WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 25 Haziran 2026

YARGITAY 6. CEZA DAİRESİ

A- A A+

6. Ceza Dairesi         2024/272 E.  ,  2024/2597 K.
"İçtihat Metni"K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A

Tehdit suçundan sanık ...'un, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 106/1, 43/1 ve 62/1. maddeleri gereğince 6 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun’un 58/6. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine dair Kayseri 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 22/05/2014 tarihli ve 2013/628 esas, 2014/523 sayılı kararına karşı, Adalet Bakanlığı'nın 20/11/2023 gün ve 94660652-105-38-17866-2023-Kyb sayılı yazısı ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 18/12/2023 gün ve 2023/124848 sayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderildiği,

MEZKUR İHBARNAMEDE;
5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8/1. maddesinde yer alan “Bölge adliye mahkemelerinin, 26.09.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun geçici 2 nci maddesi uyarınca Resmi Gazetede ilan edilecek göreve başlama tarihinden önce aleyhine temyiz yoluna başvurulmuş olan kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 322 nci maddesinin dördüncü, beşinci ve altıncı fıkraları hariç olmak üzere, 305 ila 326 ncı maddeleri uygulanır….” şeklindeki düzenleme uyarınca, temyiz kanun yolu bakımından halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305/1. maddesinin 1. bendinde yer alan, “ikimilyar liraya kadar (ikimilyar dahil) para cezalarına dair olan hükümler… temyiz olunamaz” şeklindeki hükmün, Anayasa Mahkemesinin 23.07.2009 tarihli ve 2006/65 esas, 2009/114 sayılı kararı ile iptal edilerek, kararın 07.10.2009 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlandığı ve yayımı müteakiben 1 yıl sonra 07.10.2010 tarihinde iptal kararının yürürlüğe girmiş olduğu, bilahare 14.04.2011 tarihli ve 27905 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6217 sayılı Yargı Hizmetlerinin Hızlandırılması Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 26. maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2. madde de yer alan, “Bölge adliye mahkemeleri faaliyete geçinceye kadar hapis cezasından çevrilenler hariç olmak üzere, sonuç olarak belirlenen üçbin Türk Lirası dâhil adlî para cezasına mahkûmiyet hükümlerine karşı temyiz yoluna başvurulamaz.” şeklindeki düzenleme uyarınca, para cezalarına ilişkin temyiz sınırının yeniden düzenlendiği,

Bu duruma göre,

1- 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8/1. maddesi uyarınca 01.06.2005 tarihinden itibaren, Anayasa Mahkemesince iptal edildiği 07.10.2010 tarihine kadar yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305/1. maddesinin 1. bendi uyarınca, gerek hapis cezasından çevrilen, gerekse doğrudan verilen ikimilyar liraya kadar (ikimilyar dahil) para cezalarına dair olan hükümlerin temyiz olunamayacağı, kesin nitelikte oldukları,

2- Anayasa Mahkemesince verilen ve 07.10.2010 tarihinde yürürlüğe giren iptal kararından sonra, 6217 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği 14.04.2011 tarihleri arasında, gerek hapis cezasından çevrilen, gerekse doğrudan verilen miktarı ne olursa olsun, tüm para cezalarının temyiz edilebilir olduğu, kesin nitelikte olmadıkları,

3- 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2. madde gereğince, hapis cezasından çevrilenler hariç olmak üzere, sonuç olarak belirlenen üçbin Türk Lirası dâhil adlî para cezasına mahkûmiyet hükümlerine karşı temyiz yoluna başvurulamayacağı, kesin nitelikte oldukları,
Nazara alındığında, Kayseri 1. Sulh Ceza Mahkemesince tekerrüre esas alınan Boğazlıyan Asliye Ceza Mahkemesinin 07.12.2007 tarihli ve 2007/90 esas, 2007/413 sayılı kararında sanık hakkında kurulan hükmün gün adli para cezasından çevrilen 2.000,00 Türk lirası adli para cezası olması ve tekerrüre esas alınan ilamın karar tarihi itibariyle kesin nitelikte olduğu dikkate alındığında, tekerrüre esas alınamayacağı gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmediğinden anılan kararın bozulması gerektiğinin ihbar olunduğu anlaşılmıştır.

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ihbar yazısı incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmüş olduğundan KABULÜ ile Kayseri 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 22.05.2014 tarihli ve 2013/628 esas, 2014/523 karar sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkra (d) bendinin verdiği yetkiyle; sanık hakkında tehdit suçundan kurulan hüküm fıkrasından ''Sanığın Boğazlıyılan Asliye Ceza Mahkemesinden 07.12.2007 tarih 2007/90 esas ve 2007/413 karar sayılı kararı ile Hırsızlık suçundan hapisten çevrili 2.000,00 TL adli para cezasının verildiği ve bu cezanın henüz infaz edilmediği, sanığın TCK'nun 58/2-b maddesinde belirtilen süre içerisinde tekrar suç işlediği anlaşıldığından TCK'nun 58/6 maddesi uyarınca hükmolunan hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, ayrıca sanık hakkında TCK'nun 58/6-son cümlesi uyarınca cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına,'' ilişkin kısmın çıkarılmasına, hükmün diğer kısımlarının AYNEN MUHAFAZASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
27.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.