WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 10 Temmuz 2026

YARGITAY 6. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

6. Hukuk Dairesi         2022/1404 E.  ,  2023/1852 K.
"İçtihat Metni"
...
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/22 E., 2021/164 K.
...
...
BİRLEŞEN 1. AHM'SİNİN 2016/23 ESAS SAYILI DOSYASINDA;
...,...
...
HÜKÜM/KARAR : Asıl Dava Kısmen Kabul, Birleşen Davalar Ret

Taraflar arasındaki asıl ve birleşen davalarda alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davaların reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalılar ... ile ... vekilince duruşmalı, davacılar ... ile ... vekilince duruşmasız olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 16.05.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde asıl ve birleşen davada davalılar vekili Avukat ... geldi. Tebligata rağmen karşı taraftan gelen olmadığı anlaşılmakla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1-Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilleri adına kayıtlı bulunan ... ada 1-2 parselde kayıtlı bulunan gayrimenkul üzerinde bina yapılmak üzere davalı müteahhitlerle kat karşılığı inşaat sözleşmesinin yapılmış olduğunu, bu sözleşme gereğince bodrum kat , zemin kat, iki normal katın müteahhide, kalanların mal sahibine, 1 numaralı parseldeki bloktan iki dükkanın mal sahibine diğer kattaki toplam on iki dairenin müteahhide ait olacağının kararlaştırıldığını, davalıların sözleşme hükümlerine uyacağı ve sözleşmeye uygun olarak inşaatı tamamlayacağı inancı ile davacının yurtdışına gittiğini, davalıların sözleşme hükümlerine uymadıklarını ve inşaatı tamamlamadıklarını, müvekkillerinin davalılardan 20.000 DM alacağının mevcut olduğunu, davalıların bu parayı kendilerinin yapmaları gereken masraflar için müvekkillerinden aldığını, davalıların inşaatı tamamlamadığı gibi almış oldukları bu parayı da geri ödemediğini, 30/10/2000 tarihinde teslim edilmesi gereken dairelerin teslim edilmediğini ve henüz tamamlanmadığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, kat karşılığı inşaat sözleşmesine aykırılık ve eksik işler ile uğranılan kira kaybı nedeniyle 16.000,00 TL tazminatın 20/10/2000 tarihinden işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

2-Birleşen 2016/23 Esas sayılı davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında 25.02.2009 tarihinde 60 pafta 330 ada 1-2 parseldeki arsayı konu alan daire karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldığını, bu sözleşmeye göre arsa üzerine 2 blok halinde apartmanlar yapılacağını, toplamda 24 daire olacağını, 14 dairenin müteahhitlere ve B blokta kalan 10 dairenin de davacı ve kardeşlerine teslim edileceğini, söz konusu sözleşmenin müteahhitler tarafından ihlal edildiğini ve blokların zemin ve 10'ar daire olarak yapıldığını, yapılacak olan bu dairelerden B blokta en üst kattaki müteahhide ait olacak 2 daire ile zeminde bloklar arasına sadece usulsüz bir çatı ve arkasına duvar inşa edilerek yapılan dükkanın davacıya 27.07.1999 tarihli sözleşme ile 120.000 Mark bedelle satıldığını, davacının 06.07.2000 tarihinde banka aracılığı ile davalıya 65.000 Mark gönderdiğini ancak inşaatın tamamlanması ile davacının eksik yapı nedeniyle daireleri alamadığını, buna rağmen ödediği paranın kendisine iade edilmediğini, yani davacının 65.000 Mark karşılığında 2 blok arasına inşa edilen ve sadece arkasına bir duvar ve profilden çatı yapılan dükkanı aldığını, dairelerin davacıya teslim edilmediğini bu nedenle adaletin tecellisi bakımından dükkanın ve verilen 65.000 Mark paranın o günkü Türk Lirası cinsinden değerinin tespit edilerek aradaki farkın müvekkiline iade edilmesi gerektiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 20.000 TL'nin faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep etmiştir.

