WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

YARGITAY 6. CEZA DAİRESİ

A- A A+

6. Ceza Dairesi         2024/2932 E.  ,  2024/8066 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2024/1443 E. 2024/1166 K.
SUÇLAR : Nitelikli yağma
HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun'un 294. maddesinin ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301. maddesinin ''Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafinin bu kapsamda olan temyiz istemine yönelik yapılan incelemede;

21.09.2023 tarihinde 32316 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 14 üncü maddesinde düzenlendiği şekliyle 04.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Kanun gereğince görevlendirilen vekile bu tarife uyarınca vekalet ücreti ödenip ödenmeyeceğine yönelik istemle ilgili olarak Avukatlık Kanunu’nun ‘‘Avukatlık ücret tarifesinin hazırlanması’’ başlıklı 168 inci maddesi, 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un ‘‘müdafii ve vekil ücreti’’ başlıklı 13 üncü maddesi ve ilgili mevzuat birlikte değerlendirildiğinde şu sonuca varılmaktadır.

Avukatlık Kanunu’nun 168 inci maddesinin verdiği yetkiye göre Avukatlık Ücret Tarifesi serbest avukatlık sırasında yargı yerlerindeki işlemlerle diğer işlemlerden alınacak asgari ücreti belirleyen tavsiye niteliğindeki idari bir işlemdir. Ceza ve güvenlik tedbirleri ile ceza usül kuralları anayasa ile teminat altına alınmış hak ve özgürlüklere müdahale teşkil ettiğinden ancak kanunlarla düzenlenebilirler.

İdare bu hak ve özgürlüklere müdahale teşkil edecek hususlarda kanuna dayanmayan hiçbir düzenlemede bulunamaz. Baro tarafından görevlendirilmek suretiyle müdafilik ve vekillik ceza usül mevzuatımızda yer alan bir müessese olup Avukatlık Kanunu’nun 168 inci maddesinin düzenleme ya da müdahale yetkisi verdiği serbest avukatlığa ilişkin bir müessese değildir. 5271 sayılı Kanun'un 150/1, 3, 4 ve 333 üncü maddeleri ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 13 üncü ve 14 üncü maddelerinin verdiği yetkiye göre Adalet Bakanlığının düzenleme yapabilmesine, yönetmelik çıkarabilmesine müsaade edilmiştir.

Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince, soruşturma ve kovuşturma makamlarının istemi üzerine Baro tarafından görevlendirilen müdafi ve vekile, görevin ifasından doğan masraflar hariç avukatlık ücret tarifesinden ayrık olarak Türkiye Barolar Birliğinin görüşü alınarak Maliye ve Adalet bakanlığı tarafından birlikte tespit edilip Adalet bakanlığı bütçesinden ödenecektir.

Sonuç olarak baroca görevlendirilen müdafii ve vekillerin ücretlerini belirleme hak ve yetkisi Avukatlık Kanunu’nun 168. maddesinin idareye verdiği yetkiye dayanılarak düzenlenecek bir husus olmayıp 2023-2024 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde ki baroca atanan müdafii ve vekillerin ücretlerine müdahale teşkil eden düzenlemenin yasal dayanağı bulunmamaktadır. Ayrıca yargılama giderleri kapsamında bulunan son tarifeye göre belirlenen bu vekalet ücreti sanığın beraati halinde hazineye, sanığın mahkûmiyeti veya hükmün açıklamasının geri bırakılması kararı verilmesi halinde ise katılan lehine sanığa yasal dayanağı olmayan bir vekalet ücretinin yükletilmesine neden olacaktır. Bu hususun kanuni zemini bulunmadığından idarenin işlemi ile de yani Adalet Bakanlığı genelgesi ile de düzeltilmesi mümkün değildir.

Açıklanan nedenlerle 5271 sayılı Yasa gereğince, soruşturma ve kovuşturma aşamasında görevlendirilen müdafiilere 21.09.2023 tarihinde 32316 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 14 üncü maddesinde düzenlendiği şekliyle vekalet ücreti takdir edilmesi mümkün bulunmadığından Bölge Adliye Mahkemece kurulan hükümde bir isabetsizlik görülmeyip Baro tarafından görevlendirilen katılan vekilinin bu husustaki temyiz istemi yerinde kabul edilmemiştir.

Oluş ve dosya içeriğine göre, olay tarihinde sanık hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan mahkumiyet hükmünde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.

Ayrıca dosyada 5271 sayılı Yasa'nın 289. maddesinde sayılan hukuka kesin aykırılık hâllerinin herhangi birinin varlığı da tespit edilememiştir.

Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine göre, sanık hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan hükümlerde ileri sürülen temyiz sebepleri yönünden bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, 5271 sayılı Yasa'nın 302/1. maddesi uyarınca, sanık müdafinin ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN ONANMASINA, dosyanın mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

27.06.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.