6. Hukuk Dairesi 2022/1039 E. , 2023/1754 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/157 E., 2021/442 K.
DAVACILAR : 1- ... 2- ... Yapı
İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi vekilleri Avukat ...
...
DAVA TARİHİ : 09.09.2015
HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul-Kısmen Ret
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin oluşturduğu iş ortaklığının davalı ... ile Atatürk Üniversitesi Hukuk Fakültesi bina inşaatı yapım işini Erzurum 2. Noterliğinin 19/07/2011 tarih ve 10753 yevmiye numarası ile sözleşme taahhüdü altına alındığını, işin geçici kabulünün 07/10/2013 tarihinde yapıldığını, işin teslim süresinin 13/02/2014 tarihi olmasına rağmen ve yine %10 fiyat artışı dahilinde inşaatın tümünün bitirilme olanağının olmamasına rağmen inşaatın eğitime yetişmesi gerektiği idarece istendiğinden 07/10/2013 tarihinde tamamlanarak binanın teslim edildiğini, %10 keşif artışı dışında “çelik markizler, öğrenci ve öğretim elemanı girişleri, engelli rampa ve korkulukları, alimünyum doğramaları vs”nın da yapıldığını, sözleşme ve %10 ilave imalat dışında yapılan imalatlardan dolayı alacak hakkı baki kalmak kaydıyla kesin hesabın 21/03/2014’de onaylandığını, talep etmelerine rağmen kurumun ödeme yapmadığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla Atatürk Üniversitesi Hukuk Fakültesi Bina İnşaatı Yapım İşinde %10 keşif artışı dışında müvekkili ortaklığa yaptırılan KDV dahil şimdilik 526.158,00 TL ilave ek iş bedelinin işin bitim tarihi olan 07/10/2013 tarihinden işleyecek T.C. Merkez Bankasının kısa vadeli kredilere uyguladığı avans faizleri ile birlikte davalıdan alınarak müvekkili ortaklığa verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili dava dilekçesinde özetle; işin 10.160.000,00 TL bedelli ihalenin 19/07/2011 tarihinde davacı iş ortaklığına ihale edildiğini, 21/07/2011 de yer teslimi yapıldığını, 850 gün yapım süresi öngörüldüğünü, ancak ek işler sebebiyle teslim süresinin 13/02/2015 tarihine uzatıldığını, eğitim dönemi olduğundan 07/10/2013 de geçici kabulün yapıldığını, işin bedelinin ve %10 keşif artışının 21/03/2014’te ödendiğini, davacının 29/01/2015 tarihli dilekçesi ile 379.167,10 TL ödeme talep ettiğini, şayet sulh yoluyla ödenmezse dava açılacağını ve 526.158,14 TL alacak talep edileceğini belirttiğini, davacının ek iş dediği imalatların asıl sözleşmenin içinde olduğunu, işte eksiklikler bulunduğunu, davacının edimini tam olarak yerine getirmediğini, davanın süresinde açılmadığını, bu nedenlerle davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 05.06.2018 tarihli 2018/13 Esas, 2018/231 Karar sayılı kararı ile dava konusu yerde keşif yapılarak alınan raporda ek iş bedellerinin 417.822,27 TL olarak belirlendiği, taraf vekillerinin itirazları doğrultusunda hazırlanan ek raporda bedelin 417.275,48 TL olarak hesaplandığı, davalı vekilinin itirazları ve aldırılan iki rapor arasındaki çelişkiyi giderir nitelikte başka bilirkişi kurulundan rapor alındığı, buna göre ilave iş bedelinin 309.953,71 TL hesaplandığı belirtilerek davanın kısmen kabulü ile 309.953,71 TL'nin iş bitim tarihi olan 07/10/2013 tarihinden işleyecek avans faizi ile davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin 05.06.2018 tarihli 2018/13 Esas, 2018/231 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 15. Hukuk Dairesi 20.05.2019 tarih ve 2018/4787 Esas, 2019/2408 Karar sayılı ilamında; tarafların sair temyiz itirazlarının reddine, sözleşmenin eki olan yapım işleri genel şartnamesinin 21. maddesinde götürü bedelli işlerde sözleşme kapsamında kalması halinde %10 fazla imalâtın sözleşme fiyatlarıyla yaptırılacağı hükmü bulunduğu, bu nedenle sözleşme dışı imalâtlar yönünden inceleme yapılırken sözleşmenin ilgili hükümleri ile şartname hükümlerinin dikkate alınması gerektiği, yapılacak incelemede %10'u aşan imalâtın tespiti halinde ise bedelinin 6098 sayılı TBK'nın 526 ve devamı maddeleri gereğince iş sahibi yararına olması koşuluyla yapıldığı yıl mahalli piyasa rayiçleriyle belirlenmesi gerektiği, piyasa fiyatlarının içerisinde KDV, yüklenici kârı ve nakliye bedeli dahil olduğundan belirlenecek fiyatlara ayrıca bu kalemlerin eklenmemesi gerektiği, mahkemece alınan 1. bilirkişi raporunda sözleşme eki olan Yapım İşleri Genel Şartnamesi hükümleri tartışılmaksızın, yapıldığı belirlenen fazla imalât bedellerinin Bayındırlık birim fiyatlarına göre hesaplandığı, 2. bilirkişi kurulu raporunda ise 1. bilirkişi kurulunun belirlediği fiyatlara nakliye bedeli eklenip yüklenici kârı düşülerek