3-Birleşen 2016/24 Esas sayılı davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilleri ile davalılar arasında ... ada 1 ve 2 parsellerle ilgili olarak 25/02/2009 tarihinde daire karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldığını, bu sözleşmenin 3. maddesine göre yapılacak olan binaya sarf edilecek masrafların tamamının, tüm inşaatın kat irtifakının kurulması, mesken raporu alınması, su, elektrik vb. dış hatların bağlanmasının müteahhit tarafından karşılanacağını, ancak sözleşmenin bu hükmünün davalılar tarafından yerine getirlmediğini belirterek davalıların dairelerin mesken ruhsatlarını almalarına, davalıların mesken ruhsatlarını almaması halinde fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL'nin faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

4-Birleşen 2016/25 Esas sayılı dava dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilleri ile davalıların 25/02/1999 tarihinde şahitler huzurunda daire karşılığı inşaat sözleşmesi imzaladıklarını, sözleşme yapıldığı tarihte arsanın boş olmadığını, zemin ve 2 katı yapılmış bir inşaatın mevcut olduğunu, yapılan sözleşmeye göre inşaatın iki bloktan oluşacağını, toplamda zemin ve 24 daireden oluşacak bu 24 dairenin 14 ünün davalılara, 10 tanesinin ise müvekkillerine ait olduğunu, davalının eksik imalat yaptığını ve 6 kat olacak inşaatları 5 kat olarak yaptığını ve müvekkilinin sözleşmeye göre 2 daire eksik aldığını, söz konusu sözleşmeye göre inşaat işinin yapımından dolayı ortaya çıkacak her türlü sigorta ve verginin müteahhide ait olduğunu, söz konusu binaya sarf edilecek masrafların tamamının, tüm inşaatın kat irtifakının kurulması, mesken raporu alınması, su, elektrik sayaçları, kanalizasyon, dış hatların bağlanması işlerinin müteahhit tarafından yapılacağını, teslime kadar yapılacak bütün masrafların müteahhit tarafından karşılanacağını, davalının bu yükümlülüklerini yerine getirmediğini, bu yükümlülüklerini müvekkiline yüklemeye çalıştığını, bu nedenlerle fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla müvekkillerinin 25/02/1999 tarihli sözleşmeyi davalıların ihlal etmeleri nedeniyle uğramış oldukları şimdilik 20.000,00 TL maddi zararların faiziyle birlikte davalılardan tahsil edilerek müvekkillerine verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
1-Asıl davada davalılar vekili cevap dilekçesinde, davacılarla aralarında kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzaladıklarını, inşaat yapılacak yerlerin davacıların babalarına ait olduğunu, davacıların 6 mirasçı olup, tümümün yurtdışında yaşadıklarını, inşaata başlanması için veraset intikali, ilave kat ruhsatı ve yeni ruhsat, tevhid, ifraz ve yola terk işlemleri için gerekli olan vekaletler gelmeden işlemlerin yapılamadığını, vekalet veriliş tarihleri incelendiğinde gecikmenin sebebinin ortaya çıkacağını, davacılara ait dairelerde ve dükkanda kiracıların olduğunu ve bu dükkan ve dairelerin davacılar tarafından kullanıldığını, söz konusu inşaatta kendilerince hiç bir gecikmeye sebep olunmadığını, sözleşmede de gecikme durumunda herhangi bir cezai maddenin kararlaştırılmadığını ileri sürerek, tazminat ve alacak hakları saklı kalmak kaydıyla davanın reddini talep etmiştir.

2-Birleşen 2016/23 Esas sayılı davada davalı ... cevap dilekçesinde, davacı karşı davalıların 27.07.1999 tarihli sözleşmeye atıf yaparak iki daire bir dükkan için 65.000 Mark ödediklerini beyan ettiklerini, bu iddianın gerçeği yansıtmadığını, davacı karşılık davalıların 06.07.2000 tarihinde 65.000 DM'lik havale yaptıklarını, kalan parayı ödeyemediklerini ve 12.10.2000 tarihli sözleşme ile dükkan değeri 45.000 Mark sayılarak kalan 20.000 Mark'ın ise 7000 Mark'ının masraflara sayıldığını, 13000 Mark'ının ise iki dairenin tapusunu veya satış vekaletini verdikleri zaman ödenmek üzere anlaşıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

3-Davalı 2016/23 Esas sayılı birleşen dava dosyasında açtığı karşı davada, binanın 2001 yılında bittiğini, dairelerin ve dükkanların davacı ve karşı davalılar ile hissedarları tarafından kullanıldığını, bu nedenle davacı ve karşı davalıların talebi olan dükkan ve dairelerin tespitinin yapılarak eksik ödemenin sözleşme tarihinden itibaren davacı ve karşı davalılardan müştereken ve müteselsilen ticari faiziyle tahsilini, ayrıca "27.07.1999 tarihli sözleşme şartlarını yani 30.04.2000 tarihinde vadesinde ödenmesi gereken paranın tamamının ödenmemesi nedeniyle sözleşmeden kaynaklanan şartı cezanın ödenmesi gerektiğini" belirterek sözleşmedeki şartı cezanın sözleşme tarihinden itibaren müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.

