WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 26 Haziran 2026

YARGITAY 6. CEZA DAİRESİ

A- A A+

6. Ceza Dairesi         2024/2476 E.  ,  2024/8327 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/725 E., 2021/758 K.
SUÇLAR : Nitelikli yağma, neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

1. Sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.

2. Sanık hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 03.07.2019 tarihli ve 2019/62323 Soruşturma numaralı iddianamesiyle sanık hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (d) ve (h) bentleri, neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası ve üçüncü fıkrasının (a), (e) bentleri, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 53 üncü ve 63 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

2. Bakırköy 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.02.2020 tarihli ve 2019/241 Esas, 2020/59 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının d) ve (h) bentleri, 150 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddesi uyarınca 6 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. Sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası ve üçüncü fıkrasının (a), (e) bentleri, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 53 üncü ve 58 inci maddesi uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

3.Bakırköy 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.02.2020 tarihli ve 2019/241 Esas, 2020/59 Karar sayılı kararını, sanık müdafiinin istinaf etmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin 06.05.2020 tarihli ve 2020/1226 Esas, 2020/876 Karar sayılı ilâmıyla;

"1-Mağdurun 18/02/2020 tarihli duruşmada;" ...oğlumun psikolojisi bozuktur,tedavi görmesi gereklidir.." şeklideki beyanı ile sanığın da 10 yıldır ceza infaz kurumunda bulunduğu, yeni tahliye olduğunu belirtmesi karşısında, sanığın var ise tedavi evraklarının temini ile; TCK'nın 32. maddesi gereğince sanığın suç tarihinde işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayabilir durumda olup olmadığı veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin azalmış olup olmadığı konusunda Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Kurulundan, tam teşekküllü Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinden veya Tıp Fakültelerinin Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanlıklarından sağlık kurulu raporu aldırılarak sonucuna göre hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Her ne kadar itiraz bulunmasa da; mağdur ile sanığın anne oğul oldukları halde nüfus kayıtları incelendiğinde soyadlarının kayden farklı olduğu, bu hususun neden kaynaklandığı araştırılmaksızın, eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak sanık hakkında nitelikli olarak kasten yaralama suçundan mahkumiyet hükmünde TCK'nın 86/3-a maddesi ile uygulama yapılması;"

Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

4. Bozma üzerine yapılan yargılama sonucu Bakırköy 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.01.2021 tarihli ve 2020/217 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (d) ve (h) bentleri, 150 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddesi uyarınca 6 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. Sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası ve üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 53 üncü ve 58 inci maddesi uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

5. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin 24.03.2021 tarihli ve 2021/725 Esas, 2021/758 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1.Mağdur ve tanığın beyanlarının çelişkili olduğuna,
2.Mahkumiyete yeter somut delil bulunmadığına,
3.Yağma suçunun unsurlarının oluşmadığına,
4.Şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince beraat etmesi gerektiğine,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.Mağdur ile aynı evde yaşayan sanığın olay tarihinde gece vakti evde bulundukları sırada alkol almak için mağdurdan para istediği, mağdurun parasının olmadığını söylemesi üzerine sanığın tehdit ve zor kullanarak mağdurdan 50,00 TL para alıp bu para ile olay yerinde bulunan ablası tanık G’I.yı bira almaya gönderdiği sırada müştekiye saldırıp yumruk, sandalye ve su bardağı ile vurmak suretiyle müştekiyi ATK raporuna göre basit bir tıbbi müdahale ile giderilemeyecek ve yaşamını tehlikeye sokacak şekilde yaraladığı, maddi vakıa olarak kabul edilerek, İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında Hukukî Süreç başlığı altında (4) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen hükmün kurulduğu belirlenmiştir.
2. Sanık savunmaları dosyada mevcuttur.
3. Mağdurun beyanları dosyada mevcuttur.
4. Tanık G.I.'nın beyanları dosyada mevcuttur.
5. Mağdur hakkında alınan ve yaşamını tehlikeye sokacak şekilde yaralandığını gösterir adli hekim raporu dosyada mevcuttur.
6. Sanığın cezai ehliyetinin tam olduğuna ilişkin Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulunun Raporu dosyada mevcuttur.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen Olay ve Olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
1. Sanığın sabıka kaydında görülen Bilecik 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/333 Esas, 2017/291 Karar sayılı ilamında da mükerrir olması nedeniyle bu ilamın esas alınıp sanığın ikinci kez mükerrir olduğuna karar verilemesi gerekirken; Bakırköy 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2008/241 Esas, 2010/54 Karar sayılı ilamı tekerrüre esas alınarak sanığın 1. kez mükerrir sayılması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

2.Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulu'nun takdiri ile Bölge Adliye Mahkemesi'nin kararına göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, özellikle mağdur ve tanık G.I.'nın olayın sıcağı sıcağına kollukta alınan beyanları ve bu beyanları doğrulayan mağdurun yaşamını tehlikeye sokacak şekilde yaralandığını gösterir adli hekim raporu ile tüm dosya kapsamı gözetildiğinde sanık müdafinin temyiz sebeplerine yönelik hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
1.Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle, sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

2.Nitelikli Yağma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin 24.03.2021 tarihli ve 2021/725 Esas, 2021/758 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bakırköy 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

03.07.2024 tarihinde karar verildi.