WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Temmuz 2026

YARGITAY 6. CEZA DAİRESİ

A- A A+

6. Ceza Dairesi         2024/2250 E.  ,  2024/6364 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/4277 E., 2024/291 K.
SUÇLAR : Nitelikli yağma, cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma, özel hayatın gizliliğinin ihlali, tehdit
HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret - Düzelterek Onama

Sanıklar ile suça sürüklenen çocuk hakkında mağdur ...'a yönelik nitelikli yağma ve sanıklar hakkında mağdur ...'a yönelik nitelikli tehdit suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümlerinin istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince verilen bozma kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1 inci maddesi uyarınca temyize tabi olmadığı anlaşılmakla, bu suçlardan kurulan hükümler temyiz incelemesi dışında bırakılmıştır.

İlk Derece Mahkemesince katılan ...'ya yönelik nitelikli yağma, cinsel saldırı ve kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçlarından kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle ve,

Sanıklar müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, sanıklar hakkında hükmedilen cezaların süresine göre duruşmalı incelenmesi olanaklı bulunmadığından, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 318 inci maddesi (5271 sayılı Kanun'un 299/1) gereğince reddine karar verilmekle gereği düşünüldü:

I- Sanıklar ve suça sürüklenen çocuk hakkında katılan ...'ya yönelik şantaj ve katılan ... ile mağdur ...'a yönelik hakaret; suça sürüklenen çocuk hakkında mağdur ...'a yönelik nitelikli tehdit suçlarından kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair hükümlerin incelemesinde;
Sanıklar ve suça sürüklenen çocuk hakkında mahkemece verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına karşı yapılan itiraz üzerine, Kütahya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.10.2019 tarihli ve 2019/58 değişik iş sayılı kararı ile sanıklar müdafileri ile suça sürüklenen çocuk müdafiinin itirazlarının kesin olarak reddedildiğinin anlaşılması karşısında, dosyanın incelenmeksizin mahalline İADESİNE,

II. Sanıklar ve suça sürüklenen çocuk hakkında katılan ... ve mağdur ...'a yönelik özel hayatın gizliliğinin ihlali; suça sürüklenen çocuk hakkında katılan ...'ya yönelik nitelikli yağma suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümlerinin incelemesinde;
5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçların, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, katılan ... vekili, katılan ... vekili ile suça sürüklenen çocuk müdafii ve sanıklar müdafilerinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak REDDİNE,

III. Sanıklar hakkında katılan ...'ya yönelik nitelikli yağma, cinsel saldırı ve kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma; suça sürüklenen çocuk ... hakkında katılan ...'ya yönelik cinsel saldırı ve kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümlerinin incelemesinde;
5271 sayılı Kanun'un 288 inci maddesinin, ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun'un 294 üncü maddesinin, ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukukî yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301 inci maddesinin, "Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usûle ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, katılan ... vekili, katılan ... vekili ile suça sürüklenen çocuk müdafii ve sanıklar müdafilerinin temyiz dilekçelerinde belirttikleri sebeplere yönelik olarak yapılan incelemede;

Suç tarihinde 15-18 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Yasası'nın 35/1 inci maddesi uyarınca sosyal inceleme yaptırılıp raporunun aldırılmaması ve aynı maddenin üçüncü fıkrası gereğince sosyal inceleme raporu aldırılmama nedeninin gerekçeli kararda tartışılmaması hukuka aykırı ise de; suça sürüklenen çocuğun, inceleme tarihi itibarıyla 18 yaşını doldurmuş bulunduğu gözetildiğinde telafisi mümkün olmadığından,

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 61 inci maddesine aykırı olarak, 168 inci maddenin 31/3 üncü maddeden önce uygulanması, sonuca etkili bulunmadığından, anılan hususlar bozma nedeni yapılmamıştır.

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulu'nun takdirine göre; atılı suçların, sanıklar ve suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir.
Ancak;

Suçu birlikte işleyen sanıklar ile suça sürüklenen çocuğun neden oldukları yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmaları yerine, 5271 sayılı Kanun'un 326/2 nci maddesine aykırı biçimde "Yargılama giderlerinin 5271 sayılı Kanun'un 325/1. maddesi gereğince sanıklar ve suça sürüklenen çocuklardan eşit olarak tahsiline" şeklinde karar verilmesi,

Bozmayı gerektirmiş, katılan ... vekili, katılan ... vekili ile suça sürüklenen çocuk müdafii ve sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı Kanun'un 322 nci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, İlk Derece Mahkemesi kararının V. bölümünün (9) numaralı paragrafından, ""Yargılama giderlerinin 5271 sayılı Kanun'un 325/1. maddesi gereğince sanıklar ve suça sürüklenen çocuklardan eşit olarak tahsili ile hazineye gelir kaydına" ilişkin bölüm çıkarılarak yerine, "Sanıklar ile suça sürüklenen çocuğa, sebebiyet verdikleri yargılama giderinin ayrı ayrı yükletilmesine" tümcesi yazılmak suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Tavşanlı Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

20.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.