4-Birleşen 2016/24 Esas sayılı davada davalı ... cevap dilekçesinde, davayı kabul etmediklerini, davacıların kendilerine vermeleri gereken 4 daireyi teslim etmediklerini, kendilerinin binayı 2001 yılında bitirdiklerini, bu konu ile ilgili olarak Kayseri 1. Asliye Hukuk Mahkemesine dava açtıklarını ve davanın derdest olduğunu, gerek davacıların ve gerekse daire sattıkları şahısların çeşitli zamanlarda ihtar çekmelerine rağmen gerekli vekaletnameleri vermediklerini, davacıların babaları tarafından alınan 01/05/1995 tarihli 14/38 ruhsat numaralı ilk inşaatın elektrik sigorta vb. borçlarını varisi olarak ödemedikleri için mesken ruhsatı işinin uzadığını, kendilerinin kusuru olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

5-Birleşen 2016/25 Esas sayılı davada davalılardan ... cevap dilekçesinde, davacıların iddialarının gerçek dışı olduğunu, 27/07/1999 tarihindeki sözleşmenin devamı olarak 12/10/2000 tarihli sözleşme yapıldığını ve davalılar ile karşılıklı olarak anlaşma sağlandığını, davacıların satış vekaleti vermemesi nedeniyle kendilerine yapılacak olan 13.000 DM nin ödenmediğini, iki dairenin satış vekaletini verdikleri zaman 13.000 DM'nin davacılara ödeneceğini, davacı taraf aleyhine Kayseri 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/503 Esas sayılı dosyası ile alacak davası açtıklarını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemenin 09.03.2006 tarih ve 2003/373 Esas, 2006/69 Karar sayılı kararı ile, eksik imalatlara ilişkin dava ve talebin kısmen kabulü ile 1499 TL tazminatın 30.12.2002 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine ve davalılara verilmiş bulunan 20.000 DM'nin kur karşılığı olan ve taleple bağlı kalınmak kaydı ile 6000 TL'nin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1-Mahkeme kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
2-Yargıtay (kapatılan) 15. Hukuk Dairesinin 04.07.2008 tarih ve 2008/3228 Esas, 2008/4506 Karar sayılı ilamı ile "Aynı sözleşmeye dayanılarak açılan ve Kayseri 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/503 Esas sayısında kayıtlı bulunan davanın derdest olduğu ve her iki davada verilecek kararların birbirini etkileyecek nitelikte bulunması nedeniyle HUMK’nın 45/I.maddesi uyarınca davaların birleştirilerek sonuçlandırılması gerekir. Kabul şekline göre de davada iskân masraflarının dikkate alınmaması, temerrüt dava tarihinden önce gerçekleşmediği halde 30.10.2002 tarihinden başlayarak faize hükmedilmesi doğru olmamıştır. Bu nedenle mahkemece her iki dava dosyasının da birleştirilmesi, iskân masrafları belirlenerek davacı alacağına katılması ve faizin de dava tarihinden başlatılarak alacağa hükmedilmelidir. Bu hususlar üzerinde durulmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
3-Yargıtay (kapatılan) 15. Hukuk Dairesinin bozma ilamından sonra Kayseri 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/23, 2016/24 ve 2016/25 Esas sayılı dava dosyalarının asıl dava dosyası ile birleştirilmelerine karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl dava yönünden, "Kayseri 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2003/373 esas 2006/69 karar sayılı ilamı Yargıtayca sadece birleştirme, iskan masraflarının eklenmesi ve faize dava tarihinden itibaren hükmedilmesi yönünden bozulduğundan, Kayseri 4. Asliye Hukuk Mahkemesince hükmedilen eksik imalatlara ilişkin 1.499,00 TL bedele, iskan masrafı olan ve 24.02.2021 tarihli bilirkişi ek raporu ile belirlenen 301,00 TL eklenmiş, eksik imalat ve sözleşmeye aykırılıklara ilişkin toplamda 1.800,00 TL'ye hükmedilmiş, 20.000 DM alacak yönünden bir bozma olmadığından bu talep bakımından önceki karara aynen hükmedilmiştir." gerekçesiyle asıl davada "Eksik imalatlara ve sözleşmeye aykırılıklara ilişkin talebin kısmen kabulü ile, 1.800,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, Alacak talebinin kabulü ile, davalılara verilmiş bulunan 20.000 DM. nin kur karşılığı olan ve taleple bağlı kalınarak 6.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine" karar verilmiştir.
