6. Ceza Dairesi 2024/433 E. , 2024/1926 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/4381 E. 2023/5039 K.
SUÇ : Nitelikli Yağma
HÜKÜM : Başvurunun Esastan Reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İzmir 16. Ağır Ceza Mahkemesinin 2023/49 Esas, 2023/235 Karar sayılı kararı ile kurulan hükmün İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 2023/2934 Esas, 2023/3383 Karar sayılı kararı ile bozulması üzerine İzmir 16. Ağır Ceza Mahkemesinin 2023/438 Esas, 2023/452 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrası, (a) ve (d) bendi, 53 ve 58 inci maddesi uyarınca 11 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
2.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 07.12.2023 tarihli ve 2023/4381 E. 2023/5039 K. sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Tek delilin müştekilerin beyanı olduğu, onların da çelişkiler içerdiğine, sanığın yağma kastının bulunmadığına, 62 nci madde gereğince indirim yapılmamasına ve alt hadden uzaklaşılarak ceza tayinine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.İlk derece Mahkemesince, sanığın mağdur ...'ye yönelik elinde çakı olacak şekilde "gerekirse sana da saplarım" sözünü söylediği, mağdur ...'ya ait olan cep telefonu ve çantasını almak için mağduru Basit Tıbbi Müdahale ile giderecek şekilde yaraladığı ve mağdur ...'ya ait olan çanta ve cep telefonunun alınmasına karşı koymaması amacıyla mağdur ...'ya bıçak çektiği maddi vakıa kabul edilerek sanığın nitelikli yağma suçundan cezalandırılmalarına karar verildiği anlaşılmıştır.
2.Mağdurlara ilişkin adli raporlar dosya arasında mevcuttur.
3.Sanık cep telefonu ve çantayı aldığını kabul etmiş ancak üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1.Yağma suçları 5237 sayılı Kanun'un 148, 149 ile 150 nci maddelerinde düzenlenmiştir. Yağma başkasının zilliyetliğindeki taşınabilir malı zilliyetin rızası olmadan faydalanmak amacıyla cebir ve tehdit ile yarar sağlamak maksadıyla alınmasıdır. 5237 sayılı Kanun' un 148 inci maddesinin birinci fıkrasında yağma suçu temel şekli, ikinci fıkrasında senet yağması, üçüncü fıkrasında cebir karinesine yer verilmiştir. 5237 sayılı Kanun' un 149 uncu maddesinde yağma suçunun nitelikli halleri düzenlenmiştir. 5237 sayılı Kanun' un 150 nci maddesinde hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amaçlı yağma ile değer azlığı yaptırıma bağlanmıştır.
Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; mağdurların beyanı, sanığın savunması, beyanlarla uyumlu adli raporlar karşısında, sanığın eyleminin sabit olduğu belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Mahkemece " Sanığın adli sicil kaydı göz önünde tutularak olumsuz geçmişi, suç nedeniyle herhangi bir pişmanlık duymaması dikkate alınarak sanık hakkında takdiren TCK 62/1 maddesi gereğince cezasından indirim yapılmamasına " şeklindeki yerinde, yeterli ve kanunî gerekçeler ile 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin uygulanmamasına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından, hükümde bu yönüyle de hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3.5237 sayılı Kanun'un 61. maddesinde yer verilen, suçun işleniş biçimi, kastın yoğunluğu, meydana gelen zararın ağırlığı gibi ölçütler ile aynı Kanun'un üçüncü maddesinin birinci fıkrasında belirtilen cezada orantılılık ilkesi dikkate alınarak belirlenen cezanın hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, hükümde bu yönüylede hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 07.12.2023 tarihli ve 2023/4381 E. 2023/5039 K. sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 289. maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İzmir 16. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
13.02.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!