WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Temmuz 2026

YARGITAY 6. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

6. Hukuk Dairesi         2022/1271 E.  ,  2023/1870 K.
"İçtihat Metni"...
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
...
SAYISI : 2020/16 E., 2021/812 K.
...
...
HÜKÜM/KARAR : Asıl Dava Yönünden Kısmen Kabul-Kısmen Ret, Birleşen Dava Yönünden Ret

Taraflar arasında görülen, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine dayalı tapu iptal tescil, tazminat davalarında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı asıl ve birleşen davalarda taraflarca temyiz edilmiş, incelemenin duruşmalı olarak yapılması asıl davada davalı-birleşen davada davacı tarafından istenilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 17.05.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde taraflardan kimsenin gelmemiş olduğu belirlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Asıl davada davacılar vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında düzenlenen 23.02.20004 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca, toplam 100 adet daire inşa edildiğinden, arsa sahibi müvekillerine 30 adet daire verilmesi gerekirken davalının 27 adet daire teslim ettiğini, teslim edilmeyen 3 adet dairenin bedelinin ödenmesi gerektiğini, teslim edilen dairelerde eksik ve ayıplı imalatlar bulunduğunu, ayrıca 6 ay geç teslim edilen 27 adet daire ve henüz teslim edilmeyen 3 daire için müvekkiline gecikme tazminatı da ödenmesi gerektiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 15.000,00 TL zararın faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, ıslahla dava değerini 401.250,42 TL’ye yükseltmiştir.

Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca zemin ve bodrum kattaki dairelerin paylaşıma dahil olmadığını, inşa edilen toplam daire sayısının 64 olduğunu ve buna göre arsa sahiplerine 19,2 adet daire verilmesi gerekirken, müvekkili tarafından 27 adet daire verildiğini, davalıların sonuç olarak 7,8 adet fazladan daire almış olduklarını, bunun yanında müvekkilinin fazladan imalatlar yaptığını ileri sürerek, 7,8 adet daireye karşılık gelen bodrum, ek kat ve sair bağımsız bölümlerin tapu kayıtlarının iptali ile müvekkili adına tescilini, olmassa bedellerinin tahsilini, bunlara ilişkin ecrimisil bedeli ile fazla yapılan imalatların bedellerinin tahsilini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Asıl davada davalı yüklenici vekili cevap dilekçesinde; eksik ve ayıplı imalat bulunmadığını, fazladan bir takım imalatlar yapıldığını, dairelerin süresinde teslim edildiğini, davacı arsa sahiplerine verilmesi gerekenden daha fazla sayıda daire verildiğini savunarak, asıl davanın reddini istemiştir.

