi dönemlerinde çalışmadıklarını,sorumluluk düşünülse dahi yarı yarıya sorumlu olması gerektiğini, temyiz sebepleri olarak ileri sürmüştür.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, rücuen tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri

3.Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

17.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.