WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 25 Haziran 2026

YARGITAY 6. CEZA DAİRESİ

A- A A+

6. Ceza Dairesi         2024/755 E.  ,  2024/2624 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/3930 E., 2023/3447 K.
SUÇLAR : Silahla yağma, kasten yaralama, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmi Onama- Kısmi Ret

1. Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.09.2023 tarihli ve 2023/8 Esas, 2023/248 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve kasten yaralama suçlarından verilen 1 yıl 8 ay ve 5 yıl hapis cezası ile mahkûmiyet hükmüne konu cezanın türü ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı ve bu karara yönelik temyizin niteliği karşısında;

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.

2. İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. GEREKÇE
Mağdur beyanları, tanık beyanları, sanığın ikrar içeren savunması, olay yeri inceleme ve yakalama tutanağı gibi deliller karşısında, sanığın eylemlerinin sabit olduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının ve yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

II. KARAR
A. Sanık Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma ve Kasten Yaralama Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Giriş bölümünün (1) No.lu bendinde açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Sanık Hakkında Nitelikli Yağma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 20.11.2023 tarihli ve 2023/3930 Esas, 2023/3447 Karar sayılı kararında sanık ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ile re'sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

27.02.2024 tarihinde karar verildi.

MUHALEFET ŞERHİ

Sanığın olay sırasında yağma kastı ile hareket etmediğini savunduğu, kendisinin ve eşinin katılanla bir araya geldiklerinde katılanın davranışlarından eşi ile ilişkisi olduğundan şüphelendiğini, cep telefonuna fake hesaplardan eşinin katılan ile ilişkisi olduğuna dair mesajlar geldiğini, olay tarihinde buluştuklarında bunu katılana sorduğunu, katılanın telefonunu incelediğinde iki adet instagram hesabı olduğunu tespit ettiğini, katılanın mesajları kendisinin attığını kabul ettiğini savunduğu, olay sırasında yanlarında bulunan tanık ...’in ve eşi tanık ...’ın sanığın savunması doğrultusunda beyanda bulundukları, tanık ...’ın beyanında katılanla ilişkisinin olmadığını, ancak katılanın kendisiyle ilişkisi varmış gibi fake whatsap mesajları oluşturduğunu belirttiği, soruşturma sırasında sanığın cep telefonu üzerinde tetkik inceleme yapılmasına rağmen sanığın savunmasının doğru olup olmadığını tespit bakımından katılanın kullandığı cep telefonu üzerinde katılanın sanığa fake hesaplar üzerinden mesaj atıp atmadığı, sanığın aleyhine paylaşımlarda bulunup bulunmadığının tespit edilmediği halde mahkemece sanığın savunmasının ispatlanamadığı gerekçesi ile yağma suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Savunmanın aksinin ispatının soruşturma ve yargılama makamlarına ait olduğu, sanığın savunmasının araştırılmasının gerektiği, savunmasını kendisinin ispat etme zorunluluğunun bulunmadığı, şüpheden sanığın yararlandırılması gerektiği,
Savunma doğrultusunda katılanın telefonu üzerinde teknik inceleme yapılmadan, sanığın savunmasını teyit eden tanık beyanları da bulunmasından dolayı, sanığın yağma kastı ile hareket ettiğinin kabul edilemeyeceği, hakkında yağma suçundan beraatine karar verilmesi gerektiği, tüm bunlara rağmen yağma kastı ile hareket ettiğinin kabul edilmesi halinde ise hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiği görüşü ile karara muhalif kalıyoruz.