hüküm altına alınan miktar bulunduğu, bu haliyle hükme esas alınan raporun az yukarıda açıklanan ilkelere uygun olmadığı, Mahkemece yapılması gereken işin konusunda uzman yeni bir bilirkişi kurulu oluşturularak öncelikle sözleşme kapsamında yapımı gereken imalâtların yapılıp yapılmadığının saptanması, bundan sonra %10 oranda yapıldığı belirtilen imalâtların belirlenip dava konusu edilen imalâtların sözleşme kapsamındaki imalâtlara dahil olup olmadığının denetime açık olarak belirlenmesi, sözleşme ve %10 oran dışında yapıldığının anlaşılması halinde bedellerinin KDV, yüklenici kârı ve nakliye bedeli dahil olan yapıldığı yıl piyasa fiyatları ile hesaplattırılıp sonucuna göre karar verilmesinden ibaret iken eksik inceleme ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmadığı belirtilerek hükmün bozulmasına karar vermiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesi, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında taraflar arasında düzenlendiği ihtilâfsız olan sözleşmenin 8. 2. 1 maddesinde sözleşme ekleri arasında Yapım İşleri Genel Şartnamesi de bulunduğu, bu şartnamenin 21. maddesinde götürü bedelli işlerde sözleşme kapsamında kalması halinde %10 fazla imalâtın sözleşme fiyatlarıyla yaptırılacağı hükmü bulunduğu, %10'u aşan imalâtın tespiti halinde ise bedelinin 6098 sayılı TBK'nın 526 ve devamı maddeleri gereğince iş sahibi yararına olması koşuluyla yapıldığı yıl mahalli piyasa rayiçleriyle belirlenmesi gerektiği, hükme esas alınan 08/10/2021 tarihli bilirkişi raporunda %10 oran dışında yapılan bedellerinin KDV, yüklenici kârı ve nakliye bedeli dahil olan yapıldığı yıl piyasa fiyatları ile 408.958,45-TL olduğu anlaşıldığı belirtilerek davanın kısmen kabulü ile 408.958,45-TL'nin iş bitim tarihi olan 07/10/2013'den itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Yargılama giderinin dökümü yapılmadığını, davalının harçtan muaf olduğunu,
2.Bilirkişi raporuna yapılan itirazlar karşılanmadan ve alınan raporlar arasındaki çelişki giderilmeden hüküm tesis edildiğini,
3.Hükme esas alınan bilirkişi raporunda 2013 yılı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve Milli Savunma Bakanlığı birim fiyatları kullanılarak %25 yüklenici kârı ve %18 KDV eklenmek suretiyle yapılan hesaplamanın bozma ilamına aykırı olduğunu, raporun bu haliyle denetime elverişli olmadığını, bahse konu bozma ilamında da, bedellerin KDV, yüklenici kârı ve nakliye bedeli dahil olan yapıldığı yıl piyasa fiyatları ile hesaplattırılması gerektiği belirtildiği, bilirkişi ek raporu bozma ilamında belirtilen hususları karşılamadığını, açıklanan nedenlerle kararın bozulmasını talep etmişlerdir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, eser sözleşmesi uyarınca ilave iş bedelinin tazmini istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 436-438. maddeleri, 6098 sayılı TBK'nın 526 ve devamı maddeleri, Yapım İşleri Genel Şartnamesi m.21
3. Değerlendirme
1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Taraflar arasında 19.07.2011 tarihli, ... ile Atatürk Üniversitesi Hukuk Fakültesi bina inşaatı yapım işine ilişkin sözleşme imzalanmıştır. Davacı yüklenici, davalı iş sahibi olup işin geçici kabulü 07.10.2013 tarihinde gerçekleşmiştir. Davacı tarafından %10 keşif artışı kapsamının üstünde yapılan sözleşme dışı iş bedeli alacağının tazmini talep edilmektedir.
3.Yargıtay (kapatılan) 15. Hukuk Dairesi bozma ilamında; %10 oranda yapıldığı belirtilen imalâtların belirlenip dava konusu edilen imalâtların sözleşme kapsamındaki imalâtlara dahil olup olmadığının denetime açık olarak belirlenmesi, sözleşme ve %10 oran dışında yapıldığının anlaşılması halinde bedellerinin KDV, yüklenici kârı ve nakliye bedeli dahil olan yapıldığı yıl piyasa fiyatları ile hesaplattırılıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiği belirtilmiş, ilk derece mahkemesince bozma ilamına uyulmuştur. Yargıtayın bozma kararına uyan mahkeme, bozma kararı uyarınca işlem yapmak ve hüküm vermek zorundadır. Çünkü, mahkemenin bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına usuli müktesep hak doğmuştur. Bu durumda bozma ilamı doğrultusunda hazırlanan raporda yüklenici tarafından yapılan imalatın yapıldığı yıl mahalli piyasa rayiçlerine göre hesaplaması yapılarak sonucuna uygun karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamıştır.
4.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Mahkeme kararının ONANMASINA
Davalı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine,
10.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!