WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Haziran 2026

YARGITAY 6. CEZA DAİRESİ

A- A A+

6. Ceza Dairesi         2024/2034 E.  ,  2024/5049 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/3086 E., 2019/2907 K.
SUÇ : Nitelikli yağmaya teşebbüs
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İTİRAZA KONU KARAR : Bozma

Yargıtay 6. Ceza Dairesinin, 20.02.2024 tarihli ve 2022/4976 Esas, 2024/2283 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.03.2024 tarihli ve 6-2020/81521 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde;

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 308 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kanunî süresinde yapılan aleyhe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İTİRAZ SEBEPLERİ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvurusu, sanıklar hakkında kurulan hükümlerde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 35 inci maddesi kapsamında yer alan teşebbüs hükmünün uygulanmaması gerektiğinden bahisle bozma ilamının kaldırılmasına ve sanık ... ve müdafii ile sanık ... müdafiinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin onanmasına karar verilmesi talebine ilişkindir.

II. GEREKÇE
Sanıkların nitelikli yağma eylemlerinin teşebbüs aşamasında kaldığı, suça konu cep telefonunun katılanın direnci tam olarak kırılmadan ve hakimiyet alanından çıkmadan olaya müdahale eden kollukça sanıkların yakalanıp telefonun ele geçirildiği anlaşılmakla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.

III. KARAR
1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ oy çokluğuyla REDDİNE,

2. 5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Yargıtay 6. Ceza Dairesinin, 20.02.2024 tarihli ve 2022/4976 Esas, 2024/2283 Karar sayılı bozma kararı ile ilgili itirazı incelemek üzere dava dosyasının, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

24.04.2024 tarihinde karar verildi.
K A R Ş I O Y

Ceza Genel Kurulu'nun 23.01.2018 tarihli ve 2018/18 sayılı Kararında "Neticesi hakaret ile bitişik bir suç olan yağma teşebbüse elverişli bir suçtur. Failin, cebir veya tehditle suçun icra hareketlerine başladıktan sonra elinde olmayan nedenlerle malı alamadığı hallerde, yağma suçu teşebbüs derecesinde kalmış sayılır. Yağma suçundan almanın gerekleşmesi hırsızlık suçunun aksine, failin malı egemenlik alanına sokmasına bağlı değildir. Madde gerekçesinde de açıklandığı üzere, yağma suçunun tamamlanabilmesi için kullanılan cebir veya tehdidin etkisiyle mağduru malı teslim etmeli veya alınmasına karşı koymamalıdır. Malın teslim edilmesi veya alınması ise, suçun konusunu oluşturan mal üzerinde mağdurun zilyetliğine son verilmesini, mağdurun bu eşya üzerinde zilyetlikten doğan tasarruf haklarını kullanmasının olanaksız hale gelmesini ifade etmektedir. Başka bir anlatımla, cebir veya tehdidin etkisiyle mal teslim edildiğinde veya alındığında suç tamamlanmış sayılacaktır. Bu nedenle mağdurun malı alıp giderken yakalanması halinde suça teşebbüs değil, tamamlanmış suç söz konusu olacaktır. Yağma suçunun tamamlanması için malın zilyedinden alınması yeterlidir." (Nur Centel- Hamide Zafer- Özlem Çakmut, Kişilere karşı işlenen Suçlar, Cilt: 1, 4. Baskı, Beta Yayınevi, Ankara 2017, s. 405-406) Belirtildiği üzere yağma suçunda malın alınması ile suçun tamamlandığı öngörülmüştür.

Cebir ve tehdit karşısında mağdurun başka bir seçeneği kalmamaktadır. Cebir ve tehdit etkisiyle suça konu eşyayı teslim eden veya alınmasına karşı koymayan mağdurun eşya elinden çıktığı anda zilyetliği sona ermiştir. Bu aşamada mağdurun yeniden eşya üzerinde zilyetliğe sahip olması, yani tasarrufta bulunma hakkını elde etmesi düşünülemez.

Somut olayda, katılan ...'in 1450. sokak üzerinde oturduğu esnada yanına sanıklar ... ve ...'un ellerinde bira şişesi ile geldikleri, ona "sana bir şey söyleyeceğiz" demeleri üzerine katılanın ayağa kalktığı, ayağa kalkınca onun koluna girip, cebinden cep telefonunu almaya çalıştıkları, katılanın karşı koyması üzerine ona "akıllı ol yersin kafana şişeyi" diyerek cep telefonunu aldıkları, sanık ...'ın katılanın kafasına elindeki bira şişesi ile vurduğu, kolunu kafasına koyan katılanın elinden yaralandığı, sanık ...'ın da bira şişesini katılana fırlatması sonucu, katılanın omzundan da yaralandığı, sanıkların kaçtığı, 1453 no.lu sokak girişinde katılanın onları yakalayıp aralarında kavga çıktığı, bu esnada devriye görevi yapan polislerin olay yerine gelip sanıkları yakaladığı olayda yağma eyleminin sanığın katlanın direncini kırarak eşyaları almakla tamamlanmış olduğu anlaşıldığından eylemin teşebbüs aşamasında kaldığı yönündeki sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.