2-Birleşen 2016/23 Esas sayılı dava yönünden,"davacı davalıdan 2 daire ve 1 dükkan satın aldığını, bunun için davalıya 65.000 mark gönderdiğini, dükkanın teslim edildiğini, ancak dairelerin teslim edilmediğini iddia ederek, dükkanın ve verilen 65.000 markın o günkü TL cinsinden değerinin tespit edilerek aradaki farkın kendisine verilmesini talep etmiştir. Aldırılan 24.02.2021 tarihli ek raporla davacıya teslim edilen dükkanın 26.07.1999 tarihi itibariyle değeri tespit edilmiş, buna göre dükkanın değerinin 19.600,00 TL olduğu görülmüştür. Yine 26.07.1999 tarihi itibariyle 65.000 mark 19.6000,00 TL'ye ulaşmadığından birleşen dosyadaki asıl talebin reddine karar verilmiştir. Karşı dava yönünden yapılan incelemede ise, taraflar arasında imzalanan 26.07.1999 tarihli sözleşme adi yazılı şekilde yapıldığından geçersiz olup, bu nedenle bu sözleşmedeki ceza-i şarta ilişkin hükümler de geçersizdir. Karşı davacı ceza-i şart talep edemez. Bu nedenle karşı davadaki talebin de reddine karar verilmiştir" gerekçesiyle asıl ve karşı davanın reddine karar verilmiştir.
3-Birleşen 2016/24 Esas sayılı dava yönünden, "davacı taraf mesken ruhsatlarının alınmasını, alınamadığı takdirde mesken masraflarının davalılardan tahsilini talep etmiştir. Davacı taraf bu talebini mahkememizin 2016/22 Esas sayılı dosyasında da talep ettiği ve davaların tarafları aynı olduğu" gerekçesiyle, davanın derdestlik dava şartı nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
4-Birleşen 2016/25 Esas sayılı dava yönünden," davacı taraf 2 daire eksik teslim edildiğini, bundan dolayı ve ayrıca 25.02.1999 tarihli sözleşmeyi davalıların ihlal etmeleri nedeniyle zarara uğradıklarını iddia ederek bu zararların davalılardan tahsili amacıyla dava açmıştır. Mahkememizin 2010/375 Esas sayılı dosyasında, davacı arsa sahiplerine 8 daire verilmesi gerektiği belirlenmiş olup, arsa sahiplerine eksik daire teslim edilmediği ve arsa sahiplerinin zarara uğramadığı"gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1-Davalı yükleniciler vekili temyiz dilekçesinde, 26.07.1999 tarihli sözleşmenin, alacağın temliki niteliğinde olup, resmi şekil şartına bağlı olmadığını ve adi yazılı şekilde yapılabileceğini, bu nedenle adi yazılı şekilde yapıldığı gerekçesiyle cezai şartın geçersiz olduğunun kabul edilmesinin hukuken mümkün olmadığını, birleşen 2016/23 esas sayılı dava dosyasında açılan karşı davada, karşı davanın reddine yönelik olarak sadece cezai şarttan bahsedildiğini oysa karşı dava dilekçesi incelendiğinde sadece cezai şartın değil aynı zamanda 26.07.1999 tarihli sözleşmeye göre iki daireyi teslim etmeyen karşı tarafça eksik ödenen bedelin de tahsilinin talep edildiğini, karşı davada eksik ödemeye ilişkin taleplerinin değerlendirilmemesinin hatalı olduğunu belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
2-Davacı arsa sahipleri temyiz dilekçesinde, asıl dosya yönünden belirlenen 1.800,00 TL eksik imalatın bütün bina için takdir edildiğini, oysa ki bu bedelin bir dairenin eksik imalatını dahi karşılamadığını, mahkemenin davalıların 20000 DM'nin 12.10.2000 tarihindeki TL karşılığı olan 6.000,00 TL'yi arsa sahipleri davacılara ödemesine karar verdiğini, oysa taleplerinin hiçbir zaman Türk parası olmadığını, mesken masraflarıyla ilgili 2016/24 Esas sayılı davada derdestlikten usulden ret kararı verilmesinin hatalı olduğunu, 2016/25 Esas sayılı davada da taleplerinin kabulü gerekirken reddinin hatalı olduğunu, 2016/23 Esas sayılı davada taleplerinin davacıdan haksız olarak alınan 65000 mark olduğunu, buradaki talebin döviz cinsinden olup dövizin o tarihteki Türk lirasına çevrilmesi zorunlu olduğu için tahsil anındaki dövizin TL karşılığının talep edildiğini, bu nedenle 19.600,00 TL'nin o tarihteki marktan daha fazla olduğu kanısı ile talebin reddinin de yerinde olmadığını belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Asıl ve birleşen davalar, eser sözleşmesinin bir türü olan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanmış olup, asıl dava eksik iş bedeli ve kira kaybı, birleşen 2016/23 Esas sayılı dava alacak, 2016/25 Esas sayılı dava, davalıların sözleşmeyi ihlal etmeleri nedeniyle uğranılan zarar, 2016/23 Esas sayılı davada açılan karşı dava alacak ve cezai şart, birleşen 2016/24 Esas sayılı dava ise iskan alım masrafına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470 ve devamı maddeleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3/2, 1086 sayılı HUMK'un 26.09.2004 tarih 5236 sayılı Kanunla değişmeden önceki haline göre 428,438 ve 439. maddesi

