WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Haziran 2026

YARGITAY 6. CEZA DAİRESİ

A- A A+

6. Ceza Dairesi         2024/1779 E.  ,  2024/4312 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/4408 E., 2023/3597 K.
SUÇLAR : Nitelikli yağma, kamu görevini usulsüz üstlenme
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Red, iade, temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince sanıklar ... ve ... hakkında katılana karşı, kamu görevini usulsüz üstlenme suçundan hükmolunan cezaların tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen cezanın tür ve miktarı dikkate alındığında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca hükümlerin temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir.

İlk Derece Mahkemesinde sanıklar ... ve ... hakkında katılana karşı kamu görevini usulsüz üstlenme suçundan hükmolunan cezalar için 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve bu kararların temyizi olanaklı bulunmayıp aynı maddenin 12 inci fıkrası uyarınca itirazı olanaklı kararlardan olduğu belirlenmiştir.

İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bakırköy 16. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.09.2023 tarihli ve 2023/52 Esas, 2023/372 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (c), (d), 62 inci maddesi ve 53 üncü maddeleri uyarınca 10'ar yıl 10'ar ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve sanık ... hakkında aynı Kanun'un 58 inci maddesi uyarınca hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.

2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 05.12.2023 tarihli ve 2023/4408 Esas, 2023/3597 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık müdafilerinin ve katılan vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A.Sanıklar Müdafilerinin Temyiz İstemleri
1.Yağma suçunun unsurları itibariyle oluşmadığına,
2.Sanık ...'ın iştirak iradesi ile hareket etmediğine,
3.Katılan beyanı dışında somut delillerin bulunmadığına,

B.Katılan Vekilinin Temyiz İsteği
Sanık hakkında üst hadden ceza verilmesi gerektiğine

İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.Sanıkların, 05.01.2023 günü gündüz saatlerinde katılana ait iş yerine geldikleri, katılana polis kimliği ve arama kararı gösterdikleri, katılanın iş yerinde arama yapmak istedikleri, olay yerinde tanık A.A. ve M.'nin de bulunduğu, onların ve katılanın da üzerini aradıkları, akabinde katılandan kasayı açmasını istedikleri, katılanın kasayı açmak zorunda kaldığı, sanık ...'nün kasa içerisinde bulunan 60.000 Euro ve 40.000 USD'yi aldığı ve katılanın işyerinden kaçtıkları, katılanın ise sanıkların peşinden gittiği, sanık ... ...'in katılana engel olmak istediği, aralarında boğuşma yaşandığı, katılan ...'in katılanın kafasına elindeki silahla vurduğu, katılanın gözlerinin karardığı ve yere düştüğü, bu sırada eliyle sıkı bir şekilde tuttuğu sanık ... ...'in montunun elinde kaldığı, sanıkların kaçarak uzaklaştıkları, katılanın sanıkların peşinden koşmasına rağmen onları yakalayamadığı, sokakta bulunan polis memurlarından sanıkların yakalanması için yardım istediği, olay yerinde bulunan vatandaşların sanıklardan ...'i yakaladıkları, diğer sanıkların ise kaçtıkları olay maddi vakıa olarak kabul edilmiştir.

2. Olay yerinde yakalanan sanık ...'nin üzerinde ruhsatsız tabanca ve tabancaya takılı bir adet şarjör, sanık ...'in fotoğrafı basılı olan sahte polis personel kimlik kartı ele geçirilmiştir.

3.Katılanın boğuşma sonrası elinde kalan montta sanık ...'a ait kimlik kartı ele geçirilmiştir.

4.Katılan, sanıkları aşamalarda net ve kesin olarak teşhis etmiştir.

