WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 25 Haziran 2026

YARGITAY 6. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

6. Hukuk Dairesi         2022/1011 E.  ,  2023/2044 K.
"İçtihat Metni"
...
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2031 E., 2021/2212 K.
...
HÜKÜM : Esastan Red
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021/37 E., 2021/913 K.

Taraflar arasındaki kooperatif kesin maliyet bedelinin tahsili amacı ile başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı kooperatifin ... Mahallesinde bulunan taşınmazlarda iki blok şeklinde konutlar yaptığını, söz konusu konutların davalı dâhil diğer kooperatif üyeleri adına tescil edildiğini, yapılan konutlara ilişkin olarak kooperatif ana sözleşmesine uygun olarak oluşturulan komisyon tarafından konutların kesin maliyet bedellerinin çıkarıldığını, çıkarılan kesin maliyet bedellerinin mahkeme kararı ile kesinleştiğini, kesinleşen maliyet raporu doğrultusunda davalı üyenin hissesine tekabül eden miktarın tahsili için başlatılan icra takibine haksız ve kötü niyetli olarak davalı tarafından itiraz edildiğini ileri sürerek davalının itirazının iptali ile takip miktarının %20’si oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacı kooperatifte yapılan usulsüzlükler sebebiyle ...’ün yönetim kurulu üyeliğinden 27.02.2019 tarihli ihtarname ile istifa ettiğini, bu istifanın akabinde on bir üye toplanarak yönetim kurulundan olağanüstü toplantı talep edildiğini, yönetim kurulunca talebin red edilmesinden dolayı olağanüstü genel kurul izni almak için Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/764 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, dava dosyası devam ederken yönetim kurulu üyesi olan ...,... ’nın da 08.07.2020 tarihinde istifa ettiğini ve yönetim organında kimsenin kalmadığını, kooperatifte yönetim organı olmadan yönetim kurulu kararı alınmadan iş bu davanın açılamayacağını, mevcut dosyanın derdest olduğunu, bu dosyanın incelenmesini ve bekletici mesele yapılmasını, davalının kötü niyetli olmadığını, kooperatifte usulsüz iş ve işlemlerin olmasından dolayı icra takibine itirazda bulunduğunu, davalı tarafından haricen öğrenilen bilgiye göre bir kısım üyelerin, ...,... ’nın yönetime seçilmiş olduğu, 18.09.2016 tarihli genel kurulun iptaline yönelik Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/1585 Esas sayılı dosyasıyla dava açtıklarını ve bu dava sonucunda genel kurul toplantısında alınan gündemin 9. maddesindeki yönetim ve denetim kurulu üyelerinin seçimi ve görev süresinin belirlenmesine dair kararın iptaline şeklinde hüküm tesis edildiğini, taraf vekillerinin dosyayı istinafa taşıması üzerine 30.01.2020 tarihli Ankara Bölge Adliye Mahkemesinin 2018/380 E. 2020/164 K. sayılı ilamıyla yerel mahkemece verilen kararı oy birliği ile onadığını öğrendiğini, hal böyleyken usulsüz oy kullandırarak kooperatife başkan olan ... ve yönetiminin düşmesinin kuvvetle muhtemel olduğunu, yönetimin düşmesine müteakip yetkisiz yönetim kurulu tarafından daha önce alınan kararlar ile yapılan iş ve işlemlerin yok hükmünde olacağını, yönetim kurulunun tüm üyelerinin istifa etmiş olması ve yeni yönetim kurulunun da henüz seçilememiş olması göz önüne alındığında kooperatifin icra organı olan yönetim kurulu kararı olmadan iş bu davanın açılmasının da usulen mümkün olmadığını, kooperatifte icra işlemlerinin uygulanıp uygulanmamasına yönetim kurulunca karar verildiğini, iş bu sebeple kooperatif yönetim kurulu karar defterinin dosyaya celbini, yönetim kurulu tarafından üyelere varsa borçları sebebiyle icra ve takip işlemlerinin uygulanması yönünde karar alınıp alınmadığının, alınan bir karar varsa avukata talimat verilmediğinin incelenmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kooperatif