WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

YARGITAY 6. CEZA DAİRESİ

A- A A+

6. Ceza Dairesi         2024/1759 E.  ,  2024/4417 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2024/183 E., 2024/185 K.
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.03.2023 tarihli ve 2023/411 Esas, 2023/401 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında (silahla ve konutta yağma) suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (149) uncu maddesinin birinci fıkrasının (a,d) bentleri ve 35 inci, 53 üncü ve 54 üncü maddeleri uyarınca (8 yıl 3 ay) hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve müsadereye karar verildiği,

Ayrıca sübut bulan suçun 5271 sayılı Kanunun 100/3-a maddesinde belirtilen katalog suçlardan olması ile sanığın tehlikeliliği birlikte dikkate alınarak adli kontrol tedbirinin yetersiz kalacağı hukuki kanaatine varılarak tahliye taleplerinin reddi ile hükmen tutukluluk halinin devamına karar verildiği görülmüştür.

2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 29.01.2024 tarihli ve 2024/183 E., 2024/185 K. sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine ve tutukluluk halinin devamına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Ve Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Nitelikli yağma suçunun unsurlarının oluşmadığına, sanık hakkında lehe yasa hükümlerinin uygulanmadığına,
Vesaire,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın, mağdurun oğlu olduğu, uyuşturucu bağımlılığı olup yoksunluk krizine girdiğinde mağdura karşı tehdit ve şiddet uygulama eğilimi olduğu ve bu sebeple hakkında aile mahkemesince koruma kararı verildiği ancak tedavisine devam edebilmesi düşüncesiyle mağdurun sanığı tekrar kendi konutuna aldığı; olay tarihinde sanığın tekrar yoksunluk krizine girdiği, mağdura evdeki eşyaları satacağını söylemesi üzerine bulunduğu misafirlikten evinine dönen mağdurdan para istediği mağdurun para olmadığını söylemesi üzerine eline aldığı 6136 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmeyen bıçağı göstererek "Hadi notere gidiyoruz, tapuyu üzerime yapacaksın, babamdan kalan hakkımı evin tapusunu vereceksin yoksa seni öldürürüm diyerek" tehdit ettiği, korkan mağdurun sanığın teklifini kabul ettiği, birlikte bu şekilde dışarı çıkıp yürümeye başladıkları, mağdurun imdat çağrısı üzerine çevredekilerin müdahale ettiği, bunun üzerine sanığın elindeki bıçakla kendisine zarar vermeye kalkıştığı sırada kolluk görevlileri müdahale ederek denetim altına alındığı, yapılan soruşturma sonucunda sanık hakkında iş bu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
5237 sayılı kanunun 148. maddesine göre bir başkasını, kendisini veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden ya da mal varlığı itibarı ile büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak bir malı teslime veya malın alınmamasına karşı koymamaya mecbur kılmak yağma suçunu oluşturur. Aynı kanunun 149. maddesine göre suçun silahla ve konut veya eklentisinde işlenmesi suçun nitelikli haline vücut verir, 150/1-2 maddesine göre ise kişinin bir hukuki ilişkiye dayanan alacağını tahsil amacıyla tehdit veya cebir kullanması halinde, ancak tehdit veya kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır, suçun konusunu oluşturan malın değerinin azlığı nedeniyle verilecek ceza ise üçte birden yarıya kadar indirilebilir.
Sanığın annesi olan mağdurun para vermesi ve bu amaçla taşınmazını satarak para temin etmesi için konutta bıçak göstermek suretiyle öldürmekle tehdit ettiği, birlikte dışarı çıkıp yürüdükleri sırada mağdurun yardım istemesi üzerine eylemin tamamlanamadığı, diğer bir ifadeyle sanığın elverişli vasıtalarla suçun icrasına başladığı ancak elinde olmayan sebeplerle eylemini tamamlayamadığından suçun teşebbüs aşamasında kaldığı, suçun icrasının konutta başlayıp kesintisiz dışarıda devam ettiği böylece sanığın silahla konutta yağmaya teşebbüs suçunu işlediği sabit görüldüğünden cezalandırılması gerekmiş, suçun birden fazla nitelikle halde gerçekleşmesi sebebiyle asgari haktan uzaklaşılarak ceza tayin edilmesinin olaya ve ceza adaletine uygun olacağı anlaşıldığından bu yönde uygulama yapılmış; sanığın babasından kalan hakkını talep ettiği ve böylece hukuki ilişkiye dayanan alacağını tahsil amacıyla suçu işlediği düşünülebilirse de, sanığın amacının mağdurdan para koparmak olduğu, suça konu taşınmazın tapuda mağdur adına kayıtlı olduğu, babasından intikalen oluşturmuş olsa dahi mağdur adına müstakilen kaydedilmiş olmasına göre sanığın babası murisinin miras hakkından bu şekilde feragat ettiği, ancak mağdur olan annesinden ancak beklemece bir miras hakkının bulunduğu, suç tarihi itibariyle de bu yönden mevcut ve talep edilebilir bir hakkının bulunmadığı anlaşıldığından ve suça konu taşınmazın bilinen değeri dikkate alındığında malın değeri az kabul edilemeyeceğinden hakkında Türk Ceza Kanun'un 150/1-2 madde ve fıkraları ile hüküm fıkrasında belirtilen gerekçelerle Türk Ceza Kanun'un 62. maddesi uygulanmadığı anlaşılmıştır.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
1.Yağma suçları 5237 sayılı Kanun' un 148, 149 ile 150 nci maddelerinde düzenlenmiştir. Yağma başkasının zilliyetliğindeki taşınabilir malı zilliyetin rızası olmadan faydalanmak amacıyla cebir ve tehdit ile yarar sağlamak maksadıyla alınmasıdır.

