6. Ceza Dairesi 2024/1801 E. , 2024/6057 K.
"İçtihat Metni"K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A
Tehdit suçundan sanık ...'nin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 106/1-1. cümle ve 62/. maddeleri gereğince 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Kartal 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 29.04.2010 tarihli ve 2009/461 esas, 2010/589 sayılı kararının 31.05.2010 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 12/02/2013 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm olduğunun ihbar edilmesi üzerine, hükmün açıklanmasına, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 106/1-1. cümle ve 62/. maddeleri gereğince 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin İstanbul Anadolu 41. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.02.2015 tarihli ve 2014/641 esas, 2015/114 sayılı kararının, Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 28.11.2017 tarihli ve 2017/1826 esas, 2017/26036 karar sayılı ilâmı ile bozulması üzerine yeniden yapılan yargılama sonunda, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 1106/1-1. cümle ve 62/. maddeleri gereğince 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin İstanbul Anadolu 41. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.02.2018 tarihli ve 2018/19 esas, 2018/807 sayılı kararının da Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 13.10.2021 tarihli ve 2019/3150 esas, 2021/24311 karar sayılı ilâmı ile bozulmasını müteakip yapılan yargılama sonunda, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 106/1-1. cümle, 62/1 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 251/3. maddeleri gereğince 3 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin İstanbul Anadolu 41. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.09.2022 tarihli ve 2021/960 esas, 2022/689 sayılı kararına karşı, Adalet Bakanlığı'nın 30/01/2024 gün ve 94660652-105-34-3516-2023-Kyb sayılı yazısı ile kanun yararına bozma ihbarında bulunulduğundan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 29.02.2024 gün ve 2024/14684 sayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderildiği,
MEZKUR İHBARNAMEDE;
Dosya kapsamına göre, sanığın eylemine uyan anılan suç için kanunda öngörülen cezasının türü ve üst sınırına göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 66/1-e maddesi gereğince 8 yıl olağan dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, sanığın müsnet suçu 01.04.2009 tarihinde işlediği, 25.11.2009 tarihinde Mahkemesince savunmasının alındığı, sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın ise 31.05.2010 tarihinde kesinleştiği, sanığın 12.02.2013 tarihinde yeniden suç işlediği, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 31.05.2010 tarihi ile denetim süresi içerisinde yeniden suç işlediği 12.02.2013 tarihleri arasını kapsayan 988 günlük sürenin 5271 sayılı Kanun'un 231/8-son cümlesi gereğince duracağı, sanığın sorgusunun yapıldığı tarih ile hükmün açıklandığı tarih arasında zamanaşımını kesen başkaca bir sebep bulunmadığı ve sanığın sorgusunun yapıldığı 25.11.2009 tarihinden itibaren, hükmün açıklandığı 20.09.2022 tarihine kadar geçen sürede olağan dava zamanaşımı süresinin dolduğu gözetilmeden, zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden anılan kararın bozulması gerektiğinin ihbar olunduğu anlaşılmıştır.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Sanığın eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un 106. maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde düzenlenen tehdit suçu için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre aynı Kanun’un 66/1-e uyarınca hesaplanan 8 yıllık asli dava zamanaşımının (Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 31.05.2010 tarihi itibariyle duran zamanaşımının, kesinleşen sonraki mahkûmiyete konu suçun işlendiği 12.02.2013 günü yeniden işlemeye başladığı belirlenmekle; buna göre oluşan 2 yıl 8 ay 11 günlük durma süresi de dikkate alındığında) sanığın savunmasının alındığı tarih olan 25.11.2009 ile hükmün açıklandığı 20.09.2022 tarihi arasında gerçekleştiği gözetilmeden, sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi yerine yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden KABULÜ ile, İstanbul Anadolu 41. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.09.2022 tarihli ve 2021/960 esas, 2022/689 sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun'un 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkra (d) bendinin verdiği yetkiyle; sanık hakkında tehdit suçundan açılan kamu davasının, 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, hükmolunan cezanın çektirilmemesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
14.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!