genel kurul kararının iptalinin kesinleşinceye kadar geçerli olup, ileri doğru hüküm doğuracağı, davacı kooperatifin tüzel kişiliğinin devam etmekte olup, yönetim kurulu üyelerinin istifa etmesinin yönetim kurulunun ortadan kaldırmayacağı yahut kooperatif kişiliğine bağlı dava ehliyetini ortadan kaldırmayacağı, davalının da içinde bulunduğu bir kısım üyelerce kooperatif kesin maliyet hesap raporunun iptali için dava açıldığı, anılan davada her bir üyenin kesin maliyet borcunun hesaplandığı ve davanın reddedilerek kararın kesinleştiği gerekçesiyle davalının sorumluluğunu belirleyen bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili, yönetim kurulu seçiminin usulsüz olması nedeniyle genel kurul kararının mahkemece iptal edilerek mevcut yönetimin 30.01.2020 tarihi itibariyle düşmüş bulunduğunu, davacı kooperatifte üç kişilik yönetim kurulu üyesi bulunduğunu, 18.09.2016 tarihli genel kurulda yönetime ...,...,...'nın seçildiğini, ...'ün Kayseri 13.Noterliğinin 27.02.2019 tarihli ihtarnamesi ile yönetim kurulu üyeliğinden istifa etmiş olup, ...,... isimli şahısların ise 08.07.2020 tarihinde istifa ettiğini, bu tarihten sonra yeni bir genel kurul yapılmadığı gibi yerlerine yeni yönetim kurulu üyelerinin de tayin edilmediğini, işbu huzurdaki davanın 08.12.2020 tarihinde açıldığını, yani tüm yönetim kurulu üyelerinin davanın açılış tarihinden önce istifa ettiğini, istifa sonrası yönetim kurulu üyelerinin kooperatifi temsil durumunun bulunmadığını, kooperatif adına avukata dava açılması için yetki veren organın yönetim kurulu olup, yönetim kurulu üyelerinin tamamının 08.07.2020 tarihinde istifa etmiş olduğunu, huzurdaki davanın 08/12/2020 tarihinde açıldığı göz önüne alındığında davacı avukatına bu davacının açılması için yetki veren kimsenin bulunmadığını, davacı avukata süre verilerek iş bu davanın açılması için kooperatif yönetim kurulu tarafından alınan bir karar olup olmadığının sorulmasına, eğer böyle bir karar varsa bunun ibrazının istenilmesi gerekirken mahkemece bu hususta herhangi bir araştırma yapılmadığını, yerel mahkemenin gerekçeli kararında yönetim kurulu üyelerinin istifa etmesi nedeniyle kooperatif kişiliğine bağlı dava açma ehliyetinin son bulmadığından bahsettiğini, ancak dava süresince iddialarının kooperatifin dava ehliyetiyle ilgili olmayıp avukata verilen yetkinin talimatın bulunmaması ile ilgili olduğunu, 13.09.2021 tarihli bilirkişi raporunun üçüncü sayfasında 2019 ve 2020 ticari defterlerinin sunulmadığından bahsettiğini, müvekkilinin 2019 ve 2020 yıllarında varsa yapmış olduğu ödemelerinde tam olarak saptanması gerektiğini, davacı tarafın kooperatif olduğundan iddiasını ispatla mükellef olduğundan müvekkilinin borcunun tam olarak saptanması için kooperatifin 2019 ve 2020 ticari defterlerini ibraz etmesi gerektiğini, bu nedenle yerel mahkemece davacı tarafa süre verilerek 2019 ve 2020 ticari defterlerinin celbinin istenilmesine, ibraz edilmediği takdirde aleyhine delil olarak kullanılacağı şeklinde ara karar verilmesi gerekirken 2019 ve 2020 ticari defterlerin incelenmeden karar verildiğini, yerel mahkemece kesin maliyet bedelinin kooperatif genel kurulunca alınması sebebiyle belirlenebilir nitelikte olduğundan , kesin maliyet likit alacak niteliğinden sayılarak icra inkar tazminatına hükmedildiğini, oysa genel kurulda kesin maliyet bedellerinin hesaplanması yönünden karar alınmamış olup, her üyenin ayrı ayrı borcunun zikredilmediğini, davacı tarafından da kesin hesap maliyetinin müvekkiline tebliğine ilişkin herhangi bir belgenin dosyaya sunulmadığını, müvekkilinin kesin maliyet bedelini önceden bilmesi veya hesap edebilmesinin de mümkün bulunmadığını, bu nedenle müvekkili aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesinin