WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

YARGITAY 6. CEZA DAİRESİ

A- A A+

6. Ceza Dairesi         2024/2014 E.  ,  2024/4991 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/3495 E, 2024/98 K.
SUÇLAR : Nitelikli yağma, hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığını bozma
HÜKÜM : İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

1.Sanık Hakkında 18.01.2022 Tarihli 1. Eylem Nedeniyle Hırsızlık ve İş Yeri Dokunulmazlığını Bozma Suçlarından Kurulan Hükümlere Yönelik Temyiz İstemlerinin İncelenmesinde;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme karşısında temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca REDDİNE,

2.SanıkHakkında 14.02.2022 Tarihli 4. Eylem Nedeniyle Hırsızlık Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İstemlerinin İncelenmesinde;
Sanık hakkında 10.10.2022 tarihli ilk derece mahkemesince verilen 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezasına ilişkin kararının istinaf incelemesini yapan Bölge Adliye Mahkemesince eksik araştırma yapıldığından bahisle bozulmasından sonra anılan karara direnme yetkisi bulunmayan ve kanunen uyma zorunluluğu bulunan ilk derece mahkemesince verilen 1 yıl 8 ay hapis cezasına ilişkin mahkumiyet hükmünün aslında Bölge Adliye Mahkemesince verilmiş bir karar olarak kabulünde zorunluluk bulunduğu, esas olarak Bölge Adliye Mahkemesince bu hususta bozma kararı verilemeyeceği, bu tür kararların istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilmesi gereken kararlardan olduğu, bu şekilde verilen kararların ilk derece mahkemesi kararı niteliğinde bulunduğunun kabulü halinde esasen tarafların var olan temyiz haklarının ellerinden alınmış olacağının anlaşılması karşısında, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde kurulan yeni mahkumiyet hükmünün temyizi kabil olduğu kabul edilerek gereği görüşüldü:

5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun'un 294. maddesinin ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301. maddesinin ''Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafilerinin temyiz isteminin bu kapsamda olduğu belirlenerek yapılan incelemede;

Oluş ve dosya içeriğine göre, sanıklar hakkında kurulan hükümlerde, herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.

Ayrıca dosyada Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 289. maddesinde sayılan hukuka kesin aykırılık hâllerinin herhangi birinin varlığı da tespit edilememiştir.

Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine göre, sanıklar hakkında nitelikli yağma suçunda İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesinin 30.01.2024 tarihli ve 2023/3495 Esas, 2024/98 Karar sayılı kararında sanıklar ve sanık müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

3.Sanık Hakkında 01.02.2022 Tarihli 2. Eylem Nedeniyle Nitelikli Yağma Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İstemlerinin İncelenmesinde;
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun'un 294. maddesinin ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301. maddesinin ''Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafilerinin temyiz isteminin bu kapsamda olduğu belirlenerek yapılan incelemede;

Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, kararı temyiz etmeyen sanık ... ve sanık ...'in suça konu işyerinden para ile birlikte iki adet cep telefonu ile tablet yağmaladıkları, sanık ...'ın kollukta alınan beyanında işyerinden yağmaladıkları ve kendisinde bulunan bir adet cep telefonunu teslim ettiğini beyan ettiği, 17.02.2022 tarihli yer gösterme ve muhafaza altına alma tutanağında Batuhan'ın yer göstermesi sonucunda Reeder marka bir adet cep telefonunun teslim alındığının tutanağa bağlandığı, İstanbul 8. Sulh Ceza Hakimliği'nin 17.02.2022 tarihli, 2022/1332 D.İş nolu kararı ile de gasp edildiği değerlendirilen 1 adet Reeder marka siyah renkli cep telefonuna el konulduğunun bildirilmesi karşısında cep telefonunun akıbeti araştırılarak suça konu işyerinden yağmalanan cep telefonu olduğunun anlaşılması halinde, soruşturma aşamasında yapılan kısmi iade sebebiyle katılandan etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rızası olup olmadığı sorularak sonucuna göre sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 168 inci maddesinde tanımlanan etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması,

Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafilerinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle Tebliğname'ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, bozmanın kararı temyiz etmeyen sanık ... ve Öznur'a sirayetine,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

22.04.2024 tarihinde karar verildi.