3. Değerlendirme
1.Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma ilamı gereğince inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre asıl ve birleşen dosyalarda davacı ve birleşen 2016/23 Esas sayılı davada karşı davalı olan arsa sahiplerinin tüm, asıl ve birleşen dosyalarda davalı ve birleşen 2016/23 esas sayılı davada karşı davacı olan yüklenici ...'ın aşağıdaki paragrafın kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2.Birleşen Kayseri 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/23 Esas sayılı dava dosyasında yüklenici ... tarafından açılan karşı davada cezai şart talebi yanında "davacı-karşı davalıların talebi olan dükkan ve dairelerin tespitinin yapılarak eksik ödemenin sözleşme tarihinden itibaren davacı-karşı davalılardan müştereken ve müteselsilen ticari faiziyle birlikte tahsili" de talep edilmiştir. Mahkemece cezai şart talebi yönünden karar verildiği halde anılan taleple ilgili olumlu olumsuz bir karar verilmemiştir.
3.6100 sayılı HMK'nın 297/1-c maddesi uyarınca hükmün tarafların iddia ve savunmalarının özetini; anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri kapsaması, aynı maddenin 2 nolu bendi uyarınca da hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin taleplerden her biri hakkında verilen hüküm ile taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir. Yine HMK'nın 26. maddesi uyarınca talep sonucuyla bağlı kalınarak talep edilen tüm istekler hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmesi zorunludur.
4.Anılan bu hükümler uyarınca, davada talep edilen her bir kalem ile ilgili değerlendirme yapılması ve hüküm kurulması zorunlu olduğundan,birleşen 2016/23 esas sayılı davada karşı davacının alacak talebi ile ilgili de değerlendirme yapılması ve hüküm kurulması gerekir. Karşı davadaki alacak talebi ile ilgili olumlu olumsuz bir karar verilmemesi usule aykırı olmuştur. Kararın açıklanan nedenle bozulması uygun bulunmuştur.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1-Asıl ve birleşen dosyalarda davacı ve birleşen 2016/23 Esas sayılı davada karşı davalı olan arsa sahiplerinin tüm, asıl ve birleşen dosyalarda davalı ve birleşen 2016/23 Esas sayılı davada karşı davacı olan yüklenici ...'ın diğer temyiz itirazlarının reddine,

2-Yukarıda 2 ve 3 ve 4 numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle yüklenici ...'ın temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA,

8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin asıl ve birleşen dosyalarda davacı olan arsa sahiplerinden alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan asıl ve birleşen dosyalarda davalı, birleşen 2016/23 Esas sayılı davada karşı davacı olan yüklenici ...'a verilmesine

Davalılar ... ile ...'dan peşin alınan harcın istek halinde iadesine,

Aşağıda yazılı harcın temyiz eden davacılar ... ile ...'dan alınmasına,

Karar tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

16.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.