6. Ceza Dairesi 2024/1802 E. , 2024/5672 K.
"İçtihat Metni"KANUN YARARINA BOZMA
Nitelikli tehdit suçundan sanık ...'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 106/1-2 ve 52. maddeleri gereğince 600,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair İstanbul 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.06.2011 tarihli ve 2008/630 Esas, 2011/336 Karar sayılı kararının Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 16.11.2015 tarihli ve 2015/15440 Esas, 2015/37894 Karar sayılı ilâmı ile bozulmasını müteakip, yeniden yapılan yargılama sonunda sanığın anılan suçtan, 5237 sayılı Kanun’un 106/2-c ve 62/1. maddeleri gereğince 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl denetime tâbi tutulmasına dair İstanbul 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.05.2016 tarihli ve 2016/100 Esas, 2016/233 Karar sayılı kararının 24.06.2016 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 31.01.2018 tarihinde kasıtlı olarak işlediği suçtan mahkûm olduğunun ihbar edilmesi üzerine, hakkındaki hükmün açıklanması ile 5237 sayılı Kanun'un 106/2-c ve 62/1. maddeleri gereğince 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin İstanbul 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.03.2022 tarihli ve 2022/4 Esas, 2022/111 Karar sayılı kararına karşı, Adalet Bakanlığı'nın 07.02.2024 gün ve 94660652-105-34-14987-2022-Kyb sayılı yazısı ile kanun yararına bozma ihbarında bulunulduğundan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 29.02.2024 gün ve 2024/17505 sayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderildiği,
MEZKUR İHBARNAMEDE;
1-Dosya kapsamında bulunan adli sicil kaydına göre, suç tarihinden önce hapis cezasına ilişkin hükümlülüğü bulunmayan sanık hakkında tayin olunan otuz günden az süreli hapis cezasının, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 50/3. maddesinde yer alan, “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir” şeklindeki hüküm uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde,
2-Sanığın 23.05.2008 tarihinde işlediği nitelikli tehdit suçu için 5237 sayılı Kanun'un 106/2-c maddesinde öngürülen cezanın miktar ve nev’i itibariyle aynı Kanun’un 66/1-e maddesi uyarınca asli dava zamanaşımı süresinin 8 yıl, olağanüstü dava zamanaşımı süresinin ise 12 yıl olduğu, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair ilk kararın kesinleştiği 24.06.2016 tarihi ile denetim süresi içerisinde işlenen ikinci suç tarihi olan 31.01.2018 tarihleri arasında dava zamanaşımının durduğu nazara alındığında; suç tarihi olan 23.05.2008 tarihinden kararın verildiği 01.03.2022 tarihine kadar 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin tamamlandığı cihetle, 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e ve 67/3. maddeleri gereğince kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden anılan kararın bozulması gerektiğinin ihbar olunduğu anlaşılmıştır.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Sanığın eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un 106/2-c maddesinde düzenlenen birden fazla kişi ile tehdit suçu aynı Kanun’un 66. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67. maddesinin dördüncü fıkrasında öngörülen 12 yıllık genel dava zamanaşımına bağlı olup, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair ilk kararın kesinleştiği 24.06.2016 tarihi ile hükmün açıklanmasına sebep olan ikinci suçun işlendiği 31.01.2018 tarihleri arasında dava zamanaşımının durduğu da nazara alınarak suç tarihi olan 23.05.2008 tarihinden itibaren, Mahkemenin karar tarihi olan 01.03.2022 tarihinden önce bu sürenin geçtiği gözetilerek, 5271 sayılı Kanun'un 223. maddesinin 8. fıkrası uyarınca sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi yerine yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması nedeniyle (II) numaralı bozma nedeni uyarınca (I) numaralı bozma nedenine gerek kalmadığından (II) numaralı bozma nedeni yönünden kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden KABULÜ ile, İstanbul 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.03.2022 tarihli ve 2022/4 Esas, 2022/111 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun'un 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkra (d) bendinin verdiği yetkiyle; sanık hakkında birden fazla kişi ile tehdit suçundan açılan kamu davasının, 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, hükmolunan cezanın çektirilmemesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 07.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!