de doğru olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut davada, davalının sabit ücretli üye olduğu yada istifa ettiği ve bu istifanın kabul edildiğine dair dosyada delil bulunmadığı gibi davalının kooperatifçe kendisine teslim edilen taşınmazı kullandığı kooperatife iade etmediği yine davacı kooperatife 57.000 TL dışında ödeme yaptığına dair dosyada delil bulunmadığı, davacı kooperatifçe davalıdan istenen kesin maliyet bedelinin Kooperatif Ana sözleşmenin 61. maddesindeki usule uygun şekilde hazırlandığı, genel kurul kararının iptal edilmiş olması kesin maliyet bedelinin istenebileceği yönündeki mahkeme kararının yerinde olduğu, davalı olağan üstü genel kurul toplantısı için izin almak amacıyla dava açıldığını dava devam ederken iki yönetim kurulu üyesinin 08.07.2020 tarihinde istifa ettiğini yönetim organında üye kalmadığını yönetim kurulu kararı alınmadan iş bu davanın açılamayacağını beyan ettiği, Kooperatif ana sözleşmesinin 44/10. maddesi incelendiğinde; kooperatif adına "dava açma ve sulh olmak veya davadan vazgeçmek" yetkilerinin yönetim kuruluna ait olduğunun belirlenlendiği davalı yönetim kurulu üyelerinin 08.07.2020 tarihinde istifa etiklerini beyan ettiği, takibin 09.01.2020 tarihinde başlatıldığı, takibe itiraz edilmesi üzerine eldeki davanın 14.01.2021 tarihinde açıldığı, ...,...,...'nun 30.06.2018- 30.06.2021 tarihleri arasında Kooperatif Yönetim Kurulu üyesi, ...,...'nın yine aynı tarihlerde denetleme Kurulu üyesi olarak görev olarak görev yaptıklarının Çevre ve Şehircilik Bakanlığı kayıtlarından anlaşıldığı, 1136 sayılı Kooperatifler Yasasının 56/3 maddesinde Kanun veya anasözleşmede gösterilecek diğer bir sebeple yönetim kurulu toplantı nisabının kaybedilmesi halinde, boşalan yönetim kurulu üyeliklerine denetim kurulu üyeleri tarafından gecikilmeksizin yeteri kadar yedek üye çağrılacağının düzenlendiği ve Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/764 Esas sayılı dosyasında mahkemece red kararı verilmiş olunması hususları birlikte değerlendirildiğinde eldeki davanın yetkili yönetim kurulunca alınan karar olmadan açıldığı ve takip edildiği yönündeki istinaf nedeninin yerinde görülmediği, Kooperatif ana sözleşmesinin 44/10. maddesi incelendiğinde; kooperatif adına "dava açma ve sulh olmak veya davadan vazgeçmek" yetkilerinin yönetim kuruluna ait olduğunu belirlenlendiği, davalının yönetim kurulu üyelerinin 08.07.2020 tarihinde istifa etiklerini beyan ettiğini, takibin 09.01.2020 tarihinde başlatıldığı, takibe itiraz edilmesi üzerine eldeki davanın 14.01.2021 tarihinde açıldığı, ...,...'nun 30.06.2018- 30.06.2021 tarihleri arasında Kooperatif Yönetim Kurulu üyesi, ...'nın yine aynı tarihlerde denetleme Kurulu üyesi olarak görev olarak görev yaptıklarının Çevre ve Şehircilik Bakanlığı kayıtlarından anlaşıldığı, 1136 sayılı Kooperatifler yasasının 56/3 maddesinde Kanun veya anasözleşmede gösterilecek diğer bir sebeple yönetim kurulu toplantı nisabının kaybedilmesi halinde, boşalan yönetim kurulu üyeliklerine denetim kurulu üyeleri tarafından gecikilmeksizin yeteri kadar yedek üye çağrılacağının düzenlendiği ve Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/764 Esas sayılı dosyasında mahkemece red kararı verilmiş olunması hususları birlikte değerlendirildiğinde eldeki davanın yetkili yönetim kurulunca alınan karar olmadan açıldığı ve takip edildiği yönündeki istinaf nedeni yerinde görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve re'sen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kooperatif kesin maliyet bedelinin tahsili amacı ile başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle ;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

25.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.