5237 sayılı Kanun' un 148 inci maddesinin birinci fıkrasında yağma suçu temel şekli, ikinci fıkrasında senet yağması, üçüncü fıkrasında cebir karinesine yer verilmiştir. 5237 sayılı Kanun' un 149 uncu maddesinde yağma suçunun nitelikli halleri düzenlenmiştir.

5237 sayılı Kanun' un 150 nci maddesinde hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amaçlı yağma ile değer azlığı yaptırıma bağlanmıştır.5237 sayılı Kanun' un 150 nci maddesinin birinci fıkrasında; yağma suçunun bir hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amacıyla işlenmesi halinde faile yalnızca tehdit ve/veya yaralama suçundan ceza verileceği öngörülmüştür. Bu şekilde de daha az cezayı gerektirir nitelikli hal olarak düzenlenmiştir.

2.5237 sayılı Kanun' un 150 nci maddesinin birinci fıkrasında, bir hukuki ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla denildiğinde bu nitelikli hal uygulanabilmesi için; öncelikle ortada failin mağdura yönelik bir alacak ... bulunması, alacağın hukuken korunan ve geçerli hukuki ilişkiye dayanması, yağma eyleminin de hukuki ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla işlenmesi gerekir. Bu hak hukuki ilişki kurulunca; kurulan hukuki ilişkinin tarafı olan kimseleri kapsar ve onlar yararlanabilir, bunun dışındaki kimseleri kapsamamaktadır.

Anılan açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde, suça konu taşınmaz hakkında sanığın miras hukukundan kaynaklı hukuki bir alacağının olup olmadığının araştırılıp deliller bir bütün halinde değerlendirilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünün 2. kısmında açıklanan nedenle sanık ve sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 29.01.2024 tarihli ve 2024/183 E., 2024/185 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Tutuklulukta geçen süre ve suç vasfının değişme ihtimaline binaen sanık ve sanık müdafiinin tahliye talebinin KABULÜNE, sanığın başka suçtan tutuklu yada hükümlü değil ise atılı silahla tehdit suçundan BİHAKKIN TAHLİYESİNE, gereğinin yapılması üzere Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığına müzekkere yazımasına,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

04.04.2024 tarihinde karar verildi.