5.Olay yerinden elde edilen kamera görüntüleri ve bu görüntüler üzerinde yapılan bilirkişi incelemesinde sanıkların katılana ait dükkana geldikleri ve eylemleri katılanın aşamalardaki beyanları ile uyumlu şekilde gerçekleştirdikleri belirlenmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen Olay ve Olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A.1.Yağma Suçunun Unsurları İtibariyle Oluşmadığına İlişkin temyiz Sebebi Yönünden
Yağma suçları 5237 sayılı Kanun'un 148, 149 ile 150 nci maddelerinde düzenlenmiştir. Yağma başkasının zilliyetliğindeki taşınabilir malı zilliyetin rızası olmadan faydalanmak amacıyla cebir ve tehdit ile yarar sağlamak maksadıyla alınmasıdır. 5237 sayılı Kanun'un 148 inci maddesinin birinci fıkrasında yağma suçu temel şekli, ikinci fıkrasında senet yağması, üçüncü fıkrasında cebir karinesine yer verilmiştir. 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinde yağma suçunun nitelikli halleri düzenlenmiştir. 5237 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinde hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amaçlı yağma ile değer azlığı yaptırıma bağlanmıştır.

Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; katılanın aşamalardaki beyanlarında sanıkların peşinden parasını geri almak amacıyla koştuğu sırada sanıkların kendisini darp ettiklerini söylediği ve bu beyanının adli tıp raporu ile doğrulanması karşısında ileri sürülen temyiz sebebi yönünden hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2.Sanık ... Akkan'ın İştirak İradesi İle Hareket Etmediğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçeli kararlarında sanık Birkan Kirli'nin savunmalarına neden itibar edilmediğinin ve 5237 sayılı Kanun'un 37/1. maddesinin uygulanma gerekçesinin açıklandığı, suç işleme kararı çerçevesinde tüm sanıkların eylem üzerinde tam bir hakimiyet kurarak atılı yağma suçunu işlediklerinin kabulünün yerinde olduğu belirlendiğinden hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3.Katılan Beyanı Dışında Somut Delil Bulunmadığına İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Katılan beyanı, sanıkların savunmaları ile dosya içerisinde mevcut teşhis tutanakları ve belgeler ile mahkemece gösterilen gerekçeye göre, sanıkların eylemlerinin sabit olduğu, kararın usul ve kanuna uygun olduğu kabul edilen hükümlerde, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın cezalandırılmasına yeter somut delil bulunmadığına, eksik inceleme ve araştırma ile mahkumiyet hükmü kurulduğuna ilişkin temyiz sebepleri yönünden kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B.Katılan Vekilinin Temyiz İsteğinin İncelemesinde;
Sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinde yer verilen suçların işleniş biçimi, kastın yoğunluğu, meydana gelen zararın ağırlığı gibi ölçütler ile aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında belirtilen cezada orantılık ilkesi dikkate alınarak belirlenen ceza usule ve kanuna uygun olduğundan, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunamamıştır.

V. KARAR
1.Sanıklar ... ve ... Hakkında Katılana Karşı Kamu Görevini Usulsüz Üstlenme Suçundan Kurulan Hükümlerin Temyiz İncelemesinde;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların temyizi olanaklı bulunmayıp aynı maddenin 12 nci fıkrası uyarınca itirazı olanaklı kararlardan olduğunun anlaşılması karşısında; 5271 sayılı Yasa'nın 264/2. maddesi uyarınca itirazı incelemeye yetkili ve görevli mahkemeye, Mahkemesince iletilmek üzere dosyanın incelenmeden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE,

2. Sanıklar ... ve ... Hakkında Katılana Karşı Kamu Görevini Usulsüz Üstlenme Suçundan Kurulan Hükümlerin Temyiz İncelemesinde;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanıklar müdafilerinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

3.Sanıklar Hakkında Nitelikli Yağma Suçundan Kurulan Hükümlerin Temyiz İncelemesinde;
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 05.12.2023 tarihli ve 2023/4408 Esas, 2023/3597 Karar sayılı kararında sanıklar müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bakırköy 16. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

02.04.2024 tarihinde karar verildi.