6. Ceza Dairesi 2024/3371 E. , 2024/7947 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/4032 E. 2021/2684 K
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İTİRAZA KONU KARAR : Bozma
İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 21.05.2024 tarihli ve 2022/12572 Esas, 2024/6520 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.06.2024 tarihli ve 6 - 2021/152900 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 308 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kanunî süresinde yapılan aleyhe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İTİRAZ SEBEPLERİ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvurusu, suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 35 inci maddesi kapsamında yer alan teşebbüs hükmünün uygulanmaması gerektiğinden bahisle bozma ilamının kaldırılmasına ve suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi talebine ilişkindir.
II. GEREKÇE
Sanığın nitelikli yağma eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığı, suça konu eşyaların katılanın direnci tam olarak kırılmadan ve hakimiyet alanından çıkmadan katılan tarafından sanıktan geri alındığı anlaşılmakla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.
III. KARAR
1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ oy çokluğuyla REDDİNE,
2. 5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 21.05.2024 tarihli ve 2022/12572 Esas, 2024/6520 Karar sayılı bozma kararı ile ilgili itirazı incelemek üzere dava dosyasının, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
25.06.2024 tarihinde karar verildi.
K A R Ş I O Y
Ceza Genel Kurulunun 23.01.2018 tarih, 2018/18 sayılı kararında "Neticesi hareket ile bitişik bir suç olan yağma teşebbüse elverişli bir suçtur. Failin, cebir veya tehditle suçun icra hareketlerine başladıktan sonra elinde olmayan nedenlerle malı alamadığı hallerde, yağma suçu teşebbüs derecesinde kalmış sayılır. Yağma suçunda almanın gerçekleşmesi hırsızlık suçunun aksine, failin malı egemenlik alanına sokmasına bağlı değildir. Madde gerekçesinde de açıklandığı üzere, yağma suçunun tamamlanabilmesi için kullanılan cebir veya tehdidin etkisiyle mağdur malı teslim etmeli veya alınmasına karşı koymamalıdır. Malın teslim edilmesi veya alınması ise, suçun konusunu oluşturan mal üzerinde mağdurun zilyetliğine son verilmesini, mağdurun bu eşya üzerinde zilyetlikten doğan tasarruf haklarını kullanmasının olanaksız hale gelmesini ifade etmektedir. Başka bir anlatımla, cebir veya tehdidin etkisiyle mal teslim edildiğinde veya alındığında suç tamamlanmış sayılacaktır. Bu nedenle mağdurun malı alıp giderken yakalanması halinde suça teşebbüs değil, tamamlanmış suç söz konusu olacaktır. Yağma suçunun tamamlanması için malın zilyedinden alınması yeterlidir. (Nur Centel- Hamide ...- Özlem Çakmut, Kişilere Karşı İşlenen Suçlar, Cilt: 1,4. Baskı, Beta Yayınevi, Ankara 2017, s. 405-406) Belirtildiği üzere yağma suçunda malın alınması ile suçun tamamlandığı öngörülmüştür.
Cebir ve tehdit karşısında mağdurun başka bir seçeneği kalmamaktadır. Cebir ve tehdit etkisiyle suça konu eşyayı teslim eden veya alınmasına karşı koyamayan mağdurun eşya elinden çıktığı anda zilyetliği sona ermiştir. Bu aşamada mağdurun yeniden eşya üzerinde zilyetliğe sahip olması, yani tasarrufta bulunma hakkını elde etmesi düşünülemez.
Dosya kapsımına göre; olay günü suça sürüklenen çocuğun müştekiyi çalışmakta olduğu işyerine giderek konuşma amacıyla dışarı çağırdığı, müştekinin dışarı çıkması üzerine suça sürüklenen çocuğun müştekiden birini arama gerekçesiyle cep telefonunu istediği, suça sürüklenen çocuğun vermemesi üzerine suça sürüklenen çocuğun bıçak çektiği ve bıçağı müştekiye sokacağını söylediği, korkan müştekinin cep telefonunu verdiği, cep telefonunun şifresini de yine suça sürüklenen çocuğun isteği üzerine korkarak verdiği, suça sürüklenen çocuğun telefon ile yürümeye başladığı, müştekinin de onu takip ettiği, ara sokağa gelince suça sürüklenen çocuğun müştekiden para istediği, müştekinin ise parasının olmadığını söylediği, suça sürüklenen çocuğun müştekiye ait telefon ile konuşur gibi yaptığı sırada müştekinin hızlıca elinden cep telefonunu alıp olay yerinden kaçtığı olayda, suça konu cep telefonunun mağdurun hakimiyet alanından çıkmakla yağma suçunun tamamlandığı, Dairemizin ve Ceza Genel Kurulu'nun yerleşik içtihatlarının da bu yönde olduğu anlaşıldığından, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının kabulüne karar verilmesi gerekirken itirazın reddine dair çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!