6. Ceza Dairesi 2024/2564 E. , 2024/7130 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2024/1169 E. 2024/1456 K.
SUÇ : Yağma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 08.12.2023 tarihli iddianamesi ile; sanık hakkında yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 148 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
B. İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.02.2024 tarihli ve 2023/634 Esas, 2024/31 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında yağma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 148 inci maddesinin birinci fıkrası, 168 inci maddesinin üçüncü fıkrasının ikinci cümlesi, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca 5 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 11.03.2024 tarihli ve 2024/1169 Esas, 2024/1456 Karar sayılı kararı ile;
Katılanın yağmalanan cüzdanının içerisinde kimlik belgesinin de bulunması karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 150/2. maddesinin uygulanmamasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak;
Suç tarihi itibariyle 73 yaşında olan katılanın beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunup bulunmadığı hususunda herhangi bir araştırma yapılmadan, dolayısıyla sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 149/1-e maddesine uyup uymadığı tartışılmadan eksik inceleme ile hükümler kurulması,
Sanığın duruşma sırasında zararı gidermek istediğini beyan etmesi üzerine izleyici bölümünde bulunan sanığın abisi tarafından müştekinin zararının nakit olarak karşılandığının yazılı olması ancak ne kadar ödendiğinin belirtilmemesi karşısında, katılanın cüzdanında bulunan 250,00 TL paranın mı yoksa para ile birlikte kimlik belgesinden kaynaklanan zararının tümünün mü giderildiği açıklığa kavuşturulmadan ve de sadece 250,00 TL ödendiyse kovuşturma aşamasındaki bu kısmi iade nedeniyle sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rızası olup olmadığının katılandan sorulması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde uygulama yapılması, aleyhe istinaf talebi bulunmadığından davanın yeniden görülmesi nedeni yapılmamıştır.
Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvuruları yönünden eleştiriler dışında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Suçun unsurlarının oluşmadığına,
2. Sanığın olay sırasında bali etkisinde olduğuna,
3. Sadece çantaya odaklandığı ve hiçbir şekilde katılana zarar verme kastının bulunmadığına,
4. Lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine,
5. Yüksek hadden cezalandırmanın hukuka aykırı olduğuna,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Olay günü gündüz vakti katılanın yaya üst geçidini kullanmak suretiyle karşıya geçmek için asansöre bindiği, sanığın da bu asansöre bindiği ve asansörle birlikte yukarı çıktıkları, sanığın önden giderek merdiven başında beklediği, katılan merdiven başına geldiğinde elindeki çantasını almak için sanığın hızla hamle yapması üzerine suça konu çantanın yere düştüğü, katılan çantayı almak amacıyla yere eğildiğinde sanığın da aynı anda yere eğilerek katılandan önce çantayı aldığı ve katılanı merdivenlerden aşağı ittiği, katılanın merdivenlerden yuvarlanması sonucunda basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralandığı anlaşılmıştır.
2. Katılanın aşamalardaki tutarlı beyanları dava dosyasında bulunmaktadır.
3. Sanık savunmalarında "katılanın elinden çantayı almak istediğini, çanta düştükten sonra katılan ile beraber eğildiklerini, katılanı iteklemediğini, sadece katılanı yana çektiğini" belirterek tevil yollu ikrarda bulunmuştur.
4. Kolluk tarafından düzenlenen tutanaklar dava dosyasında bulunmaktadır.
5. Olay yeri kamera görüntüleri dava dosyasında bulunmaktadır.
6. Katılanın yaralanmasına ilişkin İzmir Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 06.12.2023 tarihli kati rapor dava dosyasında bulunmaktadır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen Olay ve Olgularda, suç tarihi itibariyle 73 yaşında olan katılanın beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunup bulunmadığı ve etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması hususlarında eksik araştırma ile hüküm kurulması dışında Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Katılanın aşamalardaki tutarlı beyanları sanığın tevil yollu ikrar içeren savunmaları, kolluk tarafından düzenlenen tutanaklar, olay yeri kamera görüntüleri ve katılanın yaralanmasına ilişkin İzmir Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 06.12.2023 tarihli kati rapor karşısında, sanığın yağma eyleminin ... olduğu ve diğer temyiz sebeplerinin yerinde olmadığı belirlendiğinden, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 11.03.2024 tarihli ve 2024/1169 Esas, 2024/1456 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ile re'sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
04.06.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!