Birleşen davada davalı arsa sahipleri vekili cevap dilekçesinde; davacı yüklenicinin iddiasının aksine 64 değil toplam 100 adet daire inşa edildiğini, sözleşme uyarınca bu durumda arsa sahiplerine 30 adet daire verilmesi gerektiğini, davacı yüklenicinin fazladan yaptığı bir imalat bulunmadığını savunarak, birleşen davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 19.02.2026 tarihli ve 2009/146 Esas, 2016/144 Karar sayılı kararı ile taraflar arasındaki sözleşme kapsamında inşa edilen 100 adet daireden 30 adetinin arsa sahiplerine verilmesi gerekirken 27 adetinin verildiği, ancak inşa edilen yapı, ruhsat ve projesine aykırı olduğundan, arsa sahiplerinin teslim edilmeyen dairelerin bedelleri ile eksik ve ayıplı imalat bedeline ilişkin taleplerinin yerinde olmadığı, ancak geç teslim edilen 27 adet daire için kira bedeli isteyebilecekleri, bu tutarın 71.100.000,00 TL olarak hesap edildiği, birleşen davada yüklenicinin taleplerinin aynı nedenlerle yerinde görülmediği gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulü ile 71.100,00 TL’nin davalıdan tahsiline, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davalarda taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 21.01.2019 tarihli ve 2016/5889 Esas, 2019/4339 Karar sayılı kararıyla, karar tarihinden sonra imar barışı olarak da adlandırılan 7143 sayılı Kanun’un 16. maddesi ile kaçak yapılarla ilgili düzenlemeye gidildiği, somut olayda dava konusu inşaatta projeye aykırılıklar bulunduğunun tespit edildiği, bu durumda, anılan yasa kapsamında herhangi bir başvuru olup olmadığının araştırılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği belirtilerek bozulmuş, bozma nedenine göre tarafların temyiz itirazları incelenmemiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 7143 sayılı Kanun kapsamında yapının yasal hale getirilmesi için herhangi bir başvuru yapılmadığı, bu nedenle asıl davada davacı arsa sahiplerinin, teslim edilmeyen 3 adet daire ile eksik ve ayıplı imalatlar bedellerine ilişkin talebinin ve birleşen davada davacı yüklenicinin taleplerinin yerinde olmadığı, davacı arsa sahiplerinin ancak geç teslim edilen 27 adet daire için gecikme tazminatı isteyebilecekleri gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulü ile 71.100,00 TL’nin davalı yükleniciden tahsili ile davacılara ödenmesine, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, asıl davada davacılar vekili ile asıl davada davalı- birleşen davada davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Asıl davada davacılar vekili vekili temyiz başvuru dilekçesinde; dosyada alınan tüm raporlarda müvekillerinin alacaklarının tespit edildiğini, müvekillerine eksik daire teslim edildiğini, yüklenicinin projeye aykırılıkları gidermediğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiş, mahkemenin 04.01.2022 tarihli ek kararı ile temyiz isteminin süre yönünden reddine karar verilmiş, ek karar, asıl davada davacılar vekilince aynı nedenlerle temyiz edilmiştir.
Asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekili temyiz başvuru dilekçesinde; projeye aykırılıklar varsa da bu durumun teslimin gerçekleştiği olgusunu değiştirmeyeceğini, aykırılıkların giderilmesi için sonuçları da hatırlatılarak müvekkiline yetki ve süre verilmediğini, tanıklarının dinlenmediğini, dairelerin süresinde teslim edildiğini, arsa sahiplerinin fazladan daire aldığını ve fazladan imalatlar yapıldığını, vekalet ücreti ve yargılama giderleri yönünden hükmün hatalı olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, asıl davada arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine dayalı tazminat, birleşen davada tapu iptal tescil ve tazminat istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3/2. maddesi atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428, 432, 438/7,8,9. maddeleri ile 439/2. maddeleri ile TBK’nın ilgili hükümleri

3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesinin atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi ile 439/2. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Asıl davada davacılar vekilinin temyiz başvurusu, mahkemenin 04.01.2022 tarihli ek kararı ile temyizin süresinde olmadığı gerekçesiyle reddedilmiş, davacılar vekili süresinde ek kararı temyiz etmiştir.
Mahkeme hükmü asıl davada davacılar vekiline 08.11.2021 tarihinde tebliğ edilmiş ve hüküm, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3/2. maddesinin atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 432.maddesinde öngörülen 15 günlük yasal süre geçirildikten sonra 09.12.2021 tarihinde temyiz edilmiştir. Asıl davada davacılar vekili 09.12.2021 tarihli temyiz dilekçelerinin katılma yoluyla temyiz olarak kabulü gerektiğini beyan etmişse de anılan dilekçede karşı tarafın temyiz itirazlarına cevap verildiğine ve bu dilekçenin katılma yoluyla temyiz dilekçesi olduğuna dair bir ibare bulunmamakta olup dilekçenin katılma yoluyla temyiz olarak kabulü mümkün değildir. Bu nedenle, asıl davada davacılar vekilinin ek karara yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3. Asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
1- Yukarıda “Değerlendirme” bölümünün 3/2. bendinde açıklanan nedenlerle, asıl davada davacılar-birleşen davada davalılar vekilinin, mahkemenin 04.01.2022 tarihli ek kararına yönelik temyiz itirazlarının reddiyle ek kararın ONANMASINA,

2. Yukarıda “Değerlendirme” bölümünün 3/2. bendinde açıklanan nedenlerle, asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

17.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.