6. Ceza Dairesi 2024/1898 E. , 2024/6385 K.
"İçtihat Metni"K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A
Tehdit suçundan sanık ...'ün 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 106/1-2.cümle ve 62/1. maddeleri gereğince 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının 5237 sayılı Kanun’un 58. maddesi uyarınca birinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine dair Sivas 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.06.2023 tarihli ve 2022/217 esas, 2023/358 sayılı kararına karşı, Adalet Bakanlığı'nın 13.02.2024 gün ve 94660652-105-58-20731-2023-Kyb sayılı yazısı ile kanun yararına bozma ihbarında bulunulduğundan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 08.03.2024 gün ve 2024/20731 sayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderildiği,
MEZKUR İHBARNAMEDE;
Benzer bir olaya ilişkin olarak Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 20.10.2022 tarihli ve 2020/4-160 esas ve 2022/654 karar sayılı ilâmında yer alan, "sanığın mükerrir olması nedeniyle TCK'nın 58/3. maddesindeki emredici hüküm uyarınca seçenek olarak düzenlenen cezalardan hapis cezasının tercih edilmesi kanuni zorunluluktan kaynaklanmış olsa bile aynı Kanun’un 50/2. maddesindeki yasaklayıcı hüküm nedeniyle, zorunlu olarak seçilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesinin mümkün olmadığı, ancak adli para cezasına ilişkin açıkça yasaklama hükmü getiren Kanun koyucunun TCK’nın 50. maddesinin 1. fıkrasında belirtilen diğer seçenek yaptırımlar yönünden herhangi bir yasak getirmemiş oluşu, kıyas veya genişletici yorum yoluyla hakkında düzenleme olmayan bir ceza hukuku konusunda kişi hürriyeti ve güvenliği ... başta olmak üzere, kişi hak ve hürriyetlerinin aleyhine uygulama geliştirilemeyeceği hususları birlikte değerlendirildiğinde, tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık hakkında seçenek yaptırım öngörülen TCK’nın 86/2. maddesi kapsamında kalan kasten yaralama suçundan dolayı TCK’nın 58. maddesinin 3. fıkrası gereğince zorunlu olarak hapis cezasının ... ceza olarak seçilmesinden sonra bu cezanın aynı Kanun’un 50 maddesinin 1. fıkrasının b, c, d, e, f fıkralarında düzenlenen seçenek yaptırımlara çevrilmesinin mümkün olmasına karşın TCK’nın 50/2 maddesindeki emredici hükümden dolayı TCK’nın 50/1-a maddesindeki adli para cezasına çevrilmesinin mümkün olamayacağı kabul edilmelidir." ve 5237 sayılı Kanun'un 50/3. maddesinde "Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir." şeklinde ve aynı Kanun'un 50/2. maddesinde "Suç tanımında hapis cezası ile adli para cezasının seçenek olarak öngörüldüğü hallerde, hapis cezasına hükmedilmişse; bu ceza artık adli para cezasına çevrilmez.'' ve anılan Kanun'un 50/5. maddesinde "Uygulamada asıl mahkûmiyet, bu madde hükümlerine göre çevrilen adli para cezası veya tedbirdir." şeklinde yer alan düzenlemeler nazara alındığında;
Somut olayda, sanığın adli sicil kaydındaki Ankara 32. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.11.2018 tarihli ve 2016/282 esas, 2018/505 sayılı kararı ile hükmedilen cezanın, hapis cezasından çevrili adli para cezasına ilişkin olması sebebiyle kesin nitelikte olmadığından tekerrüre esas alınabilse de; uygulamada asıl mahkûmiyetin çevrilen adli para cezası olması ve suç tarihinden önce sanığın hapis cezasına mahkûm edilmemesi karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 106/1-2. maddesinde hapis ve adli para cezası seçimlik olarak öngörülmekle birlikte tekerrüre esas kayıt sebebiyle zorunlu olarak hükmolunan 25 gün hapis cezasının, aynı Kanun'un 50/2. maddesinde yer alan adli para cezasına yönelik sınırlama ve 50/3. maddesinde düzenlenen emredici hüküm nedeniyle adli para cezası dışındaki diğer seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin zorunlu olduğu gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden, anılan kararın bozulması gerektiğinin ihbar olunduğu anlaşılmıştır.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ihbar yazısı incelenen dosya kapsamına göre yerinde görüldüğünden KABULÜ ile Sivas 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.06.2023 tarihli ve 2022/217 esas, 2023/358 sayılı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkrasının (b) bendi uyarınca sonraki işlemlerin yerel mahkemece yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 21.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!