WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Temmuz 2026

YARGITAY 6. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

6. Hukuk Dairesi         2022/1095 E.  ,  2023/1809 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/363 E., 2021/3027 K.
DAVA TARİHİ : 17.04.2019
HÜKÜM : Esastan Red
İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/163 E., 2019/484 K.

Taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesine dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın kaldırılması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı idare arasında hizmet sözleşmesi yapıldığını, işin bedelinin 2.472.757,92 TL olarak kararlaştırıldığını, yapılan sözleşmeye rağmen gereken işlerin müvekkiline yaptırılmadığını, sözleşmeye göre müvekkiline sözleşme fiyatlarıyla yaptığı işin tutarı arasındaki bedel farkının %5'inin ödenmesi gerektiğini, davalının ödenek olmadığından dolayı ödeme yapmadığını, bunun üzerine icra takibi yaptıklarını, davalının haksız yere takibe itiraz ettiğini ileri sürerek, takibin devamını ve %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştirç

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ile 2.472.757,92 TL tutarında sözleşme imzalandığını, 29.01.2016 tarihinde ek sözleşmeye yapılarak bedelin 2.317.627,73 TL ye çıktığını, akabinde 2016 yılında 35.379,26 TL iş artışı yapılarak toplam bedelin 2.353.006,49 TLye ulaştığını, davacı şirketin 2016-2017 ve 2018 yıllarına ilişkin kdv hariç 2.232.391,87 TL tutarında fatura kestiğini, belediyenin iş eksilmesi yaptığını, %5 tazminat hesabının yapıldığını, 17.04.2018 tarihli ödeme protokolü düzenlenerek 05.06.2018 tarihli ödeme emri ile %5 tazminat olarak 8.263,44 TL ödeme yapıldığını, 08.04.2019 tarihi itibariyle borç bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların karşılıklı anlaşarak ek sözleşme yapması ve akabinde protokol düzenleyerek %5 tazminat tutarını 8.263,44 TL olarak belirlemesi hususunun sözleşmenin 23.1 maddesi kapsamında kaldığı, bu nedenle 23.2 maddesinin uygulama olanağının bulunmadığı, buna göre davacı yüklenicinin icra takibine konu yaptığı %5 tazminat tutarının taraflar arasında düzenlenen protokol ile 8.263,44 TL olarak belirlenerek, icra takip tarihinden önce davacı yükleniciye ödenmesi nedeniyle takip tarihi itibariyle davacının alacağının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermek gerekmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili, 17.12.2015 tarihinde davalı ile sözleşme yaptıkları, davalının yeni bir sözleşme yapıp ek sözleşme diyerek işi ilk sözleşmeye bağlamak istediği, 17.12.2015 tarihli sözleşmenin 23.2. maddesinde sözleşme hükümlerinde değişiklik yapılamayacağının ve ek sözleşme düzenlenemeyeceğinin belirtildiği, sözleşme tutarı 2.472.757,92 TL olan ilk sözleşme ile ilgili herhangi bir ödeme ve bu sözleşmeye ilişkin herhangi bir iş yaptırılmadığı, davalı belediye tarafından ek sözleşme diye nitelendirilen ikinci sözleşmenin Kamu İhale Kanununa göre yapılamayacağı, ayrıca ihale yapılması gerektiği, dolayısıyla 29.01.2016 tarihli sözleşme yeni bir sözleşme olduğundan bu sözleşmeye ilişkin %5 lik bir farkla ilgili herhangi bir alacak talebinin olmadığı, 17.12.2015 tarihli sözleşmeye ilişkin belediyece tarafına herhangi bir iş yaptırılmadığı, sözleşmenin 29. maddesi gereğince ihale konusu işin sözleşme bedelinin %80'inden daha düşük bir bedel ile tamamlanacağının anlaşılması halinde sözleşme bedelinin %80'i ile sözleşme fiyatlarıyla yaptığı işin tutarı arasındaki bedel farkının %5'ini ödemesi gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ve davanın kabulüne karar verilmesi istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında 17.12.2015 tarihli KDV hariç 2.472.757,92 TL tutarında sözleşme imzalanması, akabinde 29.01.2016 tarihinde ek sözleşme yapılarak bedelin KDV hariç 2.317.627,73 TL olarak belirlenmesi, 2016 yılı içerisinde 35.379,26 TL iş artışı yapılarak toplam bedelin 2.353.006,49 TL ye ulaşması, davacı yüklenici tarafından 2016-2017 ve 2018 yıllarına ilişkin KDV hariç 2.232.391,87 TL tutarında fatura kesilmesi, davalı idare tarafından iş eksilmesi yapılması, sonrasında taraflar arasında 17/04/2018 tarihli ödeme protokolü düzenlenerek dava konusu sözleşmeye ilişkin toplam 2.353.006,46 sözleşme bedeli üzerinden sözleşme bedelinin %80'i ile yapılan işin tutarı arasındaki bedele yönelik %5 tazminat tutarının 8.263,44 TL olarak belirlenmesi, protokol davacı yüklenici ve davalı idare yetkilileri tarafından imzalanmış, sözleşmeye istinaden davalı idare tarafından davacı yükleniciye ödeme yapılmış olması, sözleşmenin 23.1. maddesi ile sözleşme bedelinin aşılmaması ve idare ile yüklenicinin karşılıklı olarak anlaşması kaydıyla işin yapılma veya teslim yeri, işin süresinden önce yapılması veya teslim edilmesi kaydıyla, işin süresi ve bu süreye uygun olarak ödeme şartlarına ait hususlarda sözleşme hükümlerinde değişiklik yapılabilecek olması, 23.2. maddesi ile bu hallerin dışında sözleşme hükümlerinde değişiklik yapılamayacağı ve ek sözleşme düzenlenemeyeceği hususunun hüküm altına alınması, tarafların karşılıklı anlaşarak ek sözleşme yapması ve akabinde protokol düzenleyerek %5 tazminat tutarını 8.263,44 TL olarak belirlemesi, bu hususun sözleşmenin 23.1 maddesi kapsamında kalması, davacı yüklenicinin icra takibine konu yaptığı %5 tazminat tutarının taraflar arasında düzenlenen protokol ile 8.263,44 TL olarak belirlenerek, icra takip tarihinden önce davacı yükleniciye ödenmesi nedeniyle takip tarihi itibariyle davacının alacağının bulunmaması ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve resen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması ve davanın kabulüne karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taraflar arasındaki hizmet sözleşmesinin 29. maddesi ve 4735 sayılı Kanunun 24. maddesi kapsamında, sözleşme bedelinin %80'i ile yapılan işin tutarı arasındaki bedel farkının %